Meslek nedir, Meslek ne demek

Meslek; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Meslek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Araya giren yıllar zarfında meslekten kopunca eski arkadaşlarıyla ünsiyeti de kopmuştu." - O. Aysu
  • "Edebî meslekler."

Hukuki terim anlamı:

uğraş.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Bir kimsenin geçimini sağlamak için sürekli yaptığı; bilgi, eğitim veya yaratıcı güç gerektiren etkinlik.

İngilizce'de Meslek ne demek? Meslek ingilizcesi nedir?:

profession, vocation, occupation

Meslek hakkında bilgiler

Meslek, insanın yaşamını sürdürebilmek için yaptığı ve genellikle yoğun bir eğitim, çalışmayı gerektiren sürecin sonunda kişilerin kazandığı ünvanın adıdır.

Genellikle her meslek o mesleğin değerlerini, gelişimini, lisanslanmasını ve diğer insanlar açısından tanınmasını sağlayan kuruluşlara sahiptir. Yeryüzünde binlerce meslek bulunmaktadır. Türkiye'de resmi olarak tanımı yapılmış 600 civarında meslek vardır.

Her bir meslek için tanım, görev alanları, genel olarak kullandığı araç ve gereçler, mesleğin gerektirdiği özellikler, çalışma ortamı ve koşulları, çalışma alanı ve iş bulma olanakları, meslek eğitiminin verildiği yerler, meslek eğitimine giriş koşulları, eğitimin süresi ve içeriği, meslekte ilerleyebilme ve yeni meslekleri seçebilme olanakları, destekleyici meslek kuruluşları, farklı özellikler gösterir.

 

Meslek ile ilgili Cümleler

  • Meslektaşı yurtdışındaki birime tayin edildi.
  • Bu çok ilginç deney senin mesleki kişiliğini meydana çıkarmaktadır.
  • O bir meslektaşa güvendi.
  • Meslektaşım raporun üzerinde oynadı.
  • Meslektaşlarım beni çok sıcak karşıladı.
  • Mesleki kariyeri mahvoldu.
  • Meslektaşım raporun üzerinde oynama yaptı.
  • Tatoeba başka çevirmen, meslektaş ve dil öğrencilerine tavsiye ettiğim web sitesidir.
  • Tom'un meslekdaşı, araştırması için şimdi bir ödül daha aldı.
  • Şarkıcılığı hep meslek olarak yapmak istemişimdir.
  • Meslekte daha fazla olanak sahibi olmak için Almanca öğreniyorum.
  • Biri eğitimle mesleki eğitimi karıştırmamalı.
  • Meslektaşlarım sıcak bir şekilde karşıladılar beni.
  • O meslek kurallarına aykırı.

Meslek tanımı, anlamı:

Eğitim : Eğitim bilimi. Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye.

 

Kazan : Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

İnsan : Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Âdemoğlu, âdem evladı.

Meslek edinmek : Bir şeyi yapmayı alışkanlık hâline getirmek. bir işi meslek olarak yapacak bilgi ve beceriyi kazanmak.

Mesleğinin eri olmak : İşinin uzmanı veya ustası olmak.

Meslek içi eğitim : Görevliye mesleğiyle ilgili olarak verilen kurs.

Meslek yaşamı : Bir mesleği yaparken geçirilen süre.

Serbest meslek : Kişisel çalışmaya, bilimsel ve mesleki bilgiye, uzmanlığa dayanan ve bir işverene bağlı olmadan kendi adına kazanç sağlamak için yapılmış olan iş.

Mesleki : Mesleğe ilişkin, meslekle ilgili olan, mesleksel.

Mesleksel : Mesleki.

Mesleksiz : Mesleği olmayan, işsiz güçsüz (kimse).

Mesleksizlik : Mesleksiz olma durumu.

Meslektaş : Aynı meslekten olanlardan her biri.

Meslektaşlık : Meslektaş olma durumu.

Sistemli : Belli ilkelere, kurallara uyan, dizgeli, sistematik. Düzenli.

Bilgi : İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Bilim. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.

Beceri : Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet.

Dayalı : Dayanmış olan. İlgili, dair, müstenit, mebni. Dayanarak, dayanmış bir biçimde.

Yararlı : Yarar sağlayan, yararı olan, yarayışlı, faydalı, nafi, avantajlı.

Üretmek : Aynı türden canlıları çoğaltmak. Ekonomik bir etkinlik sonucu ürün elde etmek. Oluşturmak, yaratmak, meydana getirmek.

