Embarrassing türkçesi Embarrassing nedir

  • Mahçup edici.
  • Zor duruma sokan.
  • Yüz kızartıcı.
  • Can sıkıcı.
  • Utandırıcı.
  • Huzursuz edici.
  • Mahcup edici.

Embarrassing ile ilgili cümleler

English: Please stop embarrassing yourself.
Turkish: Lütfen kendini utandırmayı kes.

English: This is the most embarrassing moment of my life.
Turkish: Bu, hayatımdaki en utanç verici andı.

English: Something embarrassing happened last week.
Turkish: Geçen hafta can sıkıcı bir şey oldu.

English: It's an embarrassing question.
Turkish: İnsanı utandıracak bir soru.

English: Stop embarrassing me.
Turkish: Beni mahcup etmeyi bırak.

Embarrassing ingilizcede ne demek, Embarrassing nerede nasıl kullanılır?

Embarrassing question : Tedirgin edici soru. Yanıtlayıcıdan kişisel ve özel yaşamına ilişkin ya da çoğunlukça benimsenmiş kanılara aykırı konularda bilgi isterken uygun dile getirilmediği için yanlılığa yol açan soru.

Embarrassingly : Utandırıcı bir şekilde.

Embarrass de richesse : Şaşırtıcı fazlalık.

Embarrass : Para sıkıntısına düşürmek. Mahcup etmek. Sıkıntıya sokmak. Rahatsız etmek. Utandırmak. Para sıkıntısı çekmek. Bozmak. Sıkıntı vermek. Şaşırtmak. Bozum etmek.

Embarrassed : Çekingen. Mahcup. Mahçup. Gırtlağına kadar borca batmış. Sıkılgan. Utanmış. Para sıkıntısı içinde olan. Eli darda. Utangaç.

 

Being embarrassed : Utanma. Yüzü kızarmış olma. Utanmış olma. Yüzü kızarma. Yüzü kızartılma. Utandırılma. Utandırılmış olma.

Embarrassments : Parasızlık. Utanç duygusu. Şaşkınlık. Mahcubiyet. Rahatsızlık. Sıkıntı. Utanma. Bozum. Mahcup olma. Bozuntu.

Be embarrassed : Morarmak. Bozulmak. Mahcup kalmak. Bozum olmak. Mahcup olmak. Mahcup edilmek. Utanmak.

Embarrassed him : Onu bozdu. Onu utandırdı. Onun yüzünü kızarttı. Onu mahcup etti.

Embarrassedly : Utanarak. Sıkılmışcasına. Utangaç bir şekilde. Mahcup olarak. Bozulmuş bir şekilde. Mahcup edilmişcesine. Utanç içinde. Yüzü kızararak. Engellenmiş şekilde. Morartılmışcasına.

İngilizce Embarrassing Türkçe anlamı, Embarrassing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Embarrassing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Displeasing : Nahoş. Gücendirme. Gücendiren. Kızdıran. Hoşa gitmeyen.

Chippies : Balık ve patates kızartması satılan yer. Sarhoşluktan olan. Bir tür amerikan serçesi. Çentik. Tatsız. Çentikli. Serçe.

Shaming : Rezil eden. Utandıran. Utanca sebep olan. Aşağılayıcı. Küçük düşürücü.

Annoying : İzaç. Sıkıntılı. Göze batan. Taciz edici. Rahatsız edici. Baş ağrıtıcı. Sinir bozucu. Sinirlendirme. Başağrıtıcı. Sıkıntı veren.

Inglorious : Tanınmamış. Gösterişsiz. Şerefsiz. Mütevazı. Onursuz. Ayıp. Belirsiz. Utanç verici.

Dishonorable : Şerefsiz. Namussuz. Haysiyetsiz. Rezil. Ciğeri beş para etmez. Alçak. Güvenilmez. Dürüst olmayan. Şerifsiz.

Reproachful : Kınayan. Sitem dolu. Sitem eden. Sitemkar. Ayıp. Sitemli.

 

Indecorous : Ayıp. Yakışıksız. Edebe aykırı. Topluma ters düşen. Münasebetsiz. Yakışmaz. Ters. Yakışık almayan. Uygunsuz.

Blushing : Sütlenme. Yüzü kızaran. Efendi. Kızarma. Terbiyeli. Utanarak. Ahmaklık. Utanan.

Opprobrious : Aşağılayıcı. Hakaret dolu. Ayıp. Utanç verici.

Embarrassing synonyms : hard, shameful, unenviable, galling, infamous, mortifying, fiddly, dishonourable, dreary, disgraceful, chippy, aggravating, depressives, awkward, ignoble, unpleasant, gripier, depressive, boring, gripiest, sticky, blah, comfortless, discreditable, bothersome, disagreeable, ignominious, humbling, difficult.

Embarrassing zıt anlamlı kelimeler, Embarrassing kelime anlamı

Easy : Sakin. Huzurlu. Sorunsuz. Rahat. Doğal. Serbest. Kolayca. Bir oyun çalışması olurken yapılan ihtar. Rahatlıkla.

Pleasant : Zevkli. Canayakın. Keyifli. Gökçe. Latif. Hoş. Sevimli. İç açıcı. Sıcak. Yakın.