Docketed türkçesi Docketed nedir

Docketed ingilizcede ne demek, Docketed nerede nasıl kullanılır?

Docket : Karar defteri. Gümrük makbuzu. Gündem. Adres etiketi. Fiş. Etiketlemek. Bekleyen davalar listesine kaydetmek. Özetlemek. Makbuz. Yaftalamak.

Docketing : Fiş. Özet olarak deftere geçirmek. Makbuz. Gündem. Adres etiketi. Bekleyen davalar listesine kaydetmek. İş listesi. Özetlemek. Etiket. Etiketlemek.

Dockets : Gündem. Bekleyen davalar listesine kaydetmek. Adres etiketi. Etiket. Özet olarak deftere geçirmek. Makbuz. Listeye kaydetmek. Fiş. Etiketlemek. Özetlemek.

Docked : Kuyruğunu kısaltmak. Uzayda kenetlenmek. Doka çekmek. Rıhtıma yanaşmak. Azaltmak. Takılı. Kesmek. Uzayda başka gemiye kenetlemek. Kısaltmak.

Docker : Rıhtım işçisi. Dok işçisi. Rıhtım çalışanı. Tersane işçisi. Liman işçisi. Gemi yükleme işçisi. Liman çalışanı. Havuz işçisi.

Dock dues : Rıhtım ücreti. Havuzlama resmi. Rıhtım vergini. Rıhtım vergisi. Malların giriş ve çıkışı sırasında gemilerce ödenilen para. Dok ücreti.

Dockers : Liman işçisi. Tersane işçisi. Liman işçileri.

Dock receipt : Varan. Rıhtım makbuzu. Yük teslim belgesi. Rıhtım alındı belgesi. Liman makbuzu.

 

Dock strike : Rıhtım işçilerinin grevi.

Dock master : Liman yetkilisi. Havuz kaptanı. Bir limanın yetkili görevlisi.

İngilizce Docketed Türkçe anlamı, Docketed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Docketed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Put down for : Yerine koymak.

Position : Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Durum. Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki, pozisyon. Oyuncuların alanda yer alış durumu. Durmak (bir yerde). Taneciğin yeri, bunu veren konsayılar. Hal. Makam. Yerleştirmek.

Agendum : Görüşülecek konular. Yapılacak işler taslağı. Program.

Bookplate : İç kapak sayfası. Kitabın içine yapıştırılan isim etiketi.

Program : Programlamak. Düzen. Yapım. Yazılım. Çizeylemleme. İzlence dergisi. Belli bir sorun türünün özdevimli çözümü için, verilerde ortaya çıkabilecek durumlara göre uygulanacak eylemleri belirten bir çalışma planı. bk. bilgisayar izlencesi. Bir oyunu, oyunun yazarını, oyuncuları ve tasarımcıları seyirciye tanıtmada kullanılmak üzere basılan izlence. Bir tiyatronun oynadığı oyunları, rol dağılımını, yazarları ve başka bilgileri veren, bazen tiyatro üzerine çeşitli yazıları kapsayan gösteri dergisi. İzlence.

Outlets : Priz. Pazar. Çıkış. Satış yeri. Ağız. Açılma fırsatı. Yol.

Label : Bilgisayar, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Marka koymak. Üretilen maddeleri tanıtıcı her türlü yazılı veya basılı bilgi, marka, damga ve işaretleri içeren ve ürünlerle birlikte sunulan veya ambalajında basılı bulunan tanıtım bildirimi. Yafta. Yafta yapıştırmak. Etiket yapıştırmak. Tecim mallarının türü, kökeni, ederi ve niteliği gösterilmek amacıyla üzerlerine yapıştırılan küçük kağıt. Damgasını vurmak.

 

Tabs : Flapa. Uç. Spolet. Ana perde. Şerit. Sekmeler. Çıkıntı. Her iki yandan çaprazlamasına açılan tiyatro perdesine verilen ad. Sahneyi salona açan ve kapayan büyük perde.

Abstract : Almak. Soyutlama yapmak. Çıkarmak. Çekmek. Kafasını meşgul etmek. Soyut resim. Heykel. Özet çıkarmak. Genel. Usavurma ya da çıkarsama yoluyla geçerlik kazanan kavramsal nesne. bk. somut.

Docketed synonyms : address tag, receipts, journal, schedule, bookplates, do a sum, order of business, tag, filing card, mark, put, docket, menu, diary, brief, receipting, job list, spotlight, plug, stamp, abbreviate, voucher, receipt, sales confirmation, agendums, agenda, order book, tagged, compress, ticketed, agendas, index card, tagging.

Docketed zıt anlamlı kelimeler, Docketed kelime anlamı

Straight : Düz çizgi. Doğruca. Doğru. Eşcinsel olmayan kimse. Düz hat. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Dosdoğru. Düzgün. Yarış çizgisi. Düz (çizgi).

Docketed antonyms : unadorned.