Staging türkçesi Staging nedir

  • Etaplama.
  • Gösterim.
  • Görünçlükleme.
  • Evrelendirme.
  • Kademelendirme.
  • Belirli bir olguyu en iyi biçimde yansıtmak için görüntü öğelerinin alıcı önünde düzenlenmesi işi.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Evreleme.
  • Sahneleme.
  • Zahmetli.
  • Sahneye koyma.
  • Mola vere vere gitme.
  • Yapı iskelesi.
  • İskele.

Staging ingilizcede ne demek, Staging nerede nasıl kullanılır?

Staging path : Sahneleme yolu. Hazırlama yolu.

Staging plan : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Düzlük tasarı. Bezem kurulması, alıcı ve sestoplar devinimleri, kişilerin devinimleri, giriş ve çıkışlar gibi çeşitli çevirim çalışmalarının ayrıntılarını önceden saptamak amacıyla hazırlanan tasar.

Anticipatory staging : Beklentili taşıma.

Data staging : Veri kademelenmesi. Veri kademelendirmesi.

Demand staging : İstemle taşıma.

Stag beetles : Geyikböceği. Yereşeği. Makaslıböcek. Erkeğinin geyik boynuzlarına benzeyen büyük dallı çeneleri olan büyük ve koyu renkli bir böcek türü. Geyik böceği. Geyikböcekleri. Makaslı böcek. Geyikböceği ve benzerlerini içine alan kınkanatlılar familyası.

Stag beetle : Makaslı böcek. Yereşeği. Erkeğinin geyik boynuzlarına benzeyen büyük dallı çeneleri olan büyük ve koyu renkli bir böcek türü. Makaslıböcek. Geyikböceği. Böcekler (ınsecta) sınıfının, kın kanatlılar (coleoptera) takımından, 20-60 mm. kadar uzunlukta, ön bacakları kazmaya yarayan, larvaları çürümüş ağaçlarda yaşayan, erkeklerinin mandibulası büyük ve boynuz biçiminde olan bir eklem bacaklı türü. Geyik boynuzunu andıran sağlam çeneleriyle yaşlı orman ve tarım ağaçlarını kemirerek beslenen 20-60 mm. boyunda kınkanatlı. Geyik böceği.

 

Staginess : Yapay davranma. Abartılı davranma.

Stag night : Erkeklerin bekarlığa veda partisi. Düğünden önce erkeklerin kendi aralarında yaptığı eğlence. Bekarlığa veda partisi. Bekarlığa veda.

Restaging : Bir oyunu düzeltmek ereğiyle yeniden ele alarak çalışma, yeniden alma. Tekrarlama.

İngilizce Staging Türkçe anlamı, Staging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Staging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gripier : Krampa neden olan. Ağrı yapan. Başa bela olan. Can sıkıcı. Spazma neden olan. Spazm yapan.

Gangplanks : Borda iskelesi. İskele tahtası. Güverte iskelesi. Sürme iskele. Dosa.

Scaffolding : Üzerine çıkılarak çalışmaları kolaylaştıran iskele. Bina iskelesi. İskele (inşaat). Çaba. Askılama. İskele malzemesi. Yapı iskelesi malzemesi. Yapı iskelesi kurmak için kullanılan kereste.

Film screening : Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması. bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması. bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması. Film gösterimi.

 

Terracing : Teraslama. Sıralı evler yapmak. Terasman. Set çekmek. Arazi düzlemesi.

Backbreaking : Yorucu. Çok zor. Yıpratıcı. Çok yorucu. Yapılması çok zor. Yıpratıcı (meslek).

Arduous : Dik. Müşkül. Çalışkan. Ağır. Sarp. Meşakkatli. Gayretli. Yorucu. Gayret isteyen. Güç.

Presentations : Hediye. Arz. Sunma. İbraz. Tavsiye etme. Takdim. Kavrama gücü. Tanıtım. Aday gösterme.

Exhaustive : Teferruatlı. Geniş kapsamlı ve ayrıntılı. Yorucu. Ayrıntılı. Kapsamlı. Enine boyuna. Detaylı. Etraflı. Eksiksiz.

Projection : Kristal cisimlerinin, kristal fiziksel özelliklerini (yüzeyler, kenarlar, kuşak bağıntıları, optik özelliklerle biçim ilişkileri), bir düzlem üzerine yansıtma. Işıklı bir kaynaktan sahneye, sahne üstüne, bir ekrana ya da perdeye yansıtılan resim ya da yazı. Atma. Öngörme. Fırlatma. Bilinen verilere dayanarak bir ölçüm değerinin gelecekte ya da geçmişteki değerini kestirme yordamı. Sahne üzerinde konuşulan sözleri uzağa eriştirme becerisi. sesi fırlatma, karın boşluğu ve ses telleri yoluyla tonu yerine yerleştirme işlemidir. sesi yerleştirmede soluk denetimi, tını ve boğumlama rol oynar. Sesi fırlatma. Atış. İzdüşüm.

Staging synonyms : ferry, gruelling, film showing, notation, rigger, screening, demanding, throwing away, embarcadero, fabric, film projection, rendition, stratification, riggers, presentation, effortful, gangway, derrick, fatiguing, gangboard, renditions, falsework, enaction, gangplank, production, dockage, spectacle, notations, contrived, bunder, representation, stagings, exacting.

Staging ingilizce tanımı, definition of Staging

Staging kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A structure of posts and boards for supporting workmen, etc., as in building.