Formulae türkçesi Formulae nedir

Formulae ingilizcede ne demek, Formulae nerede nasıl kullanılır?

Equivalent formulae : Denk formüller.

Formula bar : Formül çubuğu. Bir elektronik devre üzerinde her hücrenin içeriğinin yazıldığı alan.

Formula code : Formül kodu.

Formula reference : Formul referansı. Formül referansı.

Formula translator : Matematiksel ve bilimsel uygulamalara dönük, daha çok cebirsel formüllere, yer yer de ingilizceye benzer deyimlerden oluşan yüksek düzeyli bir izlenceleme dili. Fortran.

Breit wigner formula : Breit wigner eşitliği.

Bayes updating formula : Bayes güncelleştirme formülü.

Transition formula entry : Geçiş formülü girişi. Dönüşüm formül girişi.

Chemical formula : Kimyasal maddenin yapısını gösteren semboller kombinasyonu. Kimyasal formül.

Basic formula : Esas formül. Temel formül.

İngilizce Formulae Türkçe anlamı, Formulae eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Formulae ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reformulate : Yeniden geliştirmek. Yeniden formüle etmek. Yeniden düzenlemek.

Explicate : Açıklamak. Ayrıntılı bir şekilde açıklamada bulunmak. İzahat vermek. Anlatmak. Açıklamada bulunmak. Yorumlamak.

Mathematical statement : Matematiksel ifade.

 

Hypothesize : Varsaymak. Varsayımda bulunmak. Hipotez kurmak. Sanmak.

Primitive : İlk, ilkel, özgün. Yabanıl. İlk çağa ait. İlkel. Önceki. Yapmacıksız ve kendi kendini yetiştirmiş ressam. Basit. Gelişecek olan bir şeyin ilk biçimi, embriyoda herhangi bir organ veya oluşumun başlangıçtaki taslak biçimi. gelişmemiş, ilkel, basit. ham, kaba, işlenmemiş. Kültürel evrimin alt basamaklarında bulunan, doğaya büyük ölçüde bağlı olan, geleneklerle göreneklerin oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren ve tarihöncesi insanınkine benzer kültürel ve toplumsal bir yapıda varlığını yönlendiren birey. bk. ilkel toplum.

Receipt : Hasılat. Fış. Alma. Alındı. Alınma. Tarife. Fiş vermek. Makbuz vermek. Fatura. Kazanç.

Receipts : Alındı. Gelirler. Fiş. Gelir. Makbuz. İhracat gelirleri. Kazanç. Yemek tarifi. Okundu bilgisi.

Formule : Bir bileşiği oluşturan öğelerin nitelik ve niceliksel bakımdan durumunu gösteren, simge ve sayılardan oluşmuş yazma biçimi.

Formulas : Formüller.

Prescription : Zaman aşımı. Bir araştırmada verilerin kullanılma amaçlarına ve uygulama gereksinmelerine göre, elde edilecek kestirimler için öngörülen kesinlik düzeyi. Kural koyma. Yönerge. Yasalarda belirtilen konular gerçekleştikten ve sınırları çizilen süreler geçirildikten sonra bir yükümlülükten kurtulmuş olma. Süre aşımı. Hekimin, hasta sahibine verilmek üzere, kullanılmasını tavsiye ettiği ilaçları ve kullanım biçimlerini tarif eden, eczacıya hitaben yazılmış imzalı teknik bir yazı. Aranılmaması nedeni ile bir hakkın yasaları yargılarına göre düşmesi için geçmesi gereken süre. Süreaşımı.

Formulae synonyms : exponential expression, sentential function, madams, suppose, formula, notation, procuresses, pap, recipes, theorise, feed, evolve, procuress, notations, acquire, madam, develop, hypothecate, baby food, hypothesise, prescriptions, expression, recipe, redevelop, theorize, mature, speculate, conjecture, baby foods.