Prescription türkçesi Prescription nedir

  • Yönerge.
  • Zamanaşımına dayanan hak.
  • Zamanaşımı.
  • Zaman aşımı.
  • İlaç yazma.
  • Reçete.
  • Aranılmaması nedeni ile bir hakkın yasaları yargılarına göre düşmesi için geçmesi gereken süre.
  • Hekimin, hasta sahibine verilmek üzere, kullanılmasını tavsiye ettiği ilaçları ve kullanım biçimlerini tarif eden, eczacıya hitaben yazılmış imzalı teknik bir yazı.
  • Emir.
  • Zaman aşımı ile kazanılan hak.
  • Hukuk, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Süreaşımı.
  • Talimat.
  • Kural koyma.
  • Önsav.
  • Süre aşımı.
  • Bir araştırmada verilerin kullanılma amaçlarına ve uygulama gereksinmelerine göre, elde edilecek kestirimler için öngörülen kesinlik düzeyi.
  • Yasalarda belirtilen konular gerçekleştikten ve sınırları çizilen süreler geçirildikten sonra bir yükümlülükten kurtulmuş olma.
  • Buyruk.
  • Müruruzaman.

Prescription ile ilgili cümleler

English: Can you get that medicine over the counter or do you need a prescription?
Turkish: Bu ilacı reçetesiz alabiliyor musunuz, yoksa reçete almanız gerekiyor mu?

English: Don't ingest antibiotics without a medical prescription.
Turkish: Reçetesiz antibiyotik almayın.

English: Sorry, we can't fill this prescription here.
Turkish: Üzgünüm, bu reçeteyi burada dolduramam.

English: Ali took a pill from the prescription bottle and put it in his mouth.
Turkish: Ali reçete şişesinden bir hap aldı ve onu ağzına koydu.

 

English: Take this prescription to your pharmacy.
Turkish: Bu reçeteyi eczanenize götürün.

Prescription ingilizcede ne demek, Prescription nerede nasıl kullanılır?

Prescription of surtaxes : Vergi suçlarına ilişkin cezaların; doğduğu takvim yılından sonra gelen yılın birinci gününden başlamak üzere kaçakçılıkta beş yıl, kusurda üç yıl, usulsüzlükte olaydan sonra gelen yılın birinci gününden başlayarak iki yıl; kaçakçılık ile usulsüzlüğün birleşiminde beş yıl, kusur ile usulsüzlüğün birleşiminde üç yıl içinde kesilebileceğini yargıya bağlayan süre aşımı sınırı. Cezalarda süre aşımı.

Prescription of taxes : Vergi yöntemi yasasına göre vergi alacağının doğduğu takvim yılından sonra gelen yılın başından başlayarak doğal vergilerde 3 yıl kaçakçılık nedeni ile 5 yıl sonra verginin gerçekleştirilerek yükümlüye bildirilememesi. zaman aşımına uğraması. Vergilerde zaman aşımı.

Commencement of prescription : Zaman aşımı başlangıcı. Yasalarda işin gereği, konunun çeşidi ve yapılacak işlemin özelliği bakımından bilimsel yönleri ile incelenilerek temel yargılara bağlanan süre aşımı başlangıçları.

Do you have a prescription : Reçeteniz var mı.

Fill a prescription : Reçetedeki ilaçları vermek.

Write out a prescription : Reçete yazmak. Reçetelemek.

Prescriptivism : Kuralcılık.

With prescription : Reçete ile verilen.

Make up a prescription : Reçete hazırlamak.

Negative prescription : Zaman aşımı. Müruru zaman. Zamanaşımı.

İngilizce Prescription Türkçe anlamı, Prescription eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Prescription ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Receipt : Fiş. Kazanç. Fatura. Alma. Alınma. Makbuz vermek. Ç.gelir. Tarife. Yemek tarifi. Tahsilat.

Formulae : Mama. Boş ve anlamsız sözcükler. Deyimce. Formül.

Commandments : Allah'ın emri.

Captive : Tutsak. Mahkum. Köle. Kapatılmış. Tutsak edilmiş. Rehine. Savaş esiri. Esir düşmüş. Baskı altında.

Precepts : Yönetmelik. Kaide. Ana kural. Temel. Öğreti. Kural. (ahlaki) öğreti.

Lapse of time : Hak düşürücü süre. Müruru zaman. Süre. Hak düşüm süresi. Müddetin hitamı. Sürenin geçmesi. Zaman dilimi.

Commanding : Buyrukçu. Komuta etme. Yetkili. Mükemmel. Birinci sınıf. Saygın. Hükmeden. Hükmetme. Hakim.

Behests : Israrlı istek. Israr. İrade.

Time bar : İş planı.

Prescription synonyms : ethical drug, medicinal drug, prescription drug, prescription medicine, ameer, amirs, enjoinders, timeout, advice, medicine, formula, fiat, biddings, recipe, commissions, fiats, receipts, directions, negative prescription, instructions, briefed, time out, refill, mainstreams, statute of limitations, mainstream, prescript, formulas, prescriptions, ameers, brief, imperative, prescripts.

Prescription zıt anlamlı kelimeler, Prescription kelime anlamı

Over the counter drug : Tezgah üstü ilaç. Eczanelerde reçetesiz olarak satışına izin verilen ilaç, o. t. c. ilaç, tezgah üstü ilaç. Reçetesiz satılan ilaç. Reçetesiz ilaç.

Prescription antonyms : over the counter medicine, nonprescription.

Prescription ingilizce tanımı, definition of Prescription

Prescription kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Precept. Direction. Also, that which is prescribed. The act of prescribing, directing, or dictating.