Electric outlet türkçesi Electric outlet nedir

  • Priz.
  • Çıngı fişi.
  • Elektrik fişi.
  • Çıngı çıkışı.

Electric outlet ingilizcede ne demek, Electric outlet nerede nasıl kullanılır?

Electric : Çıngıyla ilgili. Çıngılı. Çıngılık. Çok heyecanlı.

Outlet : Satış yeri. Çıkış noktası. Çıkak. Elektrik akımını almak için fişin sokulduğu yuva; fiş yuvası. Çıkış. Boşaltma ağzı. Çıkım. Delik. Bir bölgenin, bir yerin doğal ürünlerini ya da yapımlarını satım, dağıtım yoluyla başka yerlere gönderen bölge ya da ülke. Pazar.

Electric acoustic guitar : Elektro akustik gitar. Üzerinde bulunan önyükselteç ve dişi fiş sayesinde sesi sinyale dönüştürüp süzerek bağlı olduğu hoparlöre iletebilen akustik gitar türü.

Electric appliance : Elektrikli eşya. Elektrikli alet. Elektrikle çalışan makine. Elektrikli cihaz.

Electric arc : Elektrik kıvılcımı. Elektrik yayı. Yay boşalması. Işık yayı. Elektrik atlaması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yeter gerilimli, doğru akımlı bir üretece bağlı iki elektrikucunun uçları arasında, 3000°c'nin üzerinde bir sıcaklıkla ortaya çıkan, akımın, elektrik uçlarının buğusuyla aktarılması sonucu yeğin bir ışık veren boşalma. Çıngı arkı. Elektrik arkı.

Electric arc welding : Elektrikti ark kaynağı. Elektrot kaynağı. Elektrik ark kaynağı.

 

İngilizce Electric outlet Türkçe anlamı, Electric outlet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Electric outlet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outlets : Çıkış. Ağız. Açılma fırsatı. Pazar. Yol. Satış yeri. Fiş.

Receptacle : Bir çiçek kümesinde, çiçek kümesi sapının çok sayıda çiçek taşıyan genişlemiş ucu. Hazne. Koyacak. Depo. Reseptakulum. Havuz. Kap. Yuva. Çiçek tablası.

Outlet : Yol. Bir bölgenin, bir yerin doğal ürünlerini ya da yapımlarını satım, dağıtım yoluyla başka yerlere gönderen bölge ya da ülke. Çıkış. Fiş. Pazar. Çıkım. Çıkış noktası. Ağız. Delik.

Connector : Bağlaç. Başka bir yerde sürecek bir akış çizgisi'ndeki kesilmeyi gösteren bir akış çizeneği simgesi. İletkenler arasında elektriksel bağıntıyı sağlayan gereç. Bağlayıcı. Konektör. Con. Ara parça. Bağlayan kişi ve şey. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır.

Wall plug : Duvar fişi. Duvar prizi. Dübel.

Socket : Reze yuvası. Oyuk. Soket. Duy (elektrik). Duy. Yuva. Göz çukuru. İçine bir şey geçirilen delik. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Bridge tap : Hat prizi. Hat çıkması. Aldı.

Power point : Güç noktası. Çıngı prizi.

Stiffening : Destek. Pekişme. Gerginleştirme. Sertleşme. Priz alma. Dik tutan şey. Berkitme. Kola. Takviye.

Plug socket : Yuva. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dişi fiş. Elektrik akımını almak için fişin sokulduğu yuva; fiş yuvası. Dişi fış.

Electric outlet synonyms : female connector, electric plug, jack, power socket, switch plug, receptacles.