Hizmet : Görev, iş. Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Bakım, özen, ihtimam.

Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.

Uğraş : Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet. Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet.

Öğreti : Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği, meslek. Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü. Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü, doktrin. Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü, doktrin.

Dizge : Bir bütün oluşturacak biçimde birbirine bağlı ögelerin bütünü, manzume, sistem. Bir ilkeye veya dünya görüşüne göre düzenlenmiş düşünceler, bilgiler, öğretiler bütünü, manzume, meslek, sistem.

Çığır : Yeni bir biçim, yöntem veya yol. Patika. İz. Çığın kar üzerinde açtığı iz.

Okul : Her türlü eğitim ve öğretimin toplu olarak yapıldığı yer, mektep. Ekol. Bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin bütünü.

Ekol : Bir bilim ve sanat kolunda ayrı nitelik ve özellikleri bulunan yöntem veya akım, okul.

Meslek adı : +lIk/+lUk eki ile kurulan, meslek ve uğraşı alanlarını bildiren ad: aşçılık, boyacılık, işçilik, gözcülük, balıkçılık, ebelik, doktorluk, kitapçılık vb.

Meslek bilgisi : Herhangi bir meslek için öğrenilmesi ve sürekli olarak anımsanması gereken bilgilere verilen genel ad. Öğrencilere ileride katılacakları belli bir meslekle ilgili temel bilgi, anlayış ve yöntemleri kazandırmak amacıyla meslek okullarının programlarına konulan derslerin ortak adı.

Meslek danışması : Meslek seçimi, mesleğe hazırlık ve iş bulma gibi konularla ilgili sorunları olan bir kimseye görüşerek yardımda bulunma.

Meslek grubu : Aynı tür etkinlikte bulunan insanlardan oluşan topluluk.

Meslek hastalığı : Çalışılan işin niteliğine göre yinelenen bir neden veya iş görme koşulları yüzünden ortaya çıkan geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi bozukluk durumları.

Meslek ilgileri : Başarılı meslek adamları üzerinde yapılan deneylerle saptanan ve türlü mesleklere karşı yakınlık ya da soğukluk duygularını gösteren ilgiler. Meslek seçimi söz konusu olduğu durumlarda öğrencilerce belirtilen ilgiler.

Meslek ismi : Azerbaycan Türkçesi: peşä vä sänät bildirän adlar; Türkmen Türkçesi: kesp-käär aatları;Gag.: zanaatçılık adları; Özbek Türkçesi: kasb-hunar óti; Uygur Türkçesi: käsip nami; Tatar Türkçesi: hönärhäm professiyä belderüçe isem; Başkurt Türkçesi: professional' hüzzar; Kmk: kasbu wasaniyatlanı atı; Krç.-Malk.: adamnı ustalığın körgüztgen at; Nogay Türkçesi: kespîlîk at;Kazak Türkçesi: käsibiy sözder ~ käsip-kolöner atı; Kırgız Türkçesi: kesiptin atı; Alt:: professiyanıtemdektegen sös; Hakas Türkçesi: professiya paza togıs attan; Tuva Türkçesi: professiya adı;Şor Türkçesi: *professiya adı; Rusça: naimenovaniya (nazvaniya) professii i remyosel; ()

Meslek kılavuzluğu : Bireyin kendi nitelik ve koşullarına uygun bir mesleği seçmesi, o meslek için yetişmesi ve girmesi, o meslekte ilerlemesi ile ilgili sorunları inceleme konusu yapan kılavuzluk alanı. Öğrencilere meslek seçimi, mesleğe yetiştirme ve işe yerleştirme konularında yapılan planlı yardım işlemine verilen ad.

Meslek kursu : Henüz bir mesleğe girmemiş olanlar ile girdikleri halde mesleklerindeki yeterliklerini arttırmak isteyenleri eğitmek amacıyla düzenlenen kısa ya da uzun süreli kurs.

Meslek odaları : Ticaret ve sanayi alanlarında etkinlikte bulunanları aynı çatı altında toplayan kuruluş.

Diğer dillerde Meslek anlamı nedir?

İngilizce'de Meslek ne demek? : adj. professional

n. profession, career, Job, trade, path, walk of life, avocation, calling, game, ism, metier, shop, vocation, racket

Fransızca'da Meslek : profession [la], métier [le], état [le]

Almanca'da Meslek : n. Beruf, Profession

Rusça'da Meslek : n. профессия (F), карьера (F), ремесло (N), квалификация (F), способ (M), принцип: принципы (PL)

adj. профессиональный