Balıketi nedir, Balıketi ne demek

Balıketi; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Balıketinde

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kolun üst kısmında şişkince duran kas kitlesi, pazı.

Kas.

Sırt kasları: Balıketime yel girdi, sızlayıp duruyor.

Balıketi kısaca anlamı, tanımı

Balı : Büyük kardeş: Balı beni size götür. Sevgi gösterilen kimselere denir: Nerden gelin balı ?. Veli, ermiş. Bağlı. Aşık kemiği. Aşık kemiğinin düz tarafı: Herifin aşığı yine bâlı geldi. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Büyük kardeş. Sevgi gösterilen kimse. Bolu kenti, Kıbrıscık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Ordu şehri, Kumru ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Zonguldak kenti, Ereğli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri

Balık : Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.

Balıketinde : Kilosu ortalamanın biraz üstünde olan (kadın), balıketi, dolgun.

Şişkin : Şişmiş, şişirilmiş.

Girdi : Bir üretimde yararlanılan para, gereç ve iş gücü, çıktı karşıtı.

Kasla : Yalan.

Duran : Topraktan yapılmış yayık. Dağ yolu. Yaşayan, varlığını sürdüren. Kalan. Dingin, sakin, huzurlu. Kastamonu kenti, Çatalzeytin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa ilinde, Harran ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

 

Kitle : Bir yerde toplanmış, bir araya gelmiş insan topluluğu, kütle. Belirli işleviyle özellik gösteren büyük insan kalabalığı, kütle. Kist.

Kolun : Eşek yavrusu, sıpa. [Bakınız: kodak]. [Bakınız: kulunlu]. Karnında yavrusu olan at, eşek ve benzerleri hayvan.

Dura : Çatının saçağı. Kapı üzerindeki örtme. Artık, geri kalan anlamında kullanılır. Sert. “Yaşasın, ölmesin” anlamında kullanılan bir isim”. Balıkesir kenti, Şevketiye nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Mardin şehri, Kızıltepe ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Samsun şehrinde, Kavak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Sırt : Omurgalı ya da omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. İnsanın üstü. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı.

Pazı : Ispanakgillerden, yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki, yaban pancarı, yabani ıspanak (Beta vulgaris varcicla). Bir ekmeklik hamur topağı, beze. Kolun omuz ile dirsek arasındaki bölümünde bulunan, şişkince kas kitlesi.

Üst : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, üzeri, fevk, alt karşıtı. Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan. Bir şeyin dış yüzü, yüzey. Bir şeyin görülen yanı, yüzü. Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk. Vücut, beden. Öte, arka. Giyecek, giysi. Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan. Artan, geriye kalan bölüm.

 

Kas : Tellerden oluşan ve kasılarak vücut hareketlerini sağlayan organ ve bu organın telsi dokusu, adale.

Yel : Rüzgâr. Romatizma ağrısı. Kalın bağırsaktaki gaz.

Diğer dillerde Balıkçılık işletmesi anlamı nedir?

İngilizce'de Balıkçılık işletmesi ne demek ? : fisheries management