Grating türkçesi Grating nedir
- Beyaz ışığı renklere ayırmak için nesne merceklerinin ya da aynaların önüne konulan koşut teller örgüsü. tel yerine ince çizgiler de kullanılır.
- Pencere kafesi.
- Nahoş.
- Boru süzgeci.
- Şebeke.
- Cırlak.
- Taban ızgarası.
- Gıcırdayan.
- Izgara.
- Parmaklık.
- Demir parmaklık.
- Kulağı tırmalayan.
- Ağ.
- Uzay, tiyatro alanlarında kullanılır.
- Rendeleme.
- Sahnenin tehlikeli kesimlerinde bulunan koruyucu parmaklık.
- Sahne parmaklığı.
- Sahne çiti.
- Kafes.
- Sahnede çit duygusunu veren kafes.
Grating ile ilgili cümleler
English: Koum's family had to rely on food stamps after emigrating from Ukraine to the United States.
Turkish: Koum'un ailesi Ukrayna'dan Amerika Birleşik Devletlerine göç ettikten sonra yemek fişlerine güvenmek zorundaydı.
English: He should be rich: he has had every opportunity since immigrating.
Turkish: O zengin olmalı: göçten beri eline her fırsat geçti.
English: A cacophony is a mixture of grating noises.
Turkish: Kakofoni ızgara seslerin bir karışımıdır.
English: Migrating birds are flying south.
Turkish: Göç eden kuşlar güneye uçuyorlar.
Grating ingilizcede ne demek, Grating nerede nasıl kullanılır?
Grating spectrum : Ağ tayfı. Ağ izgesi. Şebeke tayfı. Optik ağlardan elde edilen tayf.
Concave grating : Konkav şebeke. Çukur bir yansıtıcı yüzey üzerine çizilmiş koşut çizgilerden oluşan ışık ağı. Çukur ağ. Konkav şebeke.
Crystal grating : Kristal ağı. Buzsulların yapısal düzenlenimleri ile x-ışınları için oluşturdukları kırınım ağı. Buzsul ağı.
Diffraction grating : Bir ışık demetimi oluşturan değişik dalga boylu ışınımları ayırarak, demetin izgesini elde etmek için kullanılan ve saydam bir yaprak üzerine çok sık ince koşut çizgiler çizerek elde edilen gereç. Kırınım ağı. Kimimi ağı. Optik ağ. Dağıtma ızgarası. Kırılma ızgarası.
Reflection grating : Yansımalı ağ. Metal ya da cam gibi yansıtıcı bir yüzeye çizilen koşut çizgilerden oluşmuş ışık ağı. Yansımalı şebeke.
Gratingly : Yıpratıcı bir şekilde. Baskıcı bir şekilde. Ahenksiz bir şekilde. Rahatsız edici bir şekilde. Kulak tırmalayıcı bir şekilde. Gıcırdayarak.
Cointegrating regression : Eştümleşim bağlaşımı.
Cointegrating vector : Eştümleşim yöneyi.
Gratings : Kulağı tırmalayan. Parmaklık. Kafes. Taban ızgarası. Demir parmaklık. Rendeleme. Boru süzgeci. Izgara. Şebeke. Pencere kafesi.
Cointegrating rank test : Eştümleşim kerte sınaması.
İngilizce Grating Türkçe anlamı, Grating eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Grating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Filets : Fileto. File.
Rudest : İlkel. Nezaketsiz. Hödük. Cahil. Sapasağlam. Hantal. Vahşi (bölge). Terbiyesiz. Bet (ses).
Crotch : Çatal (ağaç). Pantolon ağı. Apışlık. Çatal ağaç. Ağ kısmı. Dalın ağaç gövdesinden ayrıldığı yer. Çatal. Apış. Kasık. Kalça.
Nettler : Kazanmak. Kar etmek. Ağ yapmak. Tül. Öfkelendiren şey veya kimse. Sinirlendiren şey. Sokan hayvan. Tuzağa düşürmek. Kızdıran kimse.
Grisly : Tüyler ürpertici. Dehşet verici. Ürkütücü. Korkunç. Tatsız.
Gang : Sürü. Arkadaş türkümü. İşbirliği yapmak. İş postası. Genellikle toplumsal çevrece onanmayan ortak bir amacın ve yüz yüze ilişkilerin birleştirip sıkı sıkıya birbirine bağladığı bireylerden oluşan küme. (özellikle suçlu çeteleri'ni anlatmak için kullanılır.). Çete. Takım. Avene. Güruh.
Creaky : Kuşkulu. Gıcırtılı. Şüpheli. Harap. Boğuk.
Barbecue : Açık hava ızgarası. Üstüne baharatlı bir sos dökerek eti ızgarada kızartmak. Açık hava ızgarada pişirmek. Barbekü sosuyla pişirmek. Közlemek. Barbekü yapmak. Izgara yapmak. Açık havada ızgarada yemek pişirmek. Güneşte kurutmak (kahve).
Jangly : Rahatsız edici. Uyumsuz. Rahatsız edici bir şekilde (ses). Gıcırdayarak. Gürültüyle. Sinirli bir şekilde. Sinir bozucu. Madeni sesi olan.
Grating synonyms : cooking stove, gnashing, nasty, screechiest, dragnets, broiler, loathsome, netts, bannisters, shriller, murky, objectionable, coops, grille, meshwork, garish, strident, bunt, screechy, disagreeable, shrewing, nett, fencings, cobweb, cooping, squeaker, shrew, bannister, gin, grids, creaking, shrill, scurrile.
Grating zıt anlamlı kelimeler, Grating kelime anlamı
Euphonious : Hoş sesli. Ahenkli. Sesi kulağa hoş gelen.
Grating ingilizce tanımı, definition of Grating
Grating kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A system of close equidistant parallel lines or bars, esp. lines ruled on a polished surface, used for producing spectra by diffraction. Gratings have been made with over 40,000 such lines to the inch, but those with a somewhat smaller number give the best definition. A partition, covering, or frame of parallel or cross bars. Making a harsh sound. That grates. A latticework resembling a window grate. A harsh sound caused by attrition. Harsh. As, the grating of a prison or convent.

Bu kısımda Grating kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Grating ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Grating anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Grating ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.