Displeasing türkçesi Displeasing nedir

Displeasing ingilizcede ne demek, Displeasing nerede nasıl kullanılır?

Displease : Hoşa gitmemek. Canını sıkmak. Kızdırmak. Sinirlendirmek. Gücendirmek. Darıltmak. Hoşuna gitmemek.

Displeased : Dargın. Hoşnutsuz. Memnuniyetsiz. Kırgın. Gücendirilen. Gücenmiş. Gücendirilmiş.

Displeased at : Gücenmiş.

Displeased with : Gücenmiş.

Displeasedly : Dargın bir halde. Hoşnutsuz olarak.

Be displeased with : Dudak bükmek. Memnuniyetsizlik göstermek. Burun bükmek. Memnun olmamak. Burun kıvırmak.

Displeases : Hoşuna gitmemek. Hoşa gitmemek. Sinirlendirmek. Gücendirmek. Canını sıkmak. Darıltmak. Kızdırmak.

Displeasures : Hoşnutsuzluk. Gücenme. Öfke. Kırılma. Memnuniyetsizlik. Beğenmeme. Hoşa gitmeme. Kızma.

Displeasure : Kırılma. Kızma. Öfke. Beğenmeme. Hoşa gitmeme. Gücenme. Memnuniyetsizlik. Hoşnutsuzluk.

Be displeased : Bozuk çalmak.

İngilizce Displeasing Türkçe anlamı, Displeasing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Displeasing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aggravating : Kötüleştirici. Şiddetlendirici. Ciddileştirici. Çileden çıkarıcı. Kötüleştirme. Sinirlendirici. Cezayı arttırıcı. Ağırlaştırıcı.

 

Grating : Kulağı tırmalayan. Beyaz ışığı renklere ayırmak için nesne merceklerinin ya da aynaların önüne konulan koşut teller örgüsü. tel yerine ince çizgiler de kullanılır. Boru süzgeci. Sahnede çit duygusunu veren kafes. Pencere kafesi. Sahne çiti. Kafes. Gıcırdayan. Sahnenin tehlikeli kesimlerinde bulunan koruyucu parmaklık.

Ugly : Ters. Aksi. Biçimsiz. Çirkin. Sakil. Fırtınalı. Pis. Huysuz. Aybacar.

Offending : Sorun yaratan. İncitici. Kırıcı. Karşı koyan. Rencide edici. İç acıtıcı.

Against the grain : Kişiliğine aykırı. Tersine. İsteksizce. Topluma aykırı. Geleneklere aykırı. Doğasına aykırı.

Murky : Bulutlu. Kasvetli. Kapalı. Karanlık. Belirsiz. Anlaşılması güç. Utanç verici. Bulanık. Şüpheli.

Unlikable : İtici. Hoş olmayan. Sevimsiz.

Exasperating : Rahatsız edici. Kızdırma. Çileden çıkaran. Öfkelendiren.

Unpleasant : Hoş olmayan. Çirkin. Antipatik. Sıkıcı. Kaba. Fena. Aynasız. Tatsız. Sevimsiz.

Boring : Sondaj. Boğucu. Delik. Bıktırıcı. Bayıcı. Usandırıcı. Tuzsuz. Sıkıcı. Bıktıran.

Displeasing synonyms : embitterment, galling, infuriating, nastiest, offence, nasty, nail biting, ingrateful, depressives, blah, depressive, unenviable, vexing, discomfortable, ungratifying, undesirables, chippy, dreary, nice, gripier, embarrassing, gripiest, chippies, distasteful, embittering, disconcerting, scuzzy, off putting, bothersome, annoying, maddening, undesirable, graceless.

Displeasing zıt anlamlı kelimeler, Displeasing kelime anlamı

Beautiful : Tatlı. Nefis. Gül gibi. Çok iyi. Hoş. Ahım şahım. Güzel. Gökçe. Biçimli. Ahu gibi.

Pleasant : İç açıcı. Yakın. Şirin. Samimi. Hoş. Sevimli. Tatlı. Zevkli. Sıcak. Latif.

Pleasing : Mutluluk verici. Bağlayıcı. Tatlı. Hoşa giden. Sevindirici. Hoş. Memnuniyet verici. Sevimli.

Displeasing ingilizce tanımı, definition of Displeasing

Displeasing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Causing displeasure or dissatisfaction. Offensive. Disagreeable.