Gömme nedir, Gömme ne demek

"Gömme" ile ilgili cümle

  • "Kızı artık uyuduğu yere temelli gömmeye hazırlanıyordu." - O. C. Kaygılı
  • "Gömme banyo. Gömme dolap."

Yerel Türkçe anlamı:

Patlıcan yemeği.

Kışın ekilen ekin.

Toprağa gömülerek bekletilen kavun karpuz.

Yağ ve ayranla karıştırılmış ekmek.

Patlıcan, biber, patates ve benzeri şeylerin külde pişirilmesi.

Sonbaharda ekilen ekin.

Kazılarak açılan kaynak, pınar.

Kömbe, hamurdan yapılmış olan etli ve tatlı bir yemek

1.bk.gömbe (I)-

Poğaça denilen bir çeşit börek.

Toprak altına gömülerek saklanmış para ya da değerli şeyler, define

At arabalarının sandığı üzerindeki babutun altında olan parça.

Mayalı ya da mayasız, yağlı ya da yağsız olarak yapılmış olan bir çeşit kül pidesi, ekmeği.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

P —> F(P) indirgenmiş dönüşümü homeomorfîzim olacak biçimde birebir bir F : P —> M daldırması.

iki küme arasında bir gömev bulma.

[Bakınız: gömev]

Bilimsel terim anlamı:

genel uygulayım: Bir nesnenin üzerinde yarık açılmış ya da önceden bir boşluk bırakılmış başka bir nesne içine yerleştirilmesi.

 

doğramacılık: Bir tahta parçasının daha geniş bir parça üzerine açılmış yarığa düz olarak, zıvana dili olmadan girmesiyle oluşan birleşme biçimi.

İngilizce'de Gömme ne demek? Gömme ingilizcesi nedir?:

embedding, imbedding, counterpart, insert, countersink

Osmanlıca Gömme ne demek? Gömme Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

havşa

Gömme anlamı, tanımı:

Gömme ayak : Yarım ayak.

Gömme balkon : Dış yüzeyden dışarı taşmayan, evin kullanım alanı içinde kalarak yapılmış balkon.

Gömme banyo : Çini vb. bir madde ile kaplanıp gömülü olarak yerleştirilmiş olan banyo teknesi.

Gömme dolap : Duvarın içine yerleştirilmiş dolap, yerli dolap.

Gömme kilit : Gövdesi kapak veya çekmecenin kenarına açılan yuvaya gömülerek takılan kilit.

Gömmek : Birinden daha çok yaşamak. Bir nesnenin içine yerleştirmek, batırmak. Yerin altına koyarak üstünü toprakla örtmek. Bir ölüyü toprağın içine yerleştirmek, defnetmek. Bir cenazeyi kaldırmak. Birinin cenaze törenine katılmak.

Sandığa gömmek : Seçimde ağır yenilgiye uğratmak.

Defnetme : Defnetmek işi.

Tedfin : Gömme.

Mayalı : İçine maya karıştırılmış. Daire şeklinde açılan mayalanmış hamurun, sac veya fırında pişirilmesiyle elde edilen ekmek. Maya ile ekşiyip kabarmış.

Mayasız : Kötü huylu. İçinde maya bulunmayan.

Yağlı : Besili, semiz. Bol ve kolay kazanç sağlayan. Üzerinde veya içinde yağı olan. Yağla yapılmış. Yağı çok olan. Yağdan kirlenmiş veya lekelenmiş olan.

Yağsız : Yağı olmayan. İnce, zayıf. İçine yağ konulmamış, yağ ile yapılmamış. Yağı az.

Pide : Mayalı hamurdan yapılan, isteğe göre üzerine yumurta, kıyma, peynir, pastırma vb. konarak pişirilen, ince, yayvan yiyecek.

 

Güzün : Güz mevsiminde, sonbaharda.

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

Kışın : Kış mevsiminde, kış süresince.

Ekin : Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum. Kültür, hars.

Gömme makara : Sürme kapaklarda kapağa açılmış yuvaya konan ve hareketi sağlayan makara.

Gömme sütun : (Mimarlık) Antik, Uyanış Çağı ve klasikçi mimarlık yapıtlarında, yarısı duvara gömülmüş gibi duran, taşıyıcı görevi olmayan, süs öğesi olarak konmuş yarım sütun.

Gömme tavı : Kışın ekilen ekin.

Gömmece : Kışın ekilen ekin. Kazık ile açılan çukura tohum gömme: Bamyayı gömmece ettim. bk. gömme (V)-2. İçel şehrinde, Gülek bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu şehrinde, Kuzyaka bucağına bağlı bir bölge.

Gömmetaş : Diyarbakır şehri, Pirinçlik nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Gömme ile ilgili Cümleler

  • Onun görevi ölü hayvanları gömmektir.
  • En kısa sürede her şeyi geçmişe gömmek istiyorum.
  • Kafanı kuma gömmeyi bırak.
  • Kitaplık gömmedir.
  • Köpek, kemiğini bahçeye gömmekle meşguldü.
  • Tom, Mary ve Mary'nin arkadaşı üç kişi gömmeli batak oynuyorlar.
  • Bir ölüyü gömmeden bırakmak profanlıktır.

Diğer dillerde Gömme anlamı nedir?

İngilizce'de Gömme ne demek? : [gomme (f) ] n. rubber, gum, eraser

v. rub out, gum, erase

n. rubber, gum; eraser; tyre, tire

Fransızca'da Gömme : inhumation [la], enterrement [le], encastré/e, sépulture [la]

Almanca'da Gömme : n. Beerdigung, Begräbnis, Beisetzung, Bestattung, Grablegung

adj. eingebaut

Rusça'da Gömme : n. погребение (N), встраивание (N), встройка (F)

adj. встроенный