Kitle nedir, Kitle ne demek

Kitle; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Kitle" ile ilgili cümleler

  • "Kendimi bu acı ve acıklı kitlenin bir parçası gibi hissediyordum." - H. E. Adıvar

İngilizce'de Kitle ne demek? Kitle ingilizcesi nedir?:

population

Kitle kısaca anlamı, tanımı:

Kitle haberleşmesi : Kitle iletişimi.

Kitle iletişimi : Dağınık insan topluluklarının örgütlenmiş bir kaynaktan iletilen haberlere veya uyarılara aynı anda maruz kalması, birtakım kaynaklardan elde edilen bilgi ve haberlerin değişik araçlarla geniş halk topluluklarına yaygın olarak duyurulması, kitle haberleşmesi.

Kitle turizmi : Eğlenmek, gezmek amacıyla gruplar hâlinde yapılmış olan gezi.

Hedef kitle : Verilmek istenen mesajın ulaşması hedeflenen grup veya topluluk.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

Toplu : Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Vücutça dolgun. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Bir arada, bütün, kombine. Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan.

 

Kütle : Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı veya nesne niceliği. Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın. Kitle.

İşlev : Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon. Bir deneyi yaparken izlenen yol, izlev. Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Büyük : Niceliği çok olan. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Önemli. Üstün niteliği olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş.

Kist : Sporlu bitkilerde, özellikle mantarlarda, su yosunlarında görülen, bir veya birkaç hücreden oluşmuş organ. Tek hücrelilerin veya çok hücreli küçük hayvanların uygun olmayan şartlarda veya çoğalma sırasında çevrelerine saldıkları kendilerini korumaya yarayan dayanıklı kapsül. İçi koloit, yağ vb. sıvı veya yarı sıvı bir madde ile dolu 20 mm'den küçük patolojik torba, kitle.

Kitle dışsallığı : Tüketicinin mala atfettikleri değerin veya elde edeceği faydanın söz konusu malın özelliklerinden öte o malı tüketen tüketicilerinin sayısına bağlı olması nedeniyle tüketici sayısındaki değişmenin o mala yönelik bireysel istemi etkilemesi. krş. sürü etkisi, züppe etkisi, gösteriş etkisi

Kitle halinde tükenme : Jeolojik devirlerde bazı canlı türlerinin anî olarak çok sayıda ortadan kalkması. Örnek: Tebeşir Devri sırasında dinozorların tükenmesi.

 

Kitle hareketi : Spermatozoaların kitle hâlinde veya toplu olarak hareketi.

Kitle oyunu : Tek tek kişiler yerine bir topluluğu ya da kitleyi oyunun ekseni yapan yapıt. Örn. G. Hauptmann'ın "Die Weber" - (Dokumacılar) ve E. Toller'in "Masse-Mensch" - (Kitle-İnsan)

Kitleh : Anahtar

Kitlek : Ufalanmış sabun parçası Kilit. 1.bk.kit (II)- Kilitlenmiş kapı, dolap. Kurutulmuş ekmek. Kapı sürgüsü. (Beyceli *Fatsa -Ordu)

Kitleme : Çakı. Küçük bıçak, çakı.

Kitlemek : Kilitlemek. kilitlemek < Rum. kleidi: kilitlemek Kilitlemek

Kitlesel üretim : Mevcut teknolojik koşullarda üretimin ölçünleştirerek malın büyük ölçekte üretildiği üretim biçimi. krş. fordist üretim sistemi

Kitleşmek : Üzerine düşmek, dadanmak, bir şeye çok dalmak: Koyunlar ota, tavuklar arpaya kitleşmiş. Yapışmak, iyice bitişmek, sıkışmak.

Kitle ile ilgili Cümleler

  • Hayran kitlesi alkışladı.
  • Bizim bir kitlemiz var.
  • Kapıyı kitlemeyi unutmak benim ihmalkarlığımdı.
  • Kitlesel imha hayali kuran insanlar, toplumun faydalı bir şey üretmemiş olduğunu düşünüyor.
  • Hükümet adına, kitle iletişim araçları istismar edilmektedir.
  • Vücut kitle endeksi 25 ile 29 arasında olan bir kişi kilolu olarak düşünülmektedir.
  • Kitlesel bir çabaydı.
  • Tarihin gerçek yapımcıları kitlelerdir.
  • Kitlesel olaylar alttan kaynayan çaydanlığa benzer, alttan fokurdamaya başlar ve 100 dereceye gelince bir anda taşar.
  • Ali dairesine girdikten sonra kapısını kitledi.

Diğer dillerde Kitle anlamı nedir?

İngilizce'de Kitle ne demek? : n. mass, massif, push

Fransızca'da Kitle : masse [la], bloc [le]

Almanca'da Kitle : Masse

Rusça'da Kitle : n. масса (F), толща (F)