Et nedir, Et ne demek
- İnsanlarda, hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka

- Meyvelerde çekirdekle deri arasındaki bölüm.
- Ten.
- Kasaplık hayvanlardan sağlanan kaslardan oluşmuş besin maddesi.
"Et" ile ilgili cümle örnekleri
- "Gömleği yırtılmış, eti görünüyor."
- "Bu zeytinde et denecek bir şey yok."
- "Bu koyunda hiç et yok, pek zayıf."
Veterinerlik alanındaki anlamları:
ve.
Yerel Türkçe anlamı:
Etmek, yapmak
İngilizce'de Et ne demek? Et ingilizcesi nedir?:
et
Osmanlıca Et ne demek? Et Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
lahm
Et hakkında bilgiler
Et, İnsanlarda, hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabakaya, kasaplıkta ise hayvanlardan sağlanan kaslardan oluşmuş besin maddesine denir.
Et, protein bakımından oldukça zengin olduğundan ve damak zevkine uyduğundan Türkiye'de sıkça tüketilen bir besin kaynağıdır. Sığır eti ve Koyun eti en çok tüketilen et türü olsa da yavruları olan dana ve kuzu da oldukça rağbet görmektedir. Yine bu gruba giren Keçi, Deve ve Geyik gibi etler ise gerek ekonomik koşullar, gerekse geleneksel alışkanlıklar nedeniyle fazla tercih edilmez. Kırmızı Et grubuna giren bu etler dışında tavuk ve balık eti tüketimi de oldukça yaygındır. Son yıllarda ülke çapında hindi, devekuşu ve off-shore yetiştirilen kültür balıkları gibi alternatif beyaz et türevleri de ciddi anlamda pazar bulmaya başlamıştır.
Et ile ilgili Cümleler
- Devam et, Tom, dinliyorum.
- Et biraz sertmiş.
- Dene ve dikkat et.
- Et bu günlerde pahalı.
- Onun yaraları et yiyen kurtçuklarla istila edildi.
- Beni takip et ve korkma.
- Neden bazı insanlar et yemenin manevi açıdan yanlış olduğunu düşünüyor?
- Et bozuldu.
- Bir çözüm bulamıyorum. Bana yardım et.
- Katılmaları için herkesi teşvik et.
Et tanımı, anlamı:
Et bağlamak : Şişmanlamak. yara kapanmak.
Et tırnak olmak : Sıkı aile bağı kurmak.
Et ne kadar arık olsa üstüne ekmek yaraşır : "bilgili ve görgülü kişi, iş başında ve zengin olmasa da bilgisiz ve görgüsüz kişilerin üstünde yer alır" anlamında kullanılan bir söz.
Et tırnaktan ayrılmaz : "yakın hısımlar arasındaki bağ kolay kolay kopmaz" anlamında kullanılan bir söz.
Et tutmak : Et bağlamak.
Ete kemiğe dönüştürmek : Canlandırmak.
Eti budu yerinde : Şişmanca, tombul.
Eti kemiği : Esası, ana özelliği, asıl ağırlığı.
Eti kemiğine yapışmak : Çok zayıflamak.
Eti ne budu ne : "yaşı küçük" anlamında kullanılan bir söz. "imkânları, gücü sınırlı, parası az" anlamında kullanılan bir söz.
Etinden et koparmak : Çok acı vermek.
Etle tırnak arasına girilmez : "aile anlaşmazlıklarında bir yanı tutmak doğru değildir" anlamında kullanılan bir söz.
Etle tırnak gibi : Birbirlerine candan bağlı, sıkı ilişkili.
Etten duvar örmek : Korumak amacıyla çevresinde kalabalık insan birikmek.
Etten önce çömleğe düşmek : Bir işte bilgisiz veya yetkisiz olmasına rağmen herkesten önce ortaya atılmak.
Et beni : Deri dokusunun anormal büyüyüp yağlanmasıyla oluşan kabarcık.
Et kafalı : Anlayışsız, kaba. Budala, enayi.
Et kesimi : Hristiyanların büyük perhize girmek üzere bulundukları günler, et kırımı, apukurya.
Et kırımı : Et kesimi.
Et lokması : Kemiksiz ve yağsız kuşbaşı etten yapılmış olan bir tür yemek.
Etobur : Dişleri et yiyecek biçimde gelişmiş, omurgalı, memeli (hayvan), etçil, karnivor.
