Beef türkçesi Beef nedir

Beef ile ilgili cümleler

English: "What did you have for lunch?" "Roast beef and chicken with teriyaki sauce on rye bread."
Turkish: "Öğle yemeğinde ne vardı?" "Çavdar ekmeği üzerine teriyaki sosu ile biftek ve tavuk."

English: Have you got any preference between beef and lamb?
Turkish: Dana ve kuzu eti arasında herhangi bir tercihin var mı?

English: Can I get a kilo of beef steaks please?
Turkish: Bir kilo biftek alabilir miyim, lütfen?

English: He began to raise beef cattle.
Turkish: O, besi sığırı yetiştirmeye başladı.

English: Africa is exporting beef to Europe.
Turkish: Afrika Avrupa'ya sığır eti ihraç ediyor.

Beef ingilizcede ne demek, Beef nerede nasıl kullanılır?

Beef about : Dırdır etmek. Yakınmak. Şikayet etmek.

Beef cattle : Eti için yetiştirilen sığır. Etçi sığır. Sığır. Yalnızca et verim kabiliyeti için yetiştirilen ve süt verim kabiliyeti oldukça düşük olan sığır ırkları. Et sığırı. Et danası.

Beef consomme : Sığır eti konsome.

Beef soup : Haşlanmış et ve diğer içeriklerle yapılan çorba. Et çorbası.

Beef steak : Büyükbaş hayvanlarda, vücudun yumuşak bölgelerinden çıkarılmış, yağları temizlenmiş ve dövülmüş et preparatı. Biftek.

 

Beef tallow : Sığır etinden elde edilen donyağı.

Beef up : Güçlenme. Genişleme. Kuvvetlendirmek. Güçlendirmek.

Beef tapeworm : Yassı solucanlar (platyhelminthes) sınıfının, şeritler (cestodes) takımından, kabarcıklı solucan evresinde sığırlarda, ergin evrede insanların bağırsağında yaşayan, 4-10 m kadar uzunlukta, bulaşık sığır etinin iyi pişmeden yenmesiyle insanlara geçen bir ilkel solucan türü. Ergini insanların ince bağırsağında, kurtçuğu sığırda yaşayan, çiğ ya da az pişirilmiş sığır etiyle bulaşan, 4-12 m. uzunluğunda şerit; aptesbozan, silahsız tenya, sığır şeridi. Taenia saginata. Sığır tenyası. Erişkinleri insanların ince bağırsaklarında, cysticercus bovis adlı larvası sığırların çizgili kaslarında bulunan, insanlara çiğ veya az pişmiş sığır etinin yenmesiyle bulaşan taenia cinsinden bir sestod türü, et şeridi, afrika tenyası, silahsız şerit, taenia saginata, taenia mediocanellata, taenia philippina, taenia africana, taenia cucurbitina. Et şeridi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Beef up the force : Kuvveti arttırmak. Gücü arttırmak.

Beef tea : Sığır eti suyu. Et suyu.

İngilizce Beef Türkçe anlamı, Beef eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beef ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Puled : Çocuk gibi ağlamak. Ağlamak. Zırlamak.

Corn beef : Konserve sığır eti.

Pule : Çocuk gibi ağlamak. Ağlamak. Zırıldamak. Zırlamak.

Corned beef : Sığır konservesi. Konserve sığır eti.

Beefing : Söylenme. Dırdır etme. Şikayet etme. Dırıltı.

 

Cattalo : Bufalo ve ineği çapraz şekilde çiftleştirerek yaratılan sığır türü.

Whines : Haykırmak. Ciyak ciyak bağırmak. Mızmızlanmak. Sızlamak. İnlemek. Nağme yapmak. Ağlamsamak. İniltiler çıkarmak.

Whimpers : İnlemek. Sızlamak. Hafif hafif yakınmak. Ağlamak. Hıçkırarak ağlamak. Mırıldanmak. İnleme. Mızırdanma. Hafifçe inlemek.

Durham : Connecticut eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Abd'nin değişik eyaletlerindeki birkaç şehir ismi. İngiltere'de bir vilayet. Kansas eyaletinde şehir. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. İngiltere'de şehir. İngiltere'de yerleşim yeri. North carolina eyaletinde şehir. North carolina eyaletinde yerleşim yeri.

Belly : Karnı. Mide. Şişmek. İştah. Karın. Gövdenin, kaburga alt kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Biyoloji, jimnastik alanlarında kullanılır. Ahenk tahtası. Telli çalgının ön kısmı.

Beef synonyms : santa gertrudis, beef loin, aberdeen angus, black angus, boeuf, charolais, cut of beef, texas longhorn, bos taurus, whimpering, meats, bemoan, bellies, myo, crab, bellying, kine, bleat, shorthorn, cows, complained, yammer, whimper, pules, groans, flesh, beefs, galloway, beefalo, salmagundis, puling, bleated, beef cattle.

Beef zıt anlamlı kelimeler, Beef kelime anlamı

Cheer : Desteklemek. Avutmak. Yüreklendirmek. Yardım etmek. Bağırarak ya da alkışlayarak yüreklendirmek. Keyif. Alkışlamak. Teşvik etmek. Neşelendirmek. Teselli etmek.

Beef ingilizce tanımı, definition of Beef

Beef kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., an ox or cow fattened for food. Of, pertaining to, or resembling, beef. An animal of the genus Bos, especially the common species, B. taurus, including the bull, cow, and ox, in their full grown state.