Aggravating türkçesi Aggravating nedir
- Kötüleştirici.
- Cezayı arttırıcı.
- Ağırlaştırıcı.
- Şiddetlendirici.
- Kötüleştirme.
- Ciddileştirici.
- Çileden çıkarıcı.
- Can sıkıcı.
- Sinirlendirici.
Aggravating ile ilgili cümleler
English: Stop aggravating me.
Turkish: Beni sinirlendirmeyi bırak.
Aggravating ingilizcede ne demek, Aggravating nerede nasıl kullanılır?
Aggravating circumstances : Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Ağırlaştırıcı sebep. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler. Ağırlaştırıcı nedenler. Suçu ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlatıcı nedenler.
Aggravatingly : Çileden çıkartacak şekilde. Sinir bozucu bir halde. Ağrır bir şekilde. Rahatsız edici bir şekilde. Şiddetlendirerek. Can sıkıcı bir biçimde.
Aggravation : Kötüleşme. Çileden çıkarma. Şiddetlendirme. Ağırlaştırma. Kızdırma. Kötüleştirme. Teşdid. Fenalaşma. Ciddileştirme.
Aggravation of damage : Hasarın şiddetini yükseltmek. Hasarın ağırlığı.
Aggravations : Kötüleştirme. Ağırlaştırma. Kızdırma. Teşdid. Şiddetlendirme. Kötüleşme. Fenalaşma. Çileden çıkarma. Ciddileştirme.
Aggravated larceny : Ağır hırsızlık suçu. Ağır cezayı gerektiren hırsızlık. Ağır hırsızlık. Sirkat.
Baggravation : Bir havalimanında bagaj teslim alma alanında diğer yolcuların bagajı gelip kendisininki gelmeyen kimsenin içinde bulunduğu rahatsızlık ve fenalık hissi (bag {çanta} ve aggravation {fenalık} kelimelerinin birleşimi).
Aggravates : Ağırlaştırmak. Kışkırtmak. Ciddileştirmek. Kötüleştirmek. Kızıştırmak. Kızdırmak. Sinirlendirmek. Zorlaştırmak. Provoke etmek. Azıştırmak.
Aggravate : Zorlaştırmak. Kışkırtmak. Azıştırmak. Kötüleştirmek. Ciddileştirmek. Sinirlendirmek. Azdırmak. Darıltmak. Sinir etmek. Kızıştırmak.
Aggravated assault : Ciddi tecavüz. Kötü niyetle yapılmış olan saldırı. Utanç verici saldırı. Şiddetli saldırı.
İngilizce Aggravating Türkçe anlamı, Aggravating eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Aggravating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Exacerbating : Kötüleştirmek. Kızdırma. Azdırmak. Sinirlendirme. Sinirlendirmek. Daha beter etme. Şiddetlendirmek. Şiddetlendirme. Kızdırmak. Azdırma.
Worsting : Yenmek. Alt etmek.
Aggro : Kızdırma. Ağırlaştırma.
Disagreeable : Yaman. Tatsız. Ters. Nahoş. Sert. Rahatsız edici. Kavgacı. Aksi. Hoş olmayan.
Annoying : Sıkıntılı. İzaç. Taciz edici. Baş ağrıtıcı. Kızdırıcı. Göze batan. Sinirlendirme. Sıkıntı veren. Sinir bozucu.
Dreary : Sıkıcı. Üzgün. İç karartıcı. Üzücü. Ümitsiz. Kasvetli. Tatsız. Bunaltıcı. Budala. Sıkıntılı.
Gripier : Spazm yapan. Zahmetli. Ağrı yapan. Başa bela olan. Spazma neden olan. Krampa neden olan.
Escalating : Çoğalan. Artan. Artma.
Embarrassing : Yüz kızartıcı. Huzursuz edici. Utandırıcı. Mahçup edici. Zor duruma sokan. Mahcup edici.
Worsening : Kötüleşen. Ağırlaşan (durum). Kalitesi düşme. Kötüleşme. Kalitesizleşme. Bozulma.
Aggravating synonyms : wearying, bothersome, depressives, intensifier, maddening, itching, nerve wracking, aggravation, intensifying, irritating, aggravations, deteriorative, boring, blah, chippies, irritant, vexing, irritative, galling, depressive, chippy, displeasing, gripiest, exasperating, nerve racking, provocative, abrasive, itchings.
Aggravating zıt anlamlı kelimeler, Aggravating kelime anlamı
Moderating : Başkanlık etmek. Yumuşamak. Yatıştırmak. Hafifletmek. Yapıştırma. Ilımlılaştırma. Yumuşatmak. Yatıştırma.
Aggravating ingilizce tanımı, definition of Aggravating
Aggravating kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Making worse or more heinous. As, aggravating circumstances.

Bu kısımda Aggravating kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Aggravating ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Aggravating anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Aggravating ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.