Receipts türkçesi Receipts nedir

  • Gelir.
  • Reçete.
  • Fiş.
  • Hasılat.
  • Alma.
  • İhracat gelirleri.
  • Okundu bilgisi.
  • Tarife.
  • Makbuz.
  • Yemek tarifi.
  • Gelirler.
  • Alınma (mektup vb.).
  • Kazanç.
  • Alındı.

Receipts ile ilgili cümleler

English: Ali put the stack of receipts into the drawer.
Turkish: Ali makbuz destesini çekmeceye koydu.

English: He made a complete financial record on his computer, basing his calculations on countless receipts and bank records.
Turkish: O, sayısız makbuz ve banka kayıtlarıyla ilgili yaptığı hesaplamalara dayandırarak, bilgisayarında tam bir mali kayıt yaptı.

English: I save my receipts.
Turkish: Makbuzlarımı saklarım.

English: "So this," she went on, "is where the receipts are kept."
Turkish: " Evet bu," o devam etti, "faturaların tutulduğu yerdir."

Receipts ingilizcede ne demek, Receipts nerede nasıl kullanılır?

Receipts and expenses of interest : Ürem gelir ve giderleri. Kısa ve uzun süreli her tür yatırımlardan sağlanan ürem geliri. ödünç olarak alınan değerlerin kullanılması karşılığında yüklenilen giderler.

Receipts of organizations of mutula aids : Yardım sandıkları gelirleri. Devlet dairelerince ya da özel örgütlerce görevlilerine yardım amacı ile kurulmuş olan, tüzel kişiliği bulunmayan örgütlerin vergi kesilmeyen gelirleri.

Calculated receipts for next months : Bir yıllık sayışım dönemi ile ilgili, içinde bulunulan dönem ve yıl içindeki dengelem dönemlerine aktarılan ancak gelecek dengelem dönemine ilişkin olup öncelikle alınan gelirler. Geleceğe ilişkin gelirler.

 

Calculated receipts for next years : Gelecek sayışım dönemlerine ilişkin, içinde bulunulan dönemde elde olunan gelirler. Gelecek yıllar geliri.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Net receipts : Net hasılat. Net gelir.

Salt receipts : Makbuzların sahtesini yapmak. Makbuzlarda tahrifat yapmak.

Exceptional budget receipts : Olağanüstü bütçe gelirleri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Gross receipts : Gayri safi satışlar. Brüt ödemeler. Katkılı tümgelirler. Genel gelirler. Sağlanan, gerçekleşen gelirlerin bölüm ve ayrıntılarıyla tümü. Taşınır ve durağan mallara ilişkin giderler düşülmeden önce bunlardan sağlanan tümgelirler. Brüt hasılat. Gayrisafi satışlar. Alınan paranın toplam miktarı.

Extraordinary budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe gelirleri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

İngilizce Receipts Türkçe anlamı, Receipts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Receipts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Attachment : Muhabbet. Katma. Alaka. Haciz. Aksesuar. Takma. Tutkunluk. Bağlılık. Düşkünlük.

Emoluments : İkramiye. Aylık (maaş vb). Hizmet karşılığı ödenen her türlü resmi olmayan ücret ve ek ödemeler. Aylık. Maaş. Temettü. Ücret.

Gams : İnsan bacağı (argo terim). İnsan bacağı. Balina avcılarının aralarında yaptıkları sohbet. Kazanmak. Balina topluluğu. Balina sürüsü. Balina avcıları veya diğer denizciler arasında denizde veya karada yapılan sosyal ziyaret veya dostça sohbet (gemicilik argosu). Göç eden balinalar grubu (denizcilik).

Acknowledgement : Tasdik. Onay. Teşekkür. Teslim. Borcun kabulü. Senet. Tanıma. Kabul. Alındığını bildirme.

Outlets : Satış yeri. Ağız. Çıkış. Pazar. Priz. Yol. Açılma fırsatı.

Statement : Tebliğ. Bankalarda her tür belgelerin, ya da belgit, para ve türlü değerlerin ayrıntılarını gösteren çizelge. Bildirme. Yapılacak işlemin özelliğine uygun bir düzende adı, soyadı, para ya da sayışımları kapsayan ayrıntılı kağıt. Laf. Hesap. Bilgi verme. Söylem. Anlatım. Ölçek sınarı oluşturmak üzere ve belli bir ölçüm boyutunun değişik düzeylerini dile getirmek amacıyla seçilmiş olumlu ya da olumsuz deyiş ya da bildirim.

Abstractions : Çıkarma. Ayrılma. Çalma. Çıkarılma. Tecrit. Soyut terim. Dalgınlık. Aşırma. Ayırma.

Return : Dönmek. Yanıtlamak. Geri dönmek. Döndürüş. Topun kurallara uygun olarak karşı alana aktarılması. Dönüş. Bir yatırımdan veya taşınır değerden elde edilen gelir. Tenis, bilgisayar, iktisat, masa tenisi, tiyatro alanlarında kullanılır. Oyunda, önemli bir serimi yapabilmek için olay dizisinin ilerleyişi içine geçmişteki bir sahneyi katarak, eylemin gelişimini çeşitli biçimlerde etkilemeye yarayan bir önceye dönüş. İade.

Proceeds : Peşin değer. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir üretim etkinliği sonunda yaratılan malların parasal değerleri. krş. gelir. Hasıla. Giderlerin tümü çıkarıldıktan sonra sağlanan para. tecim belgiti indiriminden sonraki katkısız kalıntı. bir işlemden elde olunan sonuç. Getiri. Verim.

Acceptances : Akseptans. Kabul. Üstlenme. Kabul etme. Onaylama. Kabuller. Teslim alma. Onama.

Receipts synonyms : prescriptions, gross, jack, outlet, credit, recipe, directions, remittances, capitals, ceptus, prescription, earnings, counters, price list, counter, gam, received, imbibition, resources, extractions, takings, box office, statements, acquisition, chip, increment, revenue, dockets, voucher, bread, excisions, advantageousness, booty.