Denote türkçesi Denote nedir

Denote ingilizcede ne demek, Denote nerede nasıl kullanılır?

Denoted : İşareti olmak. İfade edilmiş. İfade etmek. Göstermek. Belirtmek. Adı olmak. İfade edilen.

Denotement : Belirti. Emare. İz. Gösterge. İşaret.

Denotes : Adı olmak. Göstermek (belirtmek vb). İşaret etmek. İfade etmek. İşareti olmak. Anlamına gelmek. Belirtmek. Göstermek. Simgelemek. Delalet etmek.

Denotable : Gösterilebilir.

Denotation : Ünvan. Anlam. Vuruntu. Mana. İşaret. Düzanlam. Ayırma. Tarif. İfade. İsimlendirme.

Denotations : İsimlendirme. Ayırma. Mana. Tarif. Anlam. İfade. Delalet. Ünvan. Vuruntu. Ad.

Denoting : İşareti olmak. Adı olmak. Göstermek. Belirtmek. İfade etmek.

Adenotomy : Beze çıkarımı. Adenotomi. Lenf bezlerinin cerrahi ameliyatla alınması.

Adenotome : Adenotom.

Denotatum : Dilbilimsel bir ifadeyle göndermede bulunulan obje.

İngilizce Denote Türkçe anlamı, Denote eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Denote ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brought out : Çıkarmak. Yayınlamak. Belli etmek. Yapmak (yeni bir şeyi). Görülmesini sağlamak. Ortaya çıkarmak. Üzerinde durmak. -i açmak. Piyasaya sürmek.

 

Boded : -e delalet etmek. -e işaret etmek. Kötüye işaret olmak. Beklemek. Alamet olmak. Belirtisi olmak. İowa eyaletinde şehir.

Epitomised : Özetlemek. Özetlenmiş. Örnek teşkil edilmiş. Temsil edilmiş. Örneklemek. Hulasa edilmiş. Örnek göstermek (ayrıca epitomize). Kısaltmak. Simgelerle anlatmak.

Bring : Ayıltmak. Neden olmak. İkna etmek. Razı etmek. Vermek (ceza). Kazandırmak. Sebebiyet vermek. Getirmek. Doğurmak.

Sophisticate : Hayat adamı. Bilmiş. Tecrübe kazanmak. Safsata karıştırmak. Kaşarlanmış kimse. Saflığını bozmak. Karmaşık. Kültürlü. Bilgili kimse. Çokbilmiş.

Conceive : Kavramak. Gebe kalmak. Tasarlamak. Kurmak. Tasavvur etmek. Hamile kalmak. Yazmak. Ortaya çıkarmak. Anlamak.

Identify : Kimliğini saptamak. Kim olduğunu saptamak. Özdeşlemek. Tespit etmek. Fark gözetmemek. Kim olduğunu söylemek. Kimin olduğunu tespit etmek. Ne olduğunu tespit etmek. Destek vermek. Aynı saymak.

Demonstrate : İspat etmek. Gösteri düzenlemek. Gösteri yapmak. Göstererek tanıtmak. Açıklamak. Açımlamak. Açıklayarak tanıtmak. Kanıtlamak. İspatlamak. Örnekle açıklamak.

Intend : Kararlı olmak. Düşünmek. Tasarlamak. Seçmek. Hedeflemek. Amaçlamak. Niyetlenmek. Demek istemek. Niyet etmek. Azmetmek.

Denote synonyms : twist around, denotes, beckon, refer, boil down to, represent, return, betoken, emblematise, come back, demonstrating, twist, couch, defining, euphemize, beckoned, attest, beckons, attests, prefigure, deliver oneself, epitomises, designates, define, beckoning, attest to, express, mean, beck, apply, state, denoted, characterizing.

Denote ingilizce tanımı, definition of Denote

Denote kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To serve as the sign or name of. As, the hands of the clock denote the hour. To indicate. To point out. To signify by a visible sign. To mark out plainly.