Briefed türkçesi Briefed nedir

Briefed ile ilgili cümleler

English: I've been briefed.
Turkish: Bilgi verildim.

English: I briefed my boss on the new project.
Turkish: Yeni proje ile ilgili patronuma bilgi verdim.

English: Tom has been briefed about the situation.
Turkish: Tom'a durum hakkında bilgi verildi.

English: We weren't briefed.
Turkish: Bize bilgi verilmedi.

Briefed ingilizcede ne demek, Briefed nerede nasıl kullanılır?

Debriefed : -den bilgi almak. Bilgi almak. Sorguya çekmek.

Briefer : Kısa ve öz. Daha kısa. Kısa. Özet. Özlü.

Briefest : Özlü. Kısa. En kısa. Özet. Kısa ve öz.

Brief but to the point : Kısa ve özlü.

Brief moment : Kısa süre. Bir an. Kısa bir an. Lahza.

Hold no brief for : Desteklememek. -in savunucusu olmamak. Taraftarı olmamak. Müsamaha göstermemek. Savunmaktan kaçınmak. Hiç haz etmemek.

Briefcase : Evrak çantası. Çanta.

Brief visit : Kısa ziyaret.

Briefcas : Evrakçan.

For a brief moment : Kısa bir an için. Küçük bir zaman periyodu esnasında.

İngilizce Briefed Türkçe anlamı, Briefed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Briefed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Advise : Haber vermek. Nasihat etmek. Öğütlemek. Salık vermek. Fikir vermek. Tavsiye etmek. Tavsiyede bulunmak. Akıl vermek. Danışmak. Bildirmek.

Short and sweet : Özlü. Yakın menzilli. Çok yakın geçen. Az ve öz. Veciz. Kısa ve yerinde. İşaret vuran. İşaret koyan.

Advocate : Savunucu. Desteklemek. Savunmak. Korumak. Taraftar. Müdafaa etmek. Yandaş. Müdafi.

Briefer : Özlü. Özet. Daha kısa.

Advocator : Aracı. Taraftar. Savunucu. Yandaş. Mahkemede başka birinin davasını sunan kişi.

Capsule : Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özlü. Çanak (laboratuvar ). İlaç kapçığı. Tohum zarfı. Kapak. Bakterilerin en dışını örten şeker ve/veya şeker asidi polimerlerinden oluşan yapı. Kapsül içine almak. Sıvıları buharlaştırmak için kullanılan, genellikle porselenden yapılmış kap.

Telegraphic : Telgraf gibi. Telgraf ile ilgili. Veciz. Telgraf sistemine ait. Telgrafa uygun. Telgraf. Telgraf özelliğinde. Çok kısa. Telgrafla ilgili.

Abridging : Kısmak. Tenkis etmek. Mahrum etmek. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Azaltmak. Kısaltmak. Kesmek.

Prescription : Hekimin, hasta sahibine verilmek üzere, kullanılmasını tavsiye ettiği ilaçları ve kullanım biçimlerini tarif eden, eczacıya hitaben yazılmış imzalı teknik bir yazı. Yönerge. İlaç yazma. Hukuk, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Süre aşımı. Zamanaşımına dayanan hak. Bir araştırmada verilerin kullanılma amaçlarına ve uygulama gereksinmelerine göre, elde edilecek kestirimler için öngörülen kesinlik düzeyi. Aranılmaması nedeni ile bir hakkın yasaları yargılarına göre düşmesi için geçmesi gereken süre. Süreaşımı. Kural koyma.

 

Briefed synonyms : retain a lawyer, shortly, bring up to date, briefest, instructions, of few words, docketed, instruct a solicitor, enlighten, advocated, do a sum, attorneys, precepts, advises, ballyhoo man, direction, barristers, brusk, compressed, instructing, acquaint with, capsulize, tabloid, pithy, accipiter, compress, instruct, instruction, con dense, instructed, clue up, attorney, abstract.

Briefed zıt anlamlı kelimeler, Briefed kelime anlamı

Long : Hasret olmak. İstemek. Gözlemek. Arzu etmek. Özlemek. Özlemini çekmek. Hasret kalmak. Can atmak. Susamak. Hasretini çekmek.

Prolix : Bitmek bilmeyen. Sıkıcı. Ayrıntılı. Uzun. Yorucu. Sözü çok uzatan. Sonu gelmeyen.