Gripier türkçesi Gripier nedir

  • Can sıkıcı.
  • Spazm yapan.
  • Krampa neden olan.
  • Spazma neden olan.
  • Başa bela olan.
  • Zahmetli.
  • Ağrı yapan.

Gripier ingilizcede ne demek, Gripier nerede nasıl kullanılır?

Gripiest : Spazm yapan. Spazma neden olan. Başa bela olan. Krampa neden olan. Ağrı yapan. Zahmetli. Can sıkıcı.

Griping : Burmak. Yakalamak. Merak uyandıran. Sızlatmak. Dikkati veya ilgiyi büyük ölçüde çeken. Karnını ağrıtmak. Vızıldamak. Dertlenmek. Sıkıntı vermek. Sancı.

Get a grip on : Sıkı tutun. Anlamak. Anlam çıkarmak.

Have a good grip of : Kontrolü elinde bulundurmak. Bir şeyi iyice kavramak. Bir şeye hakim olmak.

Cord grip : Kaymayı önlemek için, cirit sapının ağırlık noktasındaki tutağına sarılmış olan ip. İp sargı.

Hair grip : Tel toka. (br.)toka. Saç tokası çeşidi.

Gripe : Sancı. Sancı vermek. Yakınmak. Vızıldamak. Yakalamak. Dertlenmek. Sızlanmak. Sızlatmak. Sıkıntı vermek. Burmak.

Get a grip : Yeniden ele geçirmek. Tutunmak. Sıkı tutmak. Gerçekçi ol. Dizginleri ele geçirmek. Anlamak. Denetimini ele geçirmek. Kavramak. Dizginleri ele almak.

Size grip : Boyutlandırma tutacağı.

Griped : Yakınmak. Sancı vermek. Sızlatmak. Vızıldamak. Sızlanmak. Sıkıntı vermek. Dertlenmek. Yakalamak. Sancı. Karnını ağrıtmak.

İngilizce Gripier Türkçe anlamı, Gripier eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Gripier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kick : Geri tepmek. Teklemek. Ayak ile vurmak. Bir oyuncunun topu ayağı ya da kafası ile herhangi bir arkadaşına, kaleye ya da alan dışına göndermesi. Bırakmak. Geri tepmek (silah). Tekmelemek. Vuruş. Çitme atmak.

Beef : Şıkayet etmek. Yakınmak. Sızlanma. Sızlanıp durmak. Mızırdanmak. Adale. Et. Dırlanmak. Sığır eti. Sızlanmak.

Aggravating : Kötüleştirme. Ciddileştirici. Kötüleştirici. Çileden çıkarıcı. Ağırlaştırıcı. Cezayı arttırıcı. Sinirlendirici. Şiddetlendirici.

Squawk : Viyaklamak. Ciyaklamak. Sarıcıya eklenerek elle çalıştırılan, ses kuşağı üzerindeki çalışmaları kolaylaştıran, yalınç bir okuma kafasından oluşan okuma bölümü. Cıyaklamak. Okutaç. Şikayet. Caz yapmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ciyaklama. Viyaklama.

Blah : Umutsuzluk. Palavra. Zırva. Sıradan. Alelade.

Dreary : Sıkıntılı. Kederli. Üzgün. Bunaltıcı. Üzücü. Sıkıcı. Budala. Ümitsiz. Ahmak.

Disagreeable : Uygun olmayan. Hoş olmayan. Aksi. Rahatsız edici. Kötü. Nahoş. Kavgacı. Hoşa gitmeyen. Huysuz.

Exacting : Titizlik isteyen. Zor. Zorlama. Müşkülpesent. Titizlik isteyen (bir iş). Detaylı. Titiz. Sert. Zor beğenen. Güç.

Chippies : Serçe. Çentik. Tatsız. Çentikli. Balık ve patates kızartması satılan yer. Bir tür amerikan serçesi. Sarhoşluktan olan.

Footer : Altbilgisi. Sayfa alt bilgisi. Altlık. Futbol (ingiliz ingilizcesi). Altbaşlık. Futbol. Alt bilgi. Yaya. Sayfa altlığı.

Gripier synonyms : exhausting, pedestrian, backbreaking, demanding, exhaustive, displeasing, objection, chippy, fatiguing, gripy, clamourous, discommodious, depressives, walker, boring, arduous, contrived, gruelling, drudging, effortful, bitch, galling, gripiest, annoying, depressive, bothersome, stumbler, embarrassing.