Aggro türkçesi Aggro nedir

Aggro ingilizcede ne demek, Aggro nerede nasıl kullanılır?

Aggradation : Tabakalaşma. Birikme.

Aggrandise : Zenginliğini çoğaltmak. Gücünü veya konumunu yükseltmek. Artırmak. Ayrıntı eklemek (ayrıca aggrandize). Genişletmek. Uzatmak. Çoğaltmak. Daha büyük yapmak. Bir şeyin daha yüce görünmesini sağlamak. Abartmak.

Aggrandised : Çoğaltılmış. Artırmak. Yüceltmek. Abartmak. Güçlendirilmiş (ayrıca aggrandized). Çoğaltmak. Büyütmek. Büyütülmüş. Abartılmış.

Aggrandisement : Agrandisman. Daha güçlü yapma. Yükseltme. Çoğaltma. Büyütme. Güç olarak yükselme eylemi. Zenginleşme (ayrıca aggrandizement). Abartma.

Aggrandize : Yüceltmek. Artırmak. Çoğaltmak. Abartmak. Büyütmek.

Aggrandized : Artırmak. Büyütmek. Büyütülmüş. Yüceltmek. Abartmak. Abartılmış. Güçlendirilmiş (ayrıca aggrandised). Çoğaltılmış. Çoğaltmak.

Aggrandizement : Agrandisman. Abartma. Çoğaltma. İtibarını yükseltme. Yükseltme. Büyütme.

Aggravated : Sinirli. Kötüleşmiş. Fenalaşmış. Daha şiddetli olmuş. Kızgın.

Aggravate : Azıştırmak. Şiddetlendirmek. Çileden çıkarmak. Kışkırtmak. Kızdırmak. Zorlaştırmak. Provoke etmek. Ağırlaştırmak. Azdırmak. Sinir etmek.

Aggrandizer : Büyütücü. Enine açıcı. Genişletici. Agrandizör. Yükseltici.

 

İngilizce Aggro Türkçe anlamı, Aggro eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aggro ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bantering : Şakalaşma. Şaka yapma. Şakacı. Takılma. Şakalaşarak.

Worsening : Kötüleşme. Kalitesizleşme. Kalitesi düşme. Ağırlaşan (durum). Bozulma. Kötüleşen.

Aggravating : Şiddetlendirici. Ağırlaştırıcı. Sinirlendirici. Kötüleştirici. Çileden çıkarıcı. Can sıkıcı. Cezayı arttırıcı. Ciddileştirici.

Aggravations : Çileden çıkarma. Şiddetlendirme. Kötüleşme. Ciddileştirme. Teşdid. Fenalaşma.

Heating : Teshin. Isıtıcı. Isıtan. Sofaj. Isıtma düzeni. Isınma. Bir tiyatroyu ısıtmada kullanılan döşem. Isıtma. Kızışma.

Weighting : Ağırlık verme. Bir ölçme aracını oluşturan sınar ya da ayrıçlara taşıdıkları ağırlığa göre değişik katsayı ya da sayılar verme. Ağırlıklandırma. Yüklemek. Ek vergin. Ağırlık yapmak. Ağırlık. Gramajını artırmak. Ağırlıklarına. Ağırlaştırmak.

Fretfulness : Sinirlilik. Huysuzluk. Endişeli olma durumu.

Charging : Şarj. İtham. Yükleme. Tahmil etme. Suçlama. Doldurma. Şarj eden. Yükleyen.

Annoyances : Kızgınlık. Rahatsız etme. Rahatsızlık. Üzüntü kaynağı. Sıkıntı. Sıkıntı kaynağı. Baş ağrıtma. Baş belası.

Aggro synonyms : enragement, infuriation, weightings, worsting, making angry, annoyance, exacerbating, exasperating, baitings, provocation, enraging, irritation, baiting, aggravation.