Töre nedir, Töre ne demek

"Töre" ile ilgili cümle

  • "Töre anlayışları bu bilinçlilikleriyle pekişmiştir." - N. Cumalı

Yerel Türkçe anlamı:

Eğitim, görgü.

Şaşma bildirir ünlem.

Mahkeme.

Geline verilen armağan.

Âdet, gelenek

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Bir toplumda yürürlükte olan ve insanların tutumlarına yön veren görenek, inanç ve alışkıların tümü.

Felsefi anlamı:

(Dar anlamda) Bir toplumdaki ahlaksal davranış biçimleri.

Bir toplulukça benimsenmiş, yerleşmiş eyleme ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların tümü.

Hukuki terim anlamı:

hukuk.

Sosyoloji'deki anlamı:

Toplumun gönencine uygun düştüğüne ortaklaşa olarak inanılan gelenek, göreneklerle aktöre kurallarının tümü.

Diğer sözlük anlamları:

[Bakınız: türe]

Töre isminin anlamı, Töre ne demek:

Kız ismi olarak; Eğitim, görgü, gelenek. Soyluluk, asalet. Eksiksiz, mükemmel. Geline verilen armağan. Erkek ismi olarak; Eğitim, görgü, gelenek. Soyluluk, asalet. Eksiksiz, mükemmel. Geline verilen armağan.

 

Bilimsel terim anlamı:

Toplumuna göre, yasa ve aktöre yerine geçebilen, ama gerçekte yasa olmayan davranış kalıbı.

Aktöresel niteliği belirgin geleneksel halk davranışlarının her biri. bk. gelenek, görenek, boşinanç. zıt anlamlısı moda.

İngilizce'de Töre ne demek? Töre ingilizcesi nedir?:

morals, custom, customs, mores

Töre hakkında bilgiler

Töre; bir toplumda yazılı olmayan, gelenekleşmiş kanun ve kurallar. Özellikle halk ağzında hukuk veya mahkeme anlamlarında da kullanılır.

Töre sözcüğü Eski Türkçede türetilmek, yaratılmak ve düzenlenmek anlamlarına gelen törü- fiilinden gelir. Türkçedeki en eski yazılı örneğine 735 yılında törü şeklinde ("kanun, örf, düzen" anlamında) rastlanır. Moğolcada özellikle "Cengiz Han kanunları" anlamında töre şeklinde kullanılan sözcük, Moğolcanın etkisiyle 13. yüzyılda 'törü'den 'töre'ye dönüşmüş olabilir.

Töre ile ilgili Cümleler

  • Ali diploma töreni adresini verdi.
  • Tören günü sabahı beni azarlayıp durdun.
  • Gelinin babası düğün töreni için geç geldi.
  • Ali Mary'nin cenaze töreni bitmeden mezarlıktan ayrıldı.
  • Törelerinize ne oldu?
  • Törene epeyce insan davet edildi.
  • Ali törene katılmadı.
  • Yeni köprünün açılış törenine oldukça fazla insan katıldı.
  • Tören iyi gitti.
  • Tören sona erdi.
  • Yaklaşık otuz kişi Tom'un cenaze törenine katıldı.
  • Tören onun konuşmasıyla başladı.
  • Tören etkileyiciydi.
  • Tom'un cenaze törenine sadece üç kişi katıldı.

Töre anlamı, tanımı:

Kural : Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke. Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam.

 

Gelenek : Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

Toplum : Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet. Topluluk.

Töre bilimi : Yarar, iyi, kötü vb. sorunları inceleyen, töre ile ilgili bir davranış yasası geliştirilen, neyin uğrunda savaşılmaya değer, yaşama neyin anlam kazandırdığı, hangi davranışın iyi ve hangisinin kötü olduğu gibi sorunları kendine konu edinen bilim, ahlak bilimi, ilmiahlak, ahlakiyat, etik.

Töre cinayeti : Bazı bölgelerde geleneksel anlayışlara uymama sebebiyle genellikle genç kız veya kadınların ailesinin kararıyla yine aileden biri tarafından öldürülmesi, namus cinayeti.

Töre dışı : Töreyle hiçbir ilgisi bulunmayan, töre ile ilgili yanı olmayan, ahlak dışı.

Töretanımaz : Töre kurallarına aykırı olan. Daha üstün saydığı bir töre adına geçerli töreyi tanımayan, immoral.

Aktöre : Ahlak.

Sağtöre : Ahlak.

Töre dışıcılık : Töreyi inkâr eden öğretilerin genel adı, ahlak dışıcılık, amoralizm.

Töreci : Töreyi ilke edinen, töreyi amaç olarak alan kimse.

Törecilik : Töreci olma durumu.

Törel : Töre ile ilgili. Töreye uygun olan.

Törelcilik : Ahlakçılık.

Töreli : Törel.

Törellik : Topluluk yaşamını, insan davranışlarını düzenleyerek insanların birbirlerine ve topluma karşı ödevlerini belirleyen kural ve ölçüler bütünü, ahlakilik.

Törelsiz : Töreye aykırı.

Tören : Bir toplulukta, üyelerin belli bir olayı, kişiyi veya değeri ayırt edip sembolleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi, merasim. Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi sebeplerle yapılmış olan toplantı, merasim, seremoni.

Tören birliği : Devlet büyüklerini, yüksek makamlardaki kumandanları karşılamak ve uğurlamakla görevli birlik, ihtiram birliği, ihtiram kıtası.

