Yorucu nedir, Yorucu ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Fal bakan, düş yorumlayan, gelecekte olacak şeyleri söyleyen kişi.
Teknik terim anlamı:
Yıldızlara bakarak veya başka usullerle, gaipten haber veren, kâhin, müneccim.
Yorucu ile ilgili Cümleler
- O yorucu işti.
- Gezi yorucuydu.
- Bu yorucu. Başkaları için kendimi öldürmek istemiyorum!
- Yorucu bir futbol maçından sonra sanırım yatağa giderim.
- Bu gün son derece yorucuydu.
- İşim iyi, ama yorucu.
- Her gün yorucuydu.
- O yorucu görünüyor.
- Bunun yorucu olacağını sana söyledim.
- Yorucu bir gündü.
- Tırmanış yorucuydu.
- Bu gece yorucu bir şey yapma.
Yorucu kısaca anlamı, tanımı
Yorumlayan : Sözedilen dildeki bir deyimin ya da çıkarımın belli bir yorumda kazandığı anlamı belirten sözeden dildeki deyim; sözedilen dildeki yorumlanan deyimin sözeden dildeki çevirisi
Yıldızlar : Yarış günü onaltı yaşından büyük, onsekiz yaşından küçük olan atletler.
Söyleyen : Çok konuşan, konuşkan. Muhatap, kendisine söz söylenen.
Müneccim : Yıldız falcısı.
Gelecek : Daha gelmemiş, yaşanacak zaman, istikbal, ati. Zaman bakımından ileride olması, gerçekleşmesi beklenen, müstakbel.
Bakarak : Göre.
Yıldız : Çekirdeğinde oluşan füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınım biçiminde yayan, ışıklı gök cisimlerinden her biri. Bu biçimde olan. Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse. Kuzey 360°'lik yön, kuzey. Baht, şans, talih. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı, star.
Gelece : Süt, yağ, turşu ve benzerleri şeyler konulan tahta kap, fıçı.
Bakara : İskambil kâğıdı ile oynanan bir kumar.
Olacak : Olması, yapılması uygun olan. Olma, gerçekleşme olasılığı bulunan şey. Olmasının önüne geçilemeyen durum.
Yorum : Bir yazının veya bir sözün, anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturma, tefsir. Bir ürünün, bir modelin, bir sanat eserinin farklı bir açıdan ele alınarak yeniden oluşturulmuş biçimi, versiyon. Bir olayı belli bir görüşe göre açıklama, değerlendirme. Bir müzik parçasını veya bir tiyatro oyununu kendine özgü bir duyarlık ve teknikle çalma, söyleme veya oynama. Gizli veya hayalî olan bir şeyden anlam çıkarma.
Bakar : Ayna.
Kahin : Doğaüstü yollardan gizli, bilinmeyen şeyleri, geleceği bilme iddiasında bulunan kimse. Yahudilerin din reisi.
Şeyle : Şöyle.
Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.
Bakan : Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır.
Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.
Haber : Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi. Yüklem. Bilgi.
Habe : Boş. Mide. Heybe. Kırmızı renkli, iki gözlü, omuza atılarak kullanılan yün torba, heybe. (Argo) Karagöz ustalarının ekmek için kullandıkları sözcük. Karagöz ustalarının "ekmek" e verdikleri ad.
Vere : Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.
Diğer dillerde Yorkshiredomuzu anlamı nedir?
İngilizce'de Yorkshiredomuzu ne demek ? : yorkshire pork

Bu kısımda Yorucu nedir? Yorucu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yorucu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yorucu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.