Kızdırma nedir, Kızdırma ne demek
Yerel Türkçe anlamı:
Sıtma : Çocuğu kızdırma tuttu.
Üzüm çubuklarını köklendirmek için yere gömme işlemi, daldırma.
Sirke yapmak için üzüm cibresinin üzerine su dökülüp örtülerek ekşimeye bırakılması işlemi : Kızdırma sirke çabuk oluyor.
Ateş, yüksek vücut ısısı.
Diğer sözlük anlamları:
Hastalık ateşi
Kızdırma kısaca anlamı, tanımı:
Kızdırmak : Isıtmak. Kızmasına neden olmak, kızmasını sağlamak. Öfkelenmesine neden olmak, öfkelendirmek, sinirlendirmek.
Yüz kızdırmak : Utanmayı göze almak.
Üzüm : Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.
Çubuk : Körpe dal. Kumaşta düz çizgi. Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey. Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası.
Köklendirmek : Kök vermesini sağlamak. Bir ağacın aşı yerini, aşı filizinin kök salması için toprağa gömmek.
Gömme : Mayalı, mayasız, yağlı veya yağsız olarak yapılmış olan bir tür kül pidesi. Gömmek işi. Güzün veya kışın ekilen ekin. Defnetme, tedfin. Üzerinde bulunduğu yüzeyin içine gömülmüş olan.
Daldırma : Bu yolla daldırılan dal. Bir dalı gövdeden ayırmadan toprağa gömerek köklenmesini sağlama yolu. Daldırmak işi. Cam veya seramikten yapılmış bir tür kulplu kap.
Vücut : İnsan veya hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.
Ateş : Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Büyük üzüntü, acı. Tehlike, felaket. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Patlayıcı silahların atılması. Coşkunluk. Öfke, hırs, hınç.
Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Erdemli, faziletli. Etkili. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Güçlü, şiddetli. Derece veya makamı bakımından üstün.
Kızdırma ile ilgili Cümleler
- Tom'u kızdırmamaya çalışıyorum.
- Soru, onları kızdırmadan nasıl hayır denir.
- Yapmak istemediğin şey Tom'u kızdırmak.
- Sanırım Tom'u kızdırmak için bir şey yaptım.
- Tom'u kızdırmamalıydık.
- Bir köpeği kızdırma. Seni ısırabilir.
- O şakalarla beni kızdırma.
Diğer dillerde Kızdırma anlamı nedir?
İngilizce'de Kızdırma ne demek? : n. making hot, making angry, annoyance, aggravation, provocation, aggro, baiting
Fransızca'da Kızdırma : échauffement [le], faire irriter
Almanca'da Kızdırma : n. Uzerei
Rusça'da Kızdırma : n. накаливание (N)


Bu kısımda Kızdırma nedir? Kızdırma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kızdırma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kızdırma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.