Epitomises türkçesi Epitomises nedir

Epitomises ingilizcede ne demek, Epitomises nerede nasıl kullanılır?

Epitomise : Simgelerle anlatmak. Örneklemek. Örnek göstermek (ayrıca epitomize). Özetini yapmak. İcmal etmek. Kısaltmak. Somut örneği olmak. Örneği olmak. Özetlemek. Simgelemek.

Epitomised : Hulasa edilmiş. Simgelerle anlatmak. Örnek oluşturulmuş. Örnek göstermek (ayrıca epitomize). Temsil edilmiş. Özetlemek. Örneklemek. Simgelemek. Özetlenmiş. Kısaltmak.

Epitomist : Özetleyen. Örnek oluşturan. Temsil eden. Hulasa eden. Telhis eden. Kısaltan veya yoğunlaştıran kimse. Örnek teşkil eden. Özet yazan kimse.

Epitomic : Temsi eden. Örnek teşkil eden.

Epitomize : Örneklemek. Somut örneği olmak. Özetlemek. Örneği olmak. Özetini yapmak. İcmal etmek.

Epitomized : Özetlemek. Temsil edilmiş. Özetlenmiş. Hulasa edilmiş. Örnek teşkil edilmiş. Örneği olmak. Örnek oluşturulmuş.

Epitome : İdeal. Uzun bir kitabın, özü yitirilmeden kısaltılmış ya da özetlenmiş biçimi. Örnek. Simge. Özet. Öz. Somut örnek. Misal. Özetkitap.

Epitomizing : Özetlemek. Temsil etme. Örnek oluşturma. Örnek teşkil etme. Örneği olmak. Hulasa etme. Telhis etme. Özetleme.

 

Epitomes : İdeal. Misal. Özet. Simge. Örnek. Öz. Somut örnek.

Epitomizes : İcmal etmek. Özetlemek. Somut örneği olmak. Örneği olmak. Örneklemek. Özetini yapmak.

İngilizce Epitomises Türkçe anlamı, Epitomises eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Epitomises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abridges : Kısmak. Azaltmak. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Tenkis etmek. Kesmek. Mahrum etmek.

Representing : Betimlemek. İzatefen. Temsilciliğini yapmak. Oynamak. İfade etmek. Sahneye koymak. Canlandırmak. İzafeten. Vekili olmak.

Denote : İşareti olmak. Delalet etmek. Belirtmek. İfade etmek. Anlamına gelmek. Göstermek. İşaret etmek. Göstermek (belirtmek vb). Adı olmak.

Sample : Ana kitle içinden belli yöntemlerle çekilen ve ana kitleyi nitelik ve nicelik bakımından temsil ettiği düşünülen ve ana kitleden çok daha az sayıdaki birim kümesi. Göstermelik. Model. Tipik özellik. Malların tecimsel nitelikte olmayan örnekleri. Numune. Tatmak. Örnek. Eşantiyon.

Exemplified : Kopya edilmiş. Temsil etmek. Örnek olarak gösterilmiş. Misal gösterilmiş. Misal teşkil etmiş. Örnek oluşturmak. Resmi onaylı suretini çıkarmak. Örnek olmuş. Resmi sureti gösterilmiş. Tasdikli sureti çıkartılmış.

Clipped : Kırpık. Kırpılmış. İndirmek (argo terim). Kesmek. Beklenmedik. Tutturmak. Vurmak. Sarılmak. Mandallamak.

Briefed : Talimat. Avukat tutmak. Kısa. Brifing yapmak. Talimat veya bilgi vermek. Avukat. Dava özeti. Kısa ve öz. Bilgilendirmek.

Compresses : Sıkıştırmak. Bastırmak. Basınç yapmak. Basmak. Kompres yapmak. Birkaç sözcükle anlatmak.

 

Abbreviate : Kırpmak. İhtisar etmek. Sadeleştirmek.

Epitomises synonyms : typify, epitomize, emblematise, stand for, boil down, con dense, emblematize, abbreviates, epitomizing, clip, symbolise, exemplify, do a sum, epitomizes, be symbolic of, cancels, abridge, characterise, compress, ensample, cancel, symbolize, exemplifies, epitomised, abstracts, characterizes, docketed, boil, illustrate, docket, sampled, ensamples, illustrating.