Et sığırı : Eti için beslenen sığır.
Et sineği : Kül rengi et sineği.
Et sotesi : Sote.
Et suyu : İçinde et kaynatılmış su.
Et şeftalisi : Eti çekirdeğinden ayrılmayan bir tür şeftali (Prunus persica duracina).
Et tavuğu : Eti için beslenen tavuk.
Et toprak : Yumuşak, kırmızı ve özlü toprak.
Et unu : Karada yaşayan memeli hayvanların deri, tırnak, boynuz ve kemikleri ile mide, bağırsak muhteviyatı ayrıldıktan sonra geriye kalan et ve diğer yumuşak dokularının veya kansız ve kemiksiz mezbaha artıklarının usulüne göre pişirilip pres edilerek yağları alınıp öğütülmesi ile elde edilen bir ürün.
Etyaran : Genellikle parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen dolama, kurlağan.
Etyemez : Genellikle et ve et türevlerini yemeyen kimse, vejetaryen.
Beyaz et : Tavuk, balık vb. etlere verilen genel ad.
Kaba et : Kıç.
Kara et : Kastan oluşan yağsız et.
Kırmızı et : Büyükbaş hayvanların yağı ve proteini yüksek, besleyici eti.
Lop et : Yağsız, iyi pişmiş, iri parça et.
Kül rengi et sineği : Eklem bacaklıların böcekler sınıfından, larvalarını hayvan ölüsü veya et üzerine bırakan bir tür sinek, et sineği (Sartophaga carnaria).
Balık eti : Omurgalılardan, suda yaşayan hayvanların yumuşak ve açık renkli eti.
Dana eti : Dananın kesilip parçalanmış eti.
Diş eti : Diş köklerini kaplayan kalın kırmızımtırak et.
Diş eti ünsüzü : Dil ucunun diş etine dokunmasından oluşan ünsüz: j, ş.
Göğüs eti : Göğüs kısmında bulunan et.
Koyun eti : Koyunun kesilip parçalanmış eti.
Kurban eti : Kurbanlık hayvanın kesilip parçalanmış eti.
Kuzu eti : Kuzunun kesilip parçalanmış eti.
Sığır eti : Sığırın kesilip parçalanmış eti.
Soya eti : Soya fasulyesinden elde edilen, beyaz peynire benzeyen, kolesterol içermeyen bir yiyecek türü, soya loru, tofu.
Tavşan eti : Tavşanın kesilip parçalanmış pembemsi eti.
Tavuk eti : Tavuğun beyaz ve yumuşak eti gibi olan. Tavuğun kesilip parçalanmış eti.
Balıketinde : Kilosu ortalamanın biraz üstünde olan (kadın), balıketi, dolgun.
Ten : İnsan vücudunun dış yüzü, cilt. Vücut.
Deri : Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün. İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten.
Bölüm : Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Çağ, devir. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım.
Et ben olmak : Rengi atmak, son derece utanmak, bozulmak.
Et beniz olmak : Rengi atmak, son derece utanmak, bozulmak.
Et bent olmak : Rengi atmak, son derece utanmak, bozulmak.
Et bet : Soy sop, hısım akraba.
Et bicik : Büyük memeli, fakat az sütlü hayvan.
Et buynuzu : Hayvanların boynuzları arasında meydana gelen et çıkıntısı.
Et çamır : Kil çamuru.
Et çözünürleri kurusu : Kesilmiş hayvanların temiz sağlıklı kısımlarından buhar veya sıcak su özütleme yoluyla hazırlanan, yağı alınmış su özütünün kurutulmasıyla elde edilen ve ham protein oranı % 70 den aşağı olmaması gereken bir ürün.
Et demiri : Derinin içini temizlemekte kullanılan rende.
Et ekstraktı : Yağsız etten hazırlanan ham et suyunun su kısmının uçurulması sonunda elde edilen koyu renkte macun benzeri bir madde.
Diğer dillerde Et anlamı nedir?
İngilizce'de Et ne demek? : [E.T.] n. basic chemical element
conj. and
n. meat, flesh, pulp, beef
Fransızca'da Et : ve; ile
Almanca'da Et : n. Fleisch
Rusça'da Et : n. мясо (N), тело (N), плоть (F), мякоть (F)
adj. мясной

Bu kısımda Et nedir? Et ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Et tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Et hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.