• Aralarında karşılıklı işlevsel bağlılıklar bulunan bir dizi öğenin oluşturduğu bütünlük.
  • Sistem.
  • Kaide.
  • Aralarında ilişkiler bulunan, böylece belli bir işlevi olan bir bütün oluşturacak biçimde etkileşen nesneler topluluğu. bir dizgeyi oluşturan nesneler arasında kişiler, makineler, yordam, izlence ya da veriler bulunabilir. ayrıca bu nesneler de kendi başlarına birer dizge niteliği taşıyabilir; bu durumda dizgenin altdizgelerinden söz edilir.
  • Yapı.
  • Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü.
  • Vücut.
  • Kendine özgü bir düzen ve sırası olan topluluk. gezegenler dizgesi,'samanyolu dizgesi, gözerimi konsayıları dizgesi gibi.
  • Şebeke.
  • .
  • Jüye.
  • Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi.
  • Evren.
  • Nizam.
  • Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü.
  • Yerbilimin zaman birimlerine ilişkin bir dönem süresince oluşmuş katman topluluğu.
  • Organizmada aynı işlevleri gerçekleştirmek için birbirleriyle ilgili bağlantılı organların oluşturduğu birlik veya grup. yol, yöntem.
  • Dizge.
  • Katman.
  • Yöntem.
  • Usul.
  • Düzen.
  • Üzerinde ölçme yapılan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu.
 

System ile ilgili cümleler

English: Ali explained the system to Mary.
Turkish: Ali sistemi Mary'ye açıkladı

English: Ali has developed a new system for learning English.
Turkish: Ali İngilizce öğrenme için yeni bir sistem geliştirdi.

English: Automatic doors can be controlled more intelligently than is now the case. A newly developed control system opens the door only when someone is actually approaching. The door will remain closed if someone is merely standing in front of it or walking past.
Turkish: Otomatik kapılar şimdiki durumundan daha akıllıca kontrol edilebilmektedir.Yakın zamanda geliştirilmiş kontrol sistemi sadece birisi kapıya gerçekten yaklaştığı zaman kapıyı açar.Eğer biri sadece kapının önünde duruyorsa ya da önünden geçiyorsa kapı kapalı kalacaktır.

English: Ali has just installed an alarm system in his house.
Turkish: Ali evine bir alarm sistemi yerleştirdi.

English: Ali explained how the system worked.
Turkish: Ali sistemin nasıl çalıştığını açıkladı.

System ingilizcede ne demek, System nerede nasıl kullanılır?

System 35 : Mitchell mark ıı tipi 35 mm'lik bir sinema alıcısına bir vidikon ışıtaç eklenerek aynı görünçlüğün hem film hem de mıknatıslı görüntü kuşağına saptanmasına dayanan bir sinema televizyon ortak işlemi. System 35. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

System access control : Sistem erişim kontrolü. Sistem erişim denetimi. Sisteme erişim denetimi.

System account : Sistem hesabı.

System administrator : Sistem idarecisi. Sistem denetimcisi. Sistem admini. Sistem yöneticisi.

System analysis : Sistem analizi. Dizge çözümleme. Sistem çözümleme. Sistem çözümlemesi. Jüye çözümleme. Jüye analizi.

System auxiliary class : Sistem yardımcı sınıfı.

System bus : Sistem yolu.

System calendar : Sistem takvimi.

System check : Sistem denetimi. Jüye denetimi. Dizge denetimi.

System and data areas : Sistem ve veri alanları.

İngilizce System Türkçe anlamı, System eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak System ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Economic system : Belirli bir toplumda mal ve hizmetlerin üretim, tüketim, bölüşüm kararlarında benimsenen kurallar bütünü. krş. kapitalist sistem, komünist sistem, karma sistem. İktisadi sistem. Ekonomik jüye. Ekonomik sistem.

Population universe : Bir alan araştırmasında gözlem konusu olan ve belli ayrıtlarla ötekilerden ayrılan birimler topluluğu.

Artifact : Yapay doku. Eser. İnsan yapımı. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. İnsan eliyle yapılan şey. İlk insanların yaptığı sanat eseri. Yapaylık.

Systems : Sistemler.

Mode : Moda. Merkezi eğilim ölçümlerinden biri olup bir dizide en sık tekrarlanan, sıklığı en yüksek olan ölçümsel değer. Tel, yay, kovuk ya da dalgalı akım cevrimi gibi titreşebilen yapıların değişiksıktıkta titreşim biçimleri. Tavır. Üslup. Şekil. Tepedeğer. Birbirine karışmadan incelenebilen titreşim ya da devinim biçimlerinden her biri. Biçim.

Corporality : Bedensel varlık.

Staging : Görünçlükleme. Evrelendirme. Kademelendirme. Sahneye koyma. Zahmetli. Yapı iskelesi. Belirli bir olguyu en iyi biçimde yansıtmak için görüntü öğelerinin alıcı önünde düzenlenmesi işi. Mola vere vere gitme. Gösterim. Sahneleme.

Person : Kişi. Can. Karakter (tiyatro terimi). Birey. Kimse. Şahıs. Tip. İnsan. Zat.

Accommodation : Kolaylık. Uyum. Uzlaştırma. Belirli bir uzaklıktaki bir nesneye bakmak için gözde (genellikle) kendiliğinden olan değişme. Konaklama. Yerleşme. Borç. Uyma. Uyuşma. Yatakhane.

Lex : Yasa. Kural (latince). İmparatorluk hukuku kuralı. Kural. Kanun.

System synonyms : eds, explosive detection system, shipboard system, adp system, social organisation, array, guidance device, adps, inertial guidance system, inertial navigation system, mechanical system, propulsion system, guidance system, explosive trace detection, electronic network, solar thermal system, language system, rootage, drainage system, body, meshworks, lawing, etd, chicanery, population, solar system, casts, deception, system engineering, dragnets, carcass, dadoed, information system.

System zıt anlamlı kelimeler, System kelime anlamı

Spoils system : Rüşvet çarkı. Getiri sistemi. Rüşvet verme.

Merit system : Liyakat sistemi. Ehliyet sistemi. Yeterliğe göre ödüllendirme sistemi. Devlet memurluğunda başarıya göre atama ve terfi sistemi.

System ingilizce tanımı, definition of System

System kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A system of divinity. A regular union of principles or parts forming one entire thing. An assemblage of objects arranged in regular subordination, or after some distinct method, usually logical or scientific. The solar system. A military system. A system of botany or chemistry. A complete whole of objects related by some common law, principle, or end. As, a system of philosophy. A system of government. A complete exhibition of essential principles or facts, arranged in a rational dependence or connection.

System ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda System kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede System ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce System anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz System ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Difüzyon: DİFÜZYON (YAYINMA) OLAYI Ne demek? Farklı yoğunlukta iki ayrı fazda bulunan iki madde moleküllerinin birbiri içine yayılması...
  • Endikasyon: İki anlamı vardır. Herhangi bir hastalığa ilişkin izlenmesi gereken tedavi yöntemlerini ve tedavi içindeki sürecin gidişati...
  • Ekosistem: Ekosistemdeki bozulmaların çevreye etkileri nelerdir? Ekosistemdeki bozulma bir bütün olan çevrenin yapı ve işleyişini olumsu...
  • Ekosistem: Ekosistemlerin belirgin özelikleri nelerdir? Bir ekosistem biyosferin, bir bölümü ya da parçasıdır ; büyüklüğü ya da geni...
  • Yolantı: ..yolantı kelimesi YOLAK veya ( dağda ) patikadan çok farklı değil sanırım....( muğla ) yerkesikde patika az kullanılır..b...