Dizge nedir, Dizge ne demek

"Dizge" ile ilgili cümle örnekleri

  • "O dizgenin içinde, geleceği insanın umutlu olmasına bağlı tutan bir kayıt yoktur." - M. C. Anday

Yerel Türkçe anlamı:

Diz kapağını geçen çorap.

Dört beş santim eninde örülmüş kadın kuşağı.

Çorap bağı.

Dize kadar uzanan uzun konçlu çorap.

Erkeklerin giydiği getr biçiminde çorap, tozluk.

Kadınların boyunlarına taktıkları altın gerdanlık.

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Aralarında ilişkiler bulunan, böylece belli bir işlevi olan bir bütün oluşturacak biçimde etkileşen nesneler topluluğu. Bir dizgeyi oluşturan nesneler arasında kişiler, makineler, yordam, izlence ya da veriler bulunabilir. Ayrıca bu nesneler de kendi başlarına birer dizge niteliği taşıyabilir; bu durumda dizgenin altdizgelerinden söz edilir.

Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:

Üzerinde ölçme yapılmış olan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu.

Felsefi anlamı:

Kendi içine kapalı, düzenli bir bütün. (Ör. evren, yıldızlar dizgesi.)

Bir ilkeye ya da dünya görüşüne göre düzenlenmiş düşünceler, bilgiler, öğretiler bütünü.

 

Birbirine bağlı bilimsel ya da felsefî düşünceler birliği; bir düşün (ide) yöresinde toplanmış çeşitli bilgiler. // Dizge kuramdan daha geniştir; bir filozofun felsefe dizgesi onun kuramlarının bütününden oluşur.

(Yun. systema < synestanai = birlikte yerleştirmek, örgütlü bir bütün içinde toplamak, bir araya koymak, birleştirmek) : Birlikli bir ilkeye göre düzenlenmiş bütün. Bu anlamda:

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Kendine özgü bir düzen ve sırası olan topluluk. Gezegenler dizgesi,'Samanyolu dizgesi, gözerimi konsayıları dizgesi gibi.

Gitar terimi olarak anlamı:

Bir müzikal eserin belirli bir çalgı ile ve bu çalgı üzerindeki hangi tel ve perdelere basılarak çalınacağını, nota yerine çeşitli rakam, harf ve işaretlerle gösteren sistem.

Kimya'daki anlamı:

[Bakınız: sistem]

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Ortak kimi özellikleri olan çokluklar kümesi.

Belirli bir gerçeğe ilişkin kurallar kümesi.

Edebi terim anlamı:

Eski Yunan tartıbiliminde, sayısı sınırlanmamış olan ve üye (membre) denilen birçok parçalardan ibaret bulunan uzun dize.

Sosyoloji'deki anlamı:

Aralarında karşılıklı işlevsel bağlılıklar bulunan bir dizi öğenin oluşturduğu bütünlük.

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Yerbilimin zaman birimlerine ilişkin bir dönem süresince oluşmuş katman topluluğu.

Diğer sözlük anlamları:

Dizlik, diz bağı

Bilimsel terim anlamı:

Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi.

Herhangi sayıda nesneden oluşan bütün. Krş.. sıralanmış n-li dizge, yapı.

 

Bir bütün oluşturacak biçimde, karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü.

Belirli bir görevi yerine getirmek için bir bütünün parçaları arasında kurulan işlevsel ilişkilerin tümü.

elektrik: Çok evreli bir dalgalı akımın elektrometre kuvvetinin dönüş değişikliklerinde geçiş düzeni.

genel uygulayım: a. Bir bütünü oluşturacak biçimde birbirine bağlı öğelerin tümü. b. Bir iş, işlemi sonuçlandırmak için kullanılan yöntem ile araçların oluşturduğu düzen. c. bk. donatı.

bilişim: a. Birlikte kullanılan işlem, yöntem ve gereçlerin belirli bir örneğini oluşturan birim. b. Birbirinden ayrı ve değişik işler üreten makinelerin oluşturduğu bütün.

kimya, fizik, metalbilim: Üzerinde ölçme yapılmış olan ya da sözkonusu olan belirli nesneler topluluğu.

Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü.

İngilizce'de Dizge ne demek? Dizge ingilizcesi nedir?:

system, array, tablature

Fransızca'da Dizge ne demek?:

système

Osmanlıca Dizge ne demek? Dizge Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

heyet

Dizge hakkında bilgiler

Sistem, birbiriyle etkileşen veya ilişkili olan, bir bütün oluşturan cisim veya varlıkların bileşkesidir. Bu varlıklar soyut veya somut olabilirler.

Sistem kavramının farklı tanımları yapılmıştır. Genel olarak düzenli bir biçimde birbirini etkileyen ve birbirine bağlı birimlerden, değişik bölümlerden oluşan ve genel bir plana göre kurulan, belirli bir sonuca ulaşmak için amaca yönelmiş bir bütündür. Sistemler, parçalardan oluşan dizinin, bütünün genel amacına doğru birlik halinde çalışması ile ortaya çıkan yapılardır. Ackoff'a göre Sistem aralarında ilişki bulunan, belirli bir amaca ulaşmak için, birbirleriyle etkileşimde olan elemanlar grubudur. Birbirine bağımlı olan (etkileşen veya ilişkili olan) iki veya daha fazla parçadan oluşan, çalışma ve özellikleri itibariyle belirli bir sınırı olan örgütlenmiş ve bölünmez bir bütündür. Aynı zamanda dış çevre ile ilişkisi olan cisim veya varlıkların bileşkesidir.

