Etik nedir, Etik ne demek

Etik; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Yerel Türkçe anlamı:

Çevik (insan).

Alaya alma, eğlenme, aşağılama.

Saban kolu.

Kırıkçı, çıkıkçı.

Köylü çizmesi.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Ahlak felsefesi.

Felsefenin ‘ödev’, ‘yükümlülük’, ‘sorumluluk’ ve ‘erdem’ gibi kavramları analiz eden, ‘doğruluk’ veya ‘yanlışlık’ ile ‘iyi’ veya ‘kötü’yle ilgili ahlaki yargıları ele alan, ‘ahlaki eylem’in doğasını soruşturan ve iyi bir yaşamın nasıl olması gerektiğini açıklamaya çalışan dalı.

Etik isminin anlamı, Etik ne demek:

Kız ismi olarak; Süs, bezek.

Etik kısaca anlamı, tanımı:

Bilim : Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

Ahlak : Huylar. Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre.

 

Etik bilimi : Ahlak bilimi, etik.

Etiket : Toplum içindeki davranışlarda izlenecek yol. Kimlik. Bir malın tür, miktar, fiyat vb. nitelikleri veya kitap, defter vb. şeylerin kime ait olduğunu belirtmek için üzerlerine konulan küçük kâğıt.

Etiketçi : Etiket yapıştıran kimse. Makam, mevki vb. şeylere aşırı önem veren kimse.

Etiketçilik : Etiketçinin yaptığı iş. Etiketçi olma durumu.

Etiketlemek : Satışa çıkarılan mal üzerine etiket koymak.

Etiketlenme : Etiketlenmek işi.

Etiketlenmek : Satışa çıkarılan mal üzerine etiket konulmak.

Etiketli : Etiketi olan. Protokole uygun (davranış).

Etiketlik : Etiket yapmaya yarayan kap.

Etiketsiz : Etiketi olmayan.

Töre : Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü, âdet. Bir toplumdaki ahlaki davranış biçimleri, adap.

Meslek : Çığır, okul, ekol. Belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş. Uğraş. Dizge. Öğreti.

Taraf : Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Yöre, yer. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yön, yan, doğrultu.

Kaçınma : Kaçınmak işi.

Gerek : Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım. İcap.

Davranış : Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket.

 

Ahlaki : Ahlaka uygun, ahlakla ilgili, aktöresel, sağtöresel.

Töre bilimi : Yarar, iyi, kötü vb. sorunları inceleyen, töre ile ilgili bir davranış yasası geliştirilen, neyin uğrunda savaşılmaya değer, yaşama neyin anlam kazandırdığı, hangi davranışın iyi ve hangisinin kötü olduğu gibi sorunları kendine konu edinen bilim, ahlak bilimi, ilmiahlak, ahlakiyat, etik.

Etik : Ahlaki, ahlakla ilgili. Etik bilimi. Töre bilimi. Çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Etik egoizm : Nesnel veya metafiziksel ahlaki değerlerin var olmadığını, bilimsel yasaların ahlaki olgu ve fenomenleri açıklamak için fazlasıyla yeterli olduklarını, ahlaklılığın doğal arzu, istek, ilgi, çıkar veya benzeri davranışsal faktörlere geri götürebileceğini savunan görüş.

Etike : 5. Bir kız ismi olarak anlamı; Öğretmen, eğitici.

Etiket formu : Sipariş yem dışındaki ticaret yemlerinin etiketlenmesinde kullanılan ve içermesi zorunlu olan bilgiler ve biçimi önceden belirlenen form. Gıda maddesini tanıtıcı her türlü yazılı veya basılı bilgi, marka, damga ve işaretleri içeren, gıdayla birlikte sunulan veya ambalajında basılı bulunan tanıtım bildirimi. Satışa arz edilen ticari yemin ambalajı üzerine basılan veya ambalajına eklenen veya satılmış olan ticari yemin faturası veyahut sevk pusulası üzerine yazılmış veya çizilmiş bulunan tanıtıcı bir unsur.

Etiketleme : Etiketlemek işi. [Bakınız: işaretleme] Radyoaktif izotopu kullanarak tanımlanabilen bir yapıyı gösterme. Özel etiketleme, molekül içindeki özel bir atomun etiketlenmesi, örneğin CH3C14OOH molekülü C 14 ile etiketlenmiştir. Bir ticaret yeminin veya ambalajının üzerine yazı, baskı veya çizgi biçimindeki tanıtıcı bilgileri de içeren bütün etiketlerin eklenmesi veya ticaret yeminin uygun yerinde bulundurulması işlemi. Gıda maddesine ait değişik biçimlerde hazırlanan tanıtım bildiriminin gıda maddesiyle birlikte sunulması işlemi.

Etiketletme : Etiketletmek işi.

Etiketletmek : Etiketleme işini yaptırmak.

Etiketli vergi yöntemi : özdeklerin üretimini yapan işyerlerinde, bunların üzerine etiket yapıştırılarak alınan tüketim vergisi.

Etikmek : Terbiyesi bozulmak, saygısızca davranmak.

Etik ile ilgili Cümleler

  • Herkes isim etiketi takıyordu.
  • Etiketi dikkatlice okuyun.
  • Etiketi çok dikkatli okudum.
  • Bu etiketleri kavanozlara yapıştır.
  • Tanıdığım kimse bir araba için hiç etiket fiyatını ödemedi.
  • Etik, davranış kuralları anlamına gelir.
  • Jale'nin isim etiketini okumaya çalıştım.
  • Ali bir isim etiketi takmıyordu.
  • Etiketi okudum.
  • Etikette iki tablet alınacağını söylüyor.
  • Onların hepsi isim etiketi takıyor.
  • Tom'un bir isim etiketi yok.
  • Etik değil.

Diğer dillerde Etik anlamı nedir?

İngilizce'de Etik ne demek? : n. ethic

Almanca'da Etik : n. Ethik

adj. ethisch

Rusça'da Etik : n. этика (F)