Blah türkçesi Blah nedir
- Zırva.
- Sıradan.
- Palavra.
- Umutsuzluk.
- Can sıkıcı.
- Alelade.
Blah ile ilgili cümleler
English: Blah.
Turkish: Alelade.
Blah ingilizcede ne demek, Blah nerede nasıl kullanılır?
Blah blah : Zırvalamak. Saçmalamak.
Blahs : Hoşnutsuzluk. Can sıkıntısı.
The blahs : Can sıkıntısı. Depresyon.
Kiblah : Kıble.
Blab : Geveze. Açığa vurmak. Boşboğazlık etmek. Sır vermek. Boşboğaz. Çenesi düşük. Boşboğazlılık. Ağzından kaçırmak. Gevezelik etmek. İspiyonlamak.
Blabbermouthed : Boşboğaz. Geveze.
Blabbermouth : Çok konuşan. Boşboğaz. Dedikoducu. Geveze. Konuşkan.
Blabbing : Gevezelik etmek. İspiyonlamak. Açığa vurmak. Boşboğazlılık. Çenesi düşük. Geveze. Sır vermek. Boşboğaz. Boşboğazlık etmek. Ağzından kaçırmak.
Blabbers : Çok aptalca konuşmak. Ağzında laf tutamamak. Kafa ütülemek. Gevezelik etmek. Boşboğaz kimse. İspiyon. Muhbir.
Blabbered : Çok aptalca konuşmak. Kafa ütülemek. Gevezelik etmek. Muhbir. Ağzında laf tutamamak. Boşboğaz kimse. İspiyon.
İngilizce Blah Türkçe anlamı, Blah eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Blah ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Nondescript : Tuhaf. Ne idüğü belirsiz. Yavan. Tanımlanamaz. Sıkıcı. Tarif edilemez. Kolay tanımlanamaz. Sınıflandırılamaz.
Desolateness : Kimsesizlik. Haraplık. Verimsizlik. Terk edilmişlik. Bunalım. Terkedilmişlik. Ümitsizlik. Tenhalık. Çoraklık.
Rhetoric : Hitabet sanatı. Sözbilim. Güzel konuşma. Etkili konuşma sanatı. Söz sanatı. Hitabet. Etkili konuşma. Belagat. Etkili yazma. Söz sanatı; sözün veya yazının anlatım temizliğini, güzelliğini etkinliğini sağlamak için başvurulan yolları inceleyip kurallara bağlayan sanat.
Ballocks : Berbat etmek. Perişan etmek. Taşak. Testisler. Yumurtalıklar. Taşaklar. Saçma. Manasız (kaba britanya argosu). Yumurtalar. Bozmak.
Common : Halka açık yeşil alan. Topluma ait. Alışılagelmiş. Kamusal. Adi. Devletin ya da bir yerel yönetim biriminin genellikle bir köyün iyeliğinde bulunan ve tüm nüfusun yararlanmasına açık bulundurulan, bireylerin iyeliğine geçirilmesi söz konusu olmayan taşınmaz. Ortamalı. Bayağı. Yaygın.
Blathering : Saçma sapan konuşmak. Çabuk çabuk konuşma. Zırvalama. Saçmalık. Bebek gibi konuşma. Gevezelik etme. Saçmalama. Saçmalamak. Saçma sapan konuşma.
Applesauce : İpe sapa gelmez. Abuk sabuk. Saçma. Saçmalık. Elma püresi. Boş laf. Elma sosu.
Ordinary : Tabldot lokanta. Adi. Orta halli yemek (ingiliz ingilizcesi). Lokanta (ingiliz ingilizcesi). Yetkili makam. Olağan. Lokanta. Değişmez kurallar (katolik kilisesi). Alışılmış.
Ornateness : Fazla süslülük. Çok süslü olma.
Cliched : Beylik. Basmakalıp. Aşırı kullanımdan dolayı sıradanlaşmış. Klişelerle dolu. Kalıplaşmış.
Blah synonyms : aggravating, cheesiest, rant, casually, hack, fustian, magniloquence, desponds, grandiloquence, gripier, balderdash, bilge, cheesier, boloney, galling, buncombe, desperation, bunk, prosaic, common or garden, boring, bromidic, apple sauce, bilgewater, braggadocios, gripiest, bunks, desperateness, commonly, embarrassing, casual, mundane, annoying.

Bu kısımda Blah kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Blah ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Blah anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Blah ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.