Crew türkçesi Crew nedir
- Bir filmin çevrilişinde, bir televizyon izlencesinin hazırlanışında çalışan uygulamanların oluşturduğu birlik.
- Kitle.
- Sürü.
- Eleman.
- Takım.
- Gemici.
- Tayfa.
- Mürettebat.
- Personel.
- Ekip.
- Çete.
- Set ekibi.
- İzci grubu.
- Gemide çalışanlar.
- Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır.
- Uygulayım takımı.
Crew ile ilgili cümleler
English: All the crew were saved.
Turkish: Bütün mürettebat kurtarıldı.
English: All the crew left except for Ali.
Turkish: Ali hariç bütün tayfa terk etti.
English: All the crew were tired.
Turkish: Bütün ekip yoruldu.
English: By that, Boeing means that there may also have been other problems, but that an accident could have been avoided if the crew had done their job correctly.
Turkish: Onunla, Boeing diğer sorunların da olabileceği, ama mürettabat işini doğru şekilde yaparsa bir kazadan kaçınılabileceği anlamına gelir.
English: Ali and three other crew members were injured in the accident.
Turkish: Ali ve diğer üç mürettebat kazada yaralandı.
Crew ingilizcede ne demek, Crew nerede nasıl kullanılır?
Crew cut : Asker traşı. Alabros traş. Asker tıraşı. Alabros tıraş.
Crew identification card : Gemi adamı kimlik belgesi. İşverence her gemi adamına verilen, biçim ve kapsamı tüzükle belirtilen belge.
Crew member : Mürettebat üyesi. Mürettebat. Görevli mürettebat. Bir ekibin parçası olan kimse. Mürettabat üyesi. Kabin görevlisi. Bir çalışma grubunun parçası olan kimse.
Crew neck : Hakim yaka. Sıfır yaka. Bisiklet yaka.
Crew served : Mürettebatla kullanılan.
Air crew wings : Belirli bir eğitimin tamamlanmasından sonra pilota veya uçak ekibi üyesine verilen nişan. Uçak mürettebatı pilotluk rozeti.
Emergency crew : Acil durum ekibi. Acil ekip. Acil durumlarda müdahale etmek üzere eğitilmiş grup. Kurtarma ekibi.
Crash crew : Kurtarma ekibi.
Flight crew : Uçuş ekibi. Tüm uçak mürettebatı (pilot, yardımcı pilot, host ve hostesler). Uçuş mürettebatı. Uçuş mürettabatı.
Chief of the crew : Lostromo.
İngilizce Crew Türkçe anlamı, Crew eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Crew ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bevies : Kuş sürüsü. Kalabalık bir grup. Grup. Kızlar grubu. Zümre. Kız sürüsü.
Mass : Özdeğin kuvvet olarak aldığı etkiyle, bu etkiye ivme olarak verdiği tepki arasındaki orantıyı belirleyen ve einstein kuramına göre yoğunlaşmış erke sayılabilen nitelik. Bilgisayar, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Küme. Çokluk. Örgütlenmemiş, yaygın topluluk. Yığmak. Kümelenmek. Kilise ayini. Kudas.
Sailor : Bahriyeli. Bir iş sözleşmesine dayanarak gemide çalışan kaptan, subay, tayfa vb. kimseler. Gemi adamı. Kalyoncu. Denizci.
Seaman recruit : Denizci er.
Apparatus : Jimnastik araç ye gereçleri. Jimnastik gösterilerinde kullanılan çeşitli araç ve gereç. örnek : ayaklı çubuk, halkalar. Teçhizat. Aygıt. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alet. Aygıtlar (belli bir amaç için kullanılan). Bir görüngüyü gerçekleştirmek, gözlemlemek, bir büyüklüğü ölçmek gibi etkinliklerde duyu ergenlerimizin algılama sınırlarını genişletmeye yarayan her çeşit düzenek. Üretim ya da deney yapmak amacıyla uygun biçimde bir araya getirilen aygıt, araç ve gereçler topluluğu. Apparatus.
Batteries : Pil. Seri. Borda topları. Vurmalı çalgılar. Piller. Kötü muamele. Dizi. Batarya. Tavuk kafesleri dizisi.
Factor : Çarpan. Kalıtımsal özellik taşıyan gen. Kahya. Karmaşık bir yapı içinde örgütlenmiş olan oluşumların temel bileşenleri sayılan ve çeşitli ölçerlerle elde edilen ölçümlerin aralarında bağıntılı olmasını sağladığı tasarlanan ana öğelerden her biri. bk. etken çözümlemesi. Finansör (üretimde). İstatistiksel çalışmalarda, kategorik ve nitel özelliğe sahip değişken. Alacaklandırıcı. Neden. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hayvan beslemede, bir vitamin, mineral veya diğer bir besin maddesi veya besin maddesi olmayan, genellikle hayvanın büyümesi veya döl verimi üzerine etkili olan, tanımlanmış veya henüz tanımlanmamış bulunan madde. istatistiksel çalışmalarda, kategorik değişken ve nitel özelliğe sahip değişken, etmen.
Band : Boş film yapımında kullanılan, üzeri duyarkatla örtülü, çok geniş bir tabandan film boylarına göre istenilen ende kesilmiş parçalardan her biri. bir filmin, boşfilmden dolu filme kadarki bütün çeşitlerini anlatır genel terim. henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. (kötü anlamda) dikkate değer hiç bir özellik taşımayan, sıradan sinema yapıtı. Orkestra. Kalınlığı 1 cm.den daha az, çok ince tabaka. Kemer. Çemberlemek. Şerit yapmak. Mızıka. Grup. Şerit. Şarkı (plak).
Air crew : Uçak mürettebatı. Uçağı yöneten ekip. Hava aracı personeli.
Bevy : Kız sürüsü. Zümre. Kız türkümü. Kadın türkümü. Kuş sürüsü. Kalabalık bir grup. Grup. Kızlar grubu.
Crew synonyms : ground service crew, work party, ship's company, road gang, social unit, company, coveys, crewman, platoon, staff member, employee, cartloads, deck hand, battery, the mob, complement, navigator, elements, liveware, personnel, components, merchant marine, seaman, hands, mariner, cartload, gang, flighting, bunch, section gang, party, body, covey.
Crew ingilizce tanımı, definition of Crew
Crew kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A throng. A company of people associated together. The Manx shearwater. An assemblage.

Bu kısımda Crew kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Crew ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Crew anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Crew ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.