Ware türkçesi Ware nedir

  • Mamul mal.
  • Tabak çanak.
  • Dikkat etmek.
  • Pişmiş toprak gereçler.
  • Porselen eşya.
  • Mal.
  • Eşya.
  • Emtia.

Ware ile ilgili cümleler

English: I saw Tom's car parked outside the warehouse.
Turkish: Tom'un arabasını deponun dışına park edilmiş gördüm.

English: He is working as a security guard at a warehouse.
Turkish: Bir depoda güvenlik görevlisi olarak çalışıyor.

English: Ali saw Mary waiting in front of the warehouse.
Turkish: Ali Mary'nin depo önünde beklediğini gördü.

English: Ali waited for Mary in front of the warehouse.
Turkish: Ali deponun önünde Mary'yi bekledi.

English: Ali is in the warehouse.
Turkish: Ali depoda.

Ware ingilizcede ne demek, Ware nerede nasıl kullanılır?

Biscuit ware : Cilasız toprak kap. Sırsız çanak çömlek.

Brass ware : Pirinç eşyalar.

Ceramic ware : Seramikten yapılmış eşya. Seramik eşya. Seramik gereç.

China ware : Porselenden yapılmış sofra takımı. Çin porseleni sofra takımı.

Copper ware : Bakırdan yapılmış kaplar veya aletler. Bakır eşya.

Warehouse drying : Yeşil ve sulu yemlerin açıkta kurutulmasının uygun olmadığı durumlarda ambarda veya çatı altında güçlü bir vantilator kullanılarak sağlanan hava akımıyla kurutulması yöntemi. Ambarda kurutma.

Fictile ware : Çanak çömlek.

 

Wooden ware : Ahşap eşyalar. Tahta çanak çömlek.

Sanitary ware : Sıhhi tesisat gereçleri. Banyo ürünleri. Emaye veya seramik tesisat malzemeleri (tuvalet taşları, lavabolar, su tankları, vb.). Banyo malzemeleri. Vitrifiye. Hijyenik tesisat malzemeleri.

Wared : Mal. Porselen eşya. Emtia. Eşya. Pişmiş toprak gereçler. Mamul mal. Dikkat etmek.

İngilizce Ware Türkçe anlamı, Ware eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ware ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Give heed to : Dikkatli olmak. Kulak asmak. Önem vermek.

Fool away : Çarçur etmek. Delice sarf etmek. Harcamak. Boşa geçirmek. Aptalca harcamak.

Article : Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Nesne. Yazı. Çırak olarak vermek. Başçık. Bir bütünü oluşturan alt öğelerden, bir dizelgenin alt başlıklarından her biri. (sözleşmede) madde. Yazıl. Madde.

Waste : Harap. Kullanılmış. Saçıp savurmak. Sarfiyat. Güçten düşmek. Artık madde. Atık. Ekilmemiş. Gıda endüstrisinde üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan veya atılan maddelerin tamamı. Çarçur etmek.

Dishware : Çanak çömlek. Tabak takımı. Sofra takımı.

Squander : Saçıp savurmak. İsraf etmek. Boş yere harcamak. Çarçur etmek. Hesapsızca tüketmek. Dibine darı ekmek. Çar çur etmek. Heba etmek. Altından girip üstünden çıkmak. Boşa harcamak.

Appointments : Teçhizat. Atamalar. Döşeme. Randevular. Donanım.

Luxuriate : Bol yetişmek. İyi gelişmek. Lüks içinde yaşamak. Bolluk içinde yaşamak. İyi yetişmek. Lüks yaşamak.

Be cautious : Dikkatli ol. Tedbirli olmak. Sakınmak.

Cattle : Sığır ve davarlar. İnsanlar. Sığırlar. Memeliler (mammalia) sınıfının, toynaklılar (ungulata) üst takımının, çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, geviş getirenler (ruminantia) alt takımından, mideleri dört odalı, ayaklarında daima üç parmak bulunan, üst kesici dişleri bulunmayan bir üst familya. boynuzlugiller (bovidae), geyikgiller (cervidae) ve zürafagiller (giraffidae) olmak üzere 3 familyası vardır. Büyükbaş. Sığır. Öküz. Büyükbaş hayvan. Davar.

 

Ware synonyms : chinaware, finished goods, bona, dissipate, dork, drop, wanton, beware, fritter, bulks, fool, chattel, be wary of, furniture, choses, freehold, frivol away, douches, bulk, consume, lavish, dishes, bewares, manufactured goods, tableware, gear, overspend, bewaring, commodities, fling, assets, splurge, beheld.

Ware zıt anlamlı kelimeler, Ware kelime anlamı

Underspend : Az harcamak. -dan daha az harcamak. Payına düşenden daha az para kullanmak.

Ware ingilizce tanımı, definition of Ware

Ware kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To beware of. Wore. To guard against. A ware. Articles of merchandise. Merchandise. Commodities. The sum of articles of a particular kind or class. Especially, in the plural, goods. Cautious. On one`s guard. [Bakınız: Beware]. To warn. Heed. Style or class of manufactures. To make ware. The state of being ware or aware. To wear, or veer. [Bakınız: Wear]. Taking notice. To take heed of. Hence, wary. Seaweed.