Etiket nedir, Etiket ne demek

Etiket; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Etiket" ile ilgili cümle

  • "İki teklifsiz dost olmakla beraber Sevim'le Mükerrem etiketten ayrılmazlar, birbirlerine daima 'siz' derler." - R. N. Güntekin
  • "Avrupa'da bir Şarklı etiketi altında seyahat etmenin ilk defa olarak bir faydasını gördüm." - H. C. Yalçın

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Bir malın tür, miktar, fiyat gibi niteliklerini belirten küçük kağıt parçası.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Üretilen maddeleri tanıtıcı her türlü yazılı veya basılı bilgi, marka, damga ve işaretleri içeren ve ürünlerle birlikte sunulan veya ambalajında basılı bulunan tanıtım bildirimi.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Damgalama.

Gıda ve yem maddesini tanıtıcı her türlü yazılı veya basılı bilgi, marka, damga ve işaretleri içeren, gıdayla veya yemle birlikte sunulan veya ambalajında basılı bulunan tanıtım bildirimi.

Bilimsel terim anlamı:

Tecim mallarının türü, kökeni, ederi ve niteliği gösterilmek amacıyla üzerlerine yapıştırılan küçük kâğıt.

 

İngilizce'de Etiket ne demek? Etiket ingilizcesi nedir?:

tag, label

Etiket tanımı, anlamı:

Etik : Çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü. Ahlaki, ahlakla ilgili. Etik bilimi. Töre bilimi.

Etiketçi : Makam, mevki vb. şeylere aşırı önem veren kimse. Etiket yapıştıran kimse.

Etiketçilik : Etiketçinin yaptığı iş. Etiketçi olma durumu.

Etiketlemek : Satışa çıkarılan mal üzerine etiket koymak.

Etiketlenme : Etiketlenmek işi.

Etiketlenmek : Satışa çıkarılan mal üzerine etiket konulmak.

Etiketli : Etiketi olan. Protokole uygun (davranış).

Etiketlik : Etiket yapmaya yarayan kap.

Etiketsiz : Etiketi olmayan.

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

Fiyat : Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri, eder, paha. Bir değer ile para birimi arasındaki ilişki. Bir mal veya iş gücü için uygun görülen para karşılığı.

Nitelik : Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet.

Kitap : Herhangi bir konuda yazılmış eser. Kutsal kitap. Ciltli ve ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü.

Defter : Vergi, gelir ve nüfus bilgilerinin kayıtlarının tutulduğu resmî belge. Genellikle hafif bir kapak içerisinde, yazı yazmak için bir araya tutturulmuş kâğıt yaprakları.

Belirtmek : Açıklamak, tebarüz ettirmek.

Küçük : Kısık, parlak olmayan (ses). Yaşı daha az olan. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Değersiz, önemsiz. Küçük abdest. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Geri aşamada. Niceliği az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı.

 

Kimlik : Toplumsal bir varlık olarak insanın nasıl bir kimse olduğunu gösteren belirti, nitelik ve özelliklerin bütünü. Kişinin kim olduğunu tanıtan belge, kimlik belgesi, tanıtma kartı, hüviyet. Herhangi bir nesneyi belirlemeye yarayan özelliklerin bütünü.

Toplum : Topluluk. Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet.

Yol : Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Kez, defa. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Yolculuk. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Gidiş çabukluğu, hız. Gaye, uğur, maksat. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Kumaşta bulunan çizgi. Hile, tuzak. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.

Etiket formu : Sipariş yem dışındaki ticaret yemlerinin etiketlenmesinde kullanılan ve içermesi zorunlu olan bilgiler ve biçimi önceden belirlenen form. Gıda maddesini tanıtıcı her türlü yazılı veya basılı bilgi, marka, damga ve işaretleri içeren, gıdayla birlikte sunulan veya ambalajında basılı bulunan tanıtım bildirimi. Satışa arz edilen ticari yemin ambalajı üzerine basılan veya ambalajına eklenen veya satılmış olan ticari yemin faturası veyahut sevk pusulası üzerine yazılmış veya çizilmiş bulunan tanıtıcı bir unsur.

Etiketleme : Etiketlemek işi. [Bakınız: işaretleme] Radyoaktif izotopu kullanarak tanımlanabilen bir yapıyı gösterme. Özel etiketleme, molekül içindeki özel bir atomun etiketlenmesi, örneğin CH3C14OOH molekülü C 14 ile etiketlenmiştir. Bir ticaret yeminin veya ambalajının üzerine yazı, baskı veya çizgi biçimindeki tanıtıcı bilgileri de içeren bütün etiketlerin eklenmesi veya ticaret yeminin uygun yerinde bulundurulması işlemi. Gıda maddesine ait değişik biçimlerde hazırlanan tanıtım bildiriminin gıda maddesiyle birlikte sunulması işlemi.

Etiketletme : Etiketletmek işi.

Etiketletmek : Etiketleme işini yaptırmak.

Etiketli vergi yöntemi : özdeklerin üretimini yapan işyerlerinde, bunların üzerine etiket yapıştırılarak alınan tüketim vergisi.

Etiket ile ilgili Cümleler

  • Onların hepsi isim etiketi takıyor.
  • Tanıdığım kimse bir araba için hiç etiket fiyatını ödemedi.
  • Herkes isim etiketi takıyordu.
  • Etiketi okudum.
  • Etikette iki tablet alınacağını söylüyor.
  • Etiketi dikkatlice okuyun.
  • Tom'un bir isim etiketi yok.
  • Jale'nin isim etiketini okumaya çalıştım.
  • Bu etiketleri kavanozlara yapıştır.
  • Etiketi çok dikkatli okudum.
  • Ali bir isim etiketi takmıyordu.

Diğer dillerde Etiket anlamı nedir?

İngilizce'de Etiket ne demek? : [etiket (het) ] n. label, tag, ticket

n. label, tag, sticker, tab, ticket, etiquette, docket, flag, tally

Fransızca'da Etiket : étiquette [la], décorum [le], label [le]

Almanca'da Etiket : n. Etikett, Etikette

Rusça'da Etiket : n. ярлык (M), этикетка (F), наклейка (F), этикет (M), церемониал (M)