Outlets türkçesi Outlets nedir

Outlets ingilizcede ne demek, Outlets nerede nasıl kullanılır?

Are there electrical outlets on site : Kamp alanında elektrik prizi var mı.

Outlet axis : Çıkış ekseni. Orta eksen.

Outlet center : Farklı markalara ait fabrika satış yerlerinin bir arada bulunduğu büyük alışveriş merkezi. Outlet merkezi. Fabrikalar satış merkezi.

Factory outlet showroom : Fabrika ürünlerinin sergilendiği mekan.

Radiator water outlet hose : Soğutmaç çıkış borusu. Soğutmaçta soğuyan suyun motor gövdesine geri döndüğü boru. Radyatör çıkış borusu.

Absorptive outlet : Sızdırmalı boşaltma. Sızdırmalı tahliye.

Electric outlet : Çıngı fişi. Çıngı çıkışı. Elektrik fişi. Priz.

Factory outlet : Bir işletmenin dışsatım fazlası, kusurlu veya elde kalmış mallarını düşük fiyatla satmak veya yeni ürünlerini tanıtmak amacıyla fabrikanın içinde ya da yakınında açtığı perakende satış yeri. Fabrika satış mağazası. Fabrika satış yeri. Fabrika outlet.

Collective outlet : Toplayıcı boşaltma kanalı.

Cooling water outlet : Soğutma suyu çıkışı.

İngilizce Outlets Türkçe anlamı, Outlets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outlets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Expedients : Tedbir. Önlem. Münasip. Belki doğru olmayan fakat elverişli bir çare. Elverişli bir çare. Politika. Umar. Çare. Aranılan nitelikte.

Ware : Tabak çanak. Pişmiş toprak gereçler. Mal. Porselen eşya. Mamul mal. Eşya. Dikkat etmek. Emtia.

Checkout : Kontrol. Çıkış işlemi. Düzeltme. Kasa. Hata ayıklama. Ödeme yeri. Hata bulma. Ayrılma.

Debouchment : Açığa çıkış.

Socket : Çukur. İçine bir şey geçirilen delik. Kovan. Göz çukuru. Oyuk. Duy. Elektrik akımını almak için fişin sokulduğu yuva; fiş yuvası. Ek bileziği. Yuva.

Brink : Eşik. Eşik (felaket için). Kıyı. Ağız (kaya, uçurum). Kenar. Kenar (uçurum için).

Docketed : Makbuz. Özet olarak deftere geçirmek. Bekleyen davalar listesine kaydetmek. Gündem. Etiket. Listeye kaydetmek. Etiketlemek. İş listesi. Özetlemek. Adres etiketi.

Connector : Konektör. Ara parça. Konvektör. Con. Bağlaç. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Başka bir yerde sürecek bir akış çizgisi'ndeki kesilmeyi gösteren bir akış çizeneği simgesi. Bağlantı parçası. İletkenler arasında elektriksel bağıntıyı sağlayan gereç.

Department store : Alışveriş merkezi. Büyük perakende satış mağazası. Departmanlı büyük mağaza. Büyük mağaza. Stok bölümü. İçinde hemen hemen herşeyin satıldığı büyük mağaza. Bonmarşe. Farklı türdeki pek çok malı satan büyük mağaza. Büyükmağaza.

Sales outlet : Satış mağazası. Bayilik.

Outlets synonyms : terminus a quo, strip mall, point in time, get go, starting time, showtime, country store, place of business, mall, conduit, market place, chip, commencement, emporium, debouche, device, power socket, counters, shopping centre, first, avenue, access, carpet, point, biestings, electric outlet, outbursts, cutting edge, accent, shop, egress, blade, logout.

 

Outlets zıt anlamlı kelimeler, Outlets kelime anlamı

Middle : Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Aradaki. Orta kısım. Orta yer. Vasati. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Orta. Ortanca. Vasat. Bel.

Death : Ahiret yolculuğu. Canlılarda yeniden başlamamak üzere bütün hayati olayların son bulması. mortalite. Ruhun gövdeden ayrılmasıyla açıklanan evrensel halk inancı. (ölüyü arıtmak ve öte dünyadaki hayata hazırlamak amacıyla birçok işlemlere başvurulmaktadır.) bk. arınma, öteki dünya. Helak. Bir canlının beyin, solunum ve dolaşım faaliyetlerinin dönüşümsüz olarak durması, tüm organ ve dokularındaki hücrelerin fiziksel ve kimyasal etkinliğini kaybetmesi nedeniyle yaşamın sona ermesi, eksitus, mors. Ölme. Tükeniş. Ölüm. Son. Yıkım.

End : Kalıntı. Uç çekit. Uç. Sonuca ulaşmak. Taraf. Bitirmek. Son bulmak. İzmarit. Sona ermek. Bitmek.

Outlets antonyms : inactivity.