Killing türkçesi Killing nedir

Killing ile ilgili cümleler

English: A time bomb went off in the airport killing thirteen people.
Turkish: Havaalanında saatli bir bomba patladı, on üç kişi öldü.

English: "Have you ever thought of killing yourself?" "No, I'm not a person who would end their own life."
Turkish: "Sen hiç kendini öldürmeyi düşündün mü?" "Hayır ben kendi hayatına son verecek bir kişi değilim."

English: After killing Tom, Mary buried him in a shallow grave.
Turkish: Tom'u öldürdükten sonra, Mary onu sığ bir mezara gömdü.

English: After killing Tom, Mary escaped through the window.
Turkish: Tom'u öldürdükten sonra, Mary pencereden kaçtı.

English: A man was accused of killing his wife.
Turkish: Bir adam karısını öldürmekle suçlandı.

Killing ingilizcede ne demek, Killing nerede nasıl kullanılır?

Killing by inches : Yavaş yavaş öldürmek. İşkence yaparak öldürmek. Aşama aşama öldürmek.

Killing curve : Kemoterapötik ilaçların klinik etkinliklerinin değerlendirilmesinde kullanılan, belirli sayıda bakteri inkübe edilen sıvı kültür ortamına, belirli konsantrasyonda ilaç eklenmesinden sonra, belli aralarla örnek alınarak ortamda kalan bakteri sayısının ölçülmesi ve bu bakteri sayısındaki azalmanın zamana göre çizilen grafiği. Öldürme eğrisi.

 

Killing players : Oyuncuları öldürme.

Killing range : Öldürme uzaklığı. Bir silahın öldürebileceği uzaklık.

Killing ratio : Kemoterapötik ilaçların klinik etkinliklerinin değerlendirilmesinde kullanılan, bir ilacın tedavi dozlarıyla plazma ve diğer vücut sıvılarında elde edilebilen en yüksek konsantrasyon değerini onun mik90 % değerine bölerek bulunan oran. Öldürme oranı.

Extrajudicial killings : Yargısız infaz.

Killing zone : Düşmanları hapsetmek ve öldürmek için önceden hazırlanmış olan yer. İmha bölgesi. Ölüm bölgesi.

Killing two birds with one stone : Bir taşla iki kuş vurdu. Ay anda iki işi halletti.

Making a killing : Vurgun yapmak. Çok kazanmak.

Mercy killing : Çaresiz durumdaki hastayı öldürme. Ötanazi.

İngilizce Killing Türkçe anlamı, Killing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Killing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fatality : Uğursuzluk. Bir hastalığın öldürücülük derecesi, hastalığın ölümle sonuçlanma derecesi. Felaket. Alınyazısı. Alın yazısı. Mukadderat. Musibet. Ölümcüllük. Kaza. Talihsizlik.

Departure : İnhiraf. Yenilik. Sapma. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi. Geri çekilme. Yola çıkma. Gidiş. Ayrılış. Kıpırdatma. Ayrılma.

Killer : Delikanlı. Kasap. Katil. Öldüren. Öldürücü hastalık. Çok çekici kimse. Müthiş. Çekici kadın. Öldürücü darbe.

Decompression sickness : Düşük basınç hastalıgı. Dalgıcın bedeninde basıncın hızla düşmesi sonucu oluşan fiziksel durum. Basınç hastalığı. Vurgu. Vurgun yeme. Dekompresyon hastalığı. Dalgıç hastalığı. Gaz kabarcığı hastalığı.

 

Refutations : Ret. Aksini ispatlama. Tekzip. Çürütme. Red. Cerh.

Pickup : Artma. Manyetik. Kalan yemeklerden oluşan öğün. Plakçalar. Rasgele dostluk. Kamyonet. Keklik (av). Canlandırıcı içki. Arabaya alma. Gelişme.

Feral : Vahşi yaşama geri dönmüş (hayvan). Yabani koşullarda yaşayan hayvanlar ya da bitkiler. Hiği. Evcil olmayan. Yabani. Yabani koşullarda yaşıyan hayvanlar. Vahşi.

Sidesplitting : Kahkahadan çatlatan. Kahkahaya boğan. İçten. Candan. Gülmekten öldüren.

Deceases : Cavlağı çekmek. Vefat. Ölme. Ölmek. Hayatını teslim etmek. Vefat etmek. Cartayı çekmek.

Drudging : Ağır. Monoton. Zahmetli.

Killing synonyms : ritual killing, putting to death, human death, self annihilation, race murder, back breaking, murder, prey, bloodshed, denials, deceasing, enormity, assassination, fell, poisoning, bitter end, chase, confutations, antilogy, contradiction, destruction, genocide, denial, racial extermination, priceless, slaying, huntings, euthanasia, chevy, draining, mercy killing, hunting, defunctness.

Killing zıt anlamlı kelimeler, Killing kelime anlamı

Humorless : Keyifsiz. Espri anlayışı olmayan. Şakadan anlamayan. Nükteden anlamayan.

Killing ingilizce tanımı, definition of Killing

Killing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In a colloquial sense, conquering. Literally, that kills. Fatal. Having power to kill. Captivating. Irresistible.