Dizge anlamı, kısaca tanımı:

Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Tarz. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Biçme işi. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.

Sistem : Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem. Model, tip. Düzen. Dizge. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni.

Adlar dizgesi : Belli bir alan için bağlayıcı olan adlandırmaların bütünü, nomanklatür.

Terimler dizgesi : Bir sanat kolunda, bilim dallarında veya teknik alanlarda özel olarak kullanılan terimlerin tümü, terminoloji.

Yazılım dizgesi : Yazılım sistemi.

Dizgeli : Sistemli.

Dizgesel : Dizge ile ilgili, sistemli, sistematik.

Dizgesiz : Dizgesi olmayan, dizgeye bağlı olmayan, sistemsiz.

Manzume : Dizge. Şiir.

İlke : Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip. Temel bilgi. Davranış kuralı. Temel düşünce, temel inanç, umde, prensip. Öge, unsur.

Dünya : İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Dış, çevre, ortam. Herkes. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun.

Görüş : Görme işi. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Gözle bir şeyi algılama yetisi. Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret.

Düzen : Alet edevat takımı. Dolap, hile. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bez dokuma tezgâhı. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Yerleştirme, tertip. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo.

Düşüncel : Yalnız düşünce ile kavranabilen. Gerçekte olmayıp yalnızca düşüncede, tasarım içinde var olan.

Bilgi : Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Bilim. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler.

Etki : Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Dizge akış çizeneği : Bir dizgeyi, özellikle bir yazılım dizgesini oluşturan izlence, yordam, veri kütükleri, kullanıcı ya da işletmen eylemleri vb. gibi öğelerle bunlar arasındaki iş ve veri akışını gösteren herhangi bir akış çizeneği.

Dizge belgeleme : [Bakınız: belgeleme II, III, belgeleme dizgesi]

Dizge çözümleme : Bir bilişim dizgesi tasarlanırken, karşı karşıya bulunulan kısıtlamalar altında, eldeki olanakları en iyi biçimde kullanabilmek amacıyla aşağıdaki aşamaları kapsayan çözümleme çalışmaları bütününe verilen genel ad: ( sorunu tanımlama, amaç çözümleme, ( çalışmakta olan dizgenin ayrıntılı biçimde incelenmesi, ( eldeki donanım, yazılım ve insangücü olanaklarını en iyi biçimde kullanan, kullanışlı ve gerçekçi yeni bir dizgenin tasarımı, ( yeni dizgenin ilgililere tanıtılması, tepki ve eleştirilerinin değerlendirilmesi, ( dizgenin belgelenmesi, ( yeni dizgenin kurulmasına ilişkin gözetim ve dizgenin yaşatılmasına ilişkin bakım sorumlulukları. Birbiriyle bağlantılı ve özellikleri bilinen bileşenlerden oluşan bir denetim dizgesinde, verilen girdilerin nasıl bir sonuç vereceği konusuyla ilgilenen uygulamalı uzbilim dalı. Bir dizgede söz konusu olabilecek yanılgı ve düzensizlikleri saptayarak düzeltme ve böylece verimi arttırma.

Dizge çözümleyici : Bir bilişim dizgesinin tasarımında dizge çözümleme görevini yürüten kişi. Bu işi uğraş edinmiş kişi.

Dizge değerleme : Bir bilgisayar dizgesinin, bir bilişim ya da bilgi erişim dizgesinin, gözetilen amaçlara, benzer amaçlar için daha önce kullanılan dizgelere göre başarı ölçümü, bk. değerleme.

Dizge görünümü : Genellikle bir bilgisayar dizgesini oluşturan birimleri, altdizgeleri de göstererek belirleyen herhangi bir çizim ya da liste.

Dizge yaklaşımı : Kent tasarlamasında, bilimsel araştırma yöntemlerinin uygulanmasına, deneyime, yerel çözümlemelere dayanan parçacıl çözümleme yerine, bir bütünü oluşturan tüm öğelerin, bütünle olan ve kendi aralarındaki ilişki ve etkileşimlerin belirleyici etkenler olarak gözönünde tutulmasına ağırlık veren araştırma ve sorun çözme biçimi.

Dizge yazılımı : Yazılım dizgelerinin, bunlarda kullanılan yaklaşım ve yöntemleri de kapsar biçimde, tümü.

Dizgel : Dize kadar uzanan uzun konçlu çorap

Dizgele : Dize kadar uzanan çorap

Diğer dillerde Dizge anlamı nedir?

İngilizce'de Dizge ne demek? : system sistem

Fransızca'da Dizge : système [le]

Almanca'da Dizge : n. System, Aufbau, Ordnung

Rusça'da Dizge : n. система (F)