Displeasure türkçesi Displeasure nedir

Displeasure ile ilgili cümleler

English: A frown may express anger or displeasure.
Turkish: Kaş çatma öfke ya da hoşnutsuzluk ifade edebilir.

English: A midnight telephone call gives us both shock and displeasure.
Turkish: Bir gece yarısı telefon konuşması bize hem şok hem de hoşnutsuzluk verir.

Displeasure ingilizcede ne demek, Displeasure nerede nasıl kullanılır?

Displeasures : Hoşnutsuzluk. Kızma. Beğenmeme. Gücenme. Kırılma. Hoşa gitmeme. Memnuniyetsizlik. Öfke.

Displease : Kızdırmak. Canını sıkmak. Hoşa gitmemek. Hoşuna gitmemek. Gücendirmek. Darıltmak. Sinirlendirmek.

Displeased : Gücenmiş. Memnuniyetsiz. Hoşnutsuz. Gücendirilen. Kırgın. Dargın. Gücendirilmiş.

Displeased at : Gücenmiş.

Displeased with : Gücenmiş.

Be displeased : Bozuk çalmak.

Displeasing : Nahoş. Gücendiren. Can sıkıcı. Hoşa gitmeyen. Gücendirme. Kızdıran.

Be displeased at : Memnun olmamak.

Displeasedly : Dargın bir halde. Hoşnutsuz olarak.

Displeases : Hoşa gitmemek. Canını sıkmak. Hoşuna gitmemek. Darıltmak. Kızdırmak. Gücendirmek. Sinirlendirmek.

İngilizce Displeasure Türkçe anlamı, Displeasure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Displeasure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Diffraction : Kırınma. Kırınım. Bir örütün atomlarından saçılan ya da çok küçük bir delikten geçen elektromıknatıssal dalgaların düz yollarından saparak yayılmaları ve girişim oluşturmaları. Işığın ya da başka bir dalganın dar bir yarıktan ya da çizikli bir yüzeyden geçince doğru yolundan ayrılarak gölge içinde girişim saçakları oluşturması. Dağılma. Kırılım. Saptırma. Bir ışık demetinin daracık bir yarıktan, keskin bir kenardan geçip ya da ufak bir cismi dolanıp bir yüzeye düştüğünde ortaya çıkan olay. Bir ışınımın yayılma doğrultusunun, dalgaların engellerle sınırlı olmaları durumunda, ışınımın dalgasa! yapısı ile belirlenmiş bir biçimde sapması.

Aversion : Tiksinmek. İğrenç şey. Yıldızı barışmama. Nefret. Sevmeme. Sevimsiz tip. Hiç hoşlanmama. İsteksizlik. İğrenme. İstikrah.

Disapprobations : Beğenmeyiş. Tasvip etmeme. Benimsememe. Uygun bulmama. Tenkit. Kınama.

Disfavor : Gözden düşmek. Gözden düşürmek. Beğenilmeme. Hoşlanmama. Hoşlanılmama. İtibarsızlık. Gözden düşme.

Censoriousness : Aşırı eleştirel olma durumu. Tenkitçilik. Onaylamama.

Inflammations : Tutuşturma. İltihap. Yalazlanma. Yangı. Coşma. Tutuşma. Alevlendirme. Enflamasyon. Alevlenme.

Tiff : Darılmak. Gücenmek. Atışma. Darılma. Ufak anlaşmazlık. Kızmak. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Tartışma.

Tiffs : Kızmak. Atışma. Gücenmek. Darılmak. Ufak anlaşmazlık. Tartışma. Darılma. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma.

Aversions : Hoşlanmama. Tiksinmek. İstikrah. İsteksizlik. Yıldızı barışmama. İğrenme. İğrenç şey. Hiç hoşlanmama. Tiksinme.

 

Disapprobation : Tenkit. Tasvip etmeme. Benimsememe. Uygun görmeyiş. Kınama. Uygun bulmama. Beğenmeyiş.

Displeasure synonyms : dander, crashes, crushing, displeasures, breakup, resentment, furies, offence, antipathies, distaffs, breakings, discontentments, offences, crash, brack, breaking, resentments, discontent, tiffing, offense, glowing, disfavour, breakages, becoming hot, anger, disfavors, disaffection, discontents, dandered, disliking, diffractions, disaffections, being smashed.

Displeasure zıt anlamlı kelimeler, Displeasure kelime anlamı

Satisfaction : Kefaretin ödenmesi. Memnun etme. Hoşnutluk. Ödeme. Kanaat. Doygunluk. (bir talebi) yerine getirme. Tarziye. Tazmin. Düello yaparak şerefini koruma.

Displeasure ingilizce tanımı, definition of Displeasure

Displeasure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The feeling of one who is displeased. Indignation. To displease. Dissatisfaction. Disapprobation. Disfavor. Dislike. Irritation or uneasiness of the mind, occasioned by anything that counteracts desire or command, or which opposes justice or a sense of propriety.