Tören düzeni : Tören yapılacak yerde oluşturulan düzen, protokol.

Törenli : Törenle yapılan, merasimli.

Törensel : Törenle ilgili.

Töresel : Törel.

Töresizlik : Töresiz olma durumu.

Töretanımazlık : Toplumca benimsenmiş töre ile ilgili değerleri değiştirmek isteyen öğretilerin genel adı, immoralizm.

Açılış töreni : Bir açılışı kutlamak için yapılmış olan toplantı.

Anma töreni : Bir kişiyi veya bir olayı hatırlamak için yapılmış olan tören.

Bayrak töreni : Bayrak karşısındaki saygı duruşu, bayrak merasimi.

Cenaze töreni : Bir cenaze için mezara kadar yapılmış olan dinî tören, cenaze merasimi.

Geçit töreni : Özel günlerde bir topluluğun belli bir yerden düzenli bir biçimde geçmesi, geçit resmi.

İmza töreni : Antlaşma veya sözleşmelerde ilgili tarafların belgelere imza atması ve birbirlerini kutlaması.

Kabul töreni : Resmî konukları ağırlama töreni, kabul resmi, resepsiyon.

Karşılama töreni : Önemli bir kimsenin bir yere gelişi sırasında o yerin yöneticileri ve halkı tarafından yapılmış olan kabul töreni.

Madalya töreni : Yararlılık gösteren veya bir yarışmada derece alan birine madalya verilirken yapılmış olan toplantı.

Taç giyme töreni : Hükümdar olacak kimsenin başına tacını giydirerek hükümdarlığının resmen ilanı amacıyla düzenlenen tören.

Yemin töreni : Güvenlik görevlilerinin, askerlerin veya bir makama seçilenlerin göreve başlamadan önce edecekleri yemin için düzenlenen tören.

Topluluk : Sanatçı grubu. Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme. Vücudun dolgun olma durumu. Aynı yerde bulunan insan kalabalığı.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü.

Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.

Biçim : Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Biçme işi. Tarz. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl.

Görenek : Bir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı, âdet.

Ortak : Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek. Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, partner. Kuma.

Alışkanlık : Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam.

Yazılı : Geçerli olan, nominal. Yazılmış olan, muharrer, sözlü karşıtı. Yazılı sınav. Üzerinde yazı bulunan, yazısı olan.

Töre çıkarmak : Huy değiştirmek : Çocuk her hastalıkta ayrı bir töre çıkarmış

Töre dışıcı : Töreyi inkâr eden öğretileri benimseyen, ahlak dışıcı, amoralist.

Töre komedisi : Bir devrim veya bir sınıf halkın töresini gösteren komedi.

Töre komedyası : Bir çağın ya da belli bir dönemin günlük yaşamından yola çıkarak, insan tavır ve ilişkilerinin ışığında, bozuk, tutarsız ya da yanlış olan töresel ilişkileri ahlak açısından eleştiren komedya. Bu türde, insana ve insan ilişkilerine bir dönem, bir çevre, bir sınıf, bir yaşam biçimi arasından bakılır. Günlük olaylardan, özellikle belirli bir dönemin ve sınıfın belirli törelerinden hareket ederek, ahlakçı bir açıdan bunların zayıf yanını gülünçleştiren, toplumsal zararlarını keskin bir yolda belirten komedya türü.

Töre romanı : Olguları geleneklere, göreneklere, alışkılara dayanan roman. Gelenekleri, görenekleri, alışkıları yansıtan roman.

Törebilim : Ahlak ilke ve sorunlarını inceleyen, insan davranışlarını "doğruluk-yanlışlık" ve "iyilik-kötülük" gibi değer yargıları bakımından çözümleyen bilim dalı. Yarar, iyi, kötü vb. ile ilgili sorunları inceleyen, töresel bir davranış yasası geliştiren, neyin uğrunda savaşmaya çabalamaya değer olup, hangi davranışın iyi olduğu, neyin yaşama anlam kazandırdığı gibi soruları kendine konu edinen inceleme dalı. Törenin özünü, ortaya çıkışını ve gelişimini, töresel ölçüleri ve bunların tarihsel özelliğini belirleyen yasaları inceleyen kuramsal çalışma, bk. aktöre toplumbilimi.

Töreci oyun : Ortaçağda, Hıristiyan öğretisinin ahlak anlayışını aşılamakta kullanılan bir oyun biçimi. Sonradan burjuva ahlak değerlerinin temeli üzerine kurulan ve soyut nitelikleri (iyilik, kötülük, açgözlülük, oburluk, kin, onur, vb.) kişiler olarak sahneye çıkaran oyun.

Töredışı imler : Kamunun töre anlayışına ve geleneğine aykırı olan imler.

Töredi : Asalak. Piç; başıboş çocuk, kimse

Töregün : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Eksiksiz, kusursuz kimse.

Diğer dillerde Töre anlamı nedir?

İngilizce'de Töre ne demek? : [tear] v. rip, rend, lacerate

n. gate, gateway, portal, door, grand entryway, elegant entrance; (Sports) goal, place into which a player must put a ball in order to score points against the opposing team; fool, idiot

v. log, chop, cut into pieces

Fransızca'da Töre : coutume [la], mìurs, droit coutumier

Almanca'da Töre : n. Ethos

Rusça'da Töre : n. нрав: нравы (PL)