Annoying türkçesi Annoying nedir

  • Taciz edici.
  • İzaç.
  • Sinir bozucu.
  • Baş ağrıtıcı.
  • Sinirlendirme.
  • Sinirlendirici.
  • Rahatsız edici.
  • Kızdırıcı.
  • Göze batan.
  • Musallat.
  • Can sıkıcı.
  • Başağrıtıcı.
  • Sıkıntı veren.
  • Sıkıntılı.

Annoying ile ilgili cümleler

English: It's annoying when people make out at work.
Turkish: İnsanlar iş yerlerinde cinsel ilişkide bulunduğunda, bu can sıkıcıdır.

English: Have my kids been annoying you?
Turkish: Çocuklarım sizi rahatsız ediyorlar mı?

English: Ali is just as annoying as Mary.
Turkish: Ali sadece Mary kadar can sıkıcı.

English: It's annoying to hear people talking loudly in a library.
Turkish: Bir kütüphanede yüksek sesle konuşan insanları dinlemek sinir bozucu.

English: Ali is annoying Mary.
Turkish: Ali Mary'ye sataşıyor.

Annoying ingilizcede ne demek, Annoying nerede nasıl kullanılır?

Annoyingly : Sinirlendiren bir şekilde. Sinirlendirici şekilde. Can sıkıcı şekilde. Can sıkıcı biçimde. Can sıkıcı bir şekilde. Sinirlendirici biçimde. Kızdırarak.

Annoy : Canını sıkmak. Sinir etmek. Sataşmak. Sinirlendirmek. Baş ağrıtmak. Kızdırmak. Can sıkmak. Sinir bozmak. Sinirini bozmak. Dalına basmak.

Annoyance : Baş ağrıtma. Kızdırma. Kızgınlık. Sıkıntı. Sıkıntı kaynağı. Rahatsız etme. Rahatsızlık. Baş belası. Üzüntü kaynağı.

 

Annoyances : Baş belası. Baş ağrıtma. Kızgınlık. Rahatsızlık. Rahatsız etme. Sıkıntı. Üzüntü kaynağı. Kızdırma. Sıkıntı kaynağı.

Annoyed : Sinirlenmiş. Kızgın. Rahatsız olmuş. Rahatsız edilerek sinirlendirilmiş. Sinirlendirilmiş. Rahatsız edilmiş. Sinirli.

Annoyed at : -e kızgın.

Annoyed him : Onun canını sıktı. Onu tedirgin etti. Onu sinirlendirdi. Onu rahatsız etti.

Be annoyed with : Birine kızgın olmak.

Annoyed with : -e kızgın.

Tannoy : Duyuru sistemlerinden birinin markası. (ticari marka) hoparlör sistemi tipi.

İngilizce Annoying Türkçe anlamı, Annoying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Annoying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Plaguy : Belalı. Baş belası olan.

Noisy : Patırtılı. Farfara. Yaygaracı. Gürültülü. Sesli. Velveleci. Şamatacı. Gürültücü.

Glaring : Işıl ışıl. Çok göze çarpan. Apaçık. Ters ters bakan. Cırtlak. Dik dik bakan. Çok parlak. Bariz. Göz kamaştırıcı.

Abrasive : Zımparalama malzemesi. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Taşlama malzemesi. Yıpratıcı. Aşındıran. Aşındırıcı. Törpüleyici. Zımpara, elmas tozu gibi, sürtünme yoluyla öğüten, bileyen, temizleyen ya da parlatan özdek. Aşındırıcı madde.

Flamboyant : Süslü püslü. Parlak. Hiddetli. Göze çarpan (renk). Anlı şanlı. Havalı. Frapan. Rengarenk. Aşırı davranışlarından dolayı göze çarpan. Şaşaalı.

Fraughts : Yüklü. Dolu. Endişe verici. Endişeli. Hileli kullanım.

Gripier : Spazma neden olan. Zahmetli. Ağrı yapan. Krampa neden olan. Başa bela olan. Spazm yapan.

 

Noisiest : Gürültülü. Gürültücü. Patırtılı. Farfara. Şamatacı. Yaygaracı. Velveleci. Sesli.

Annoyance : Kızgınlık. Baş belası. Üzüntü kaynağı. Rahatsızlık. Sıkıntı. Baş ağrıtma. Kızdırma. Sıkıntı kaynağı. Rahatsız etme.

Spoilsports : Oyunbozanlık. Oyunbozan. Tatsız kimse. Keyif kaçıran. Mızıkçı. Eğlence bozan kimse. Başkalarının keyfini kaçıran.

Annoying synonyms : nettlesome, vexatious, plaguey, teasing, depressive, cornered, geared up, noisier, fraughting, infernal, vexation, frustrating, fraught, irritating, ruffler, blah, doleful, distracting, inconvenient, provocations, chippies, dismals, exacerbating, violative, grayer, dolefuller, nerve wracking, fiddly, graceless, gnawing, red flag, dreariest, rufflers.

Annoying zıt anlamlı kelimeler, Annoying kelime anlamı

Agreeable : Hoş. İyi. Münasip. Hemfikir. Uzlaşmacı. Anlaşmaya hazır. Hazır. Uysal. Tatlı. Makbul.

Annoying ingilizce tanımı, definition of Annoying

Annoying kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Molesting. That annoys. Vexatious.