Gösterim nedir, Gösterim ne demek

Gösterim; sinema, tiyatro alanlarında kullanılan bir terimdir.

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Bir veri türünün, belli bir simgeler kümesi kullanılarak yazımı.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Bir niceliği, bir dizgeyi ya da bir olayı simgelerle belirtme.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Sahnede, alanda ya da gergi üzerinde oynanan, göz ve kulağa yönelen oyunların, dansların ve benzeri sanatların tümüne verilen ad. Örnet : Tiyatro, balet, opera, dans ortaoyunu, gölge oyunu ve benzeri

Kimya'daki anlamı:

Organik bileşiklerin yapısal özelliklerini göstermek için, sayılar ve sembollerin kullanıldığı bir sistem.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması.

Bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması.

Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması.

Bilimsel terim anlamı:

 

sinema: Görüntülerin, gösterici yardımıyla beyazperdeye yansıtılması işi.

İngilizce'de Gösterim ne demek? Gösterim ingilizcesi nedir?:

representation, notation, spectacle, projection, film projection, showing, film showing, performance, (abd) screening, film screening, show

Gösterim kısaca anlamı, tanımı:

Gösterime girmek : Sinema salonlarında bir film oynamaya başlamak.

Çoklu gösterim : Görsel veya işitsel iletişim araçlarını bir arada kullanarak herhangi bir konuyu daha yönlü tanıtma, multivizyon.

Ön gösterim : Bir temsilin ilk oynanışı veya bir filmin ilk gösterimi, gala.

Gece gösterimi : Gece yapılmış olan sinema veya tiyatro gösterisi, suare.

Gündüz gösterimi : Herhangi bir eseri tanıtmak, okumak, yorumlamak veya bir sanatçıyı anmak amacıyla düzenlenen toplantı. Tiyatro, sinema, konser salonu vb.nde yapılmış olan gösteri, matine.

Gösteri : İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo.

 

Görüntü : Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta. Manzara. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü.

Gösterici : Gösteri yapan kimse, gösteri adamı, nümayişçi. Fotoğraf, film vb.ni bir yüzeye yansıtmaya yarayan araç, projektör.

Yardım : Bağış, iane. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Etki.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.

Yansı : Bilgisayar veya tepegözle hazırlanan saydamın yansıtılmasıyla perdede ortaya çıkan görüntü. Işığın parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi, inikâs. Tepke. Akis.

Projeksiyon : Bu yolla oluşturulan görüntü, iz düşümü. Bir film veya belgenin ışık kaynağından çıkan ışınlarla ekran veya perde üzerinde görüntüsünün oluşturulma işi, iz düşümü. Gösterim.

Sinema : Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı. Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi.

Gösterim ekseni : Gösterici merceği ekseninin görüntülük üzerine dek giden varsayımsal uzantısı.

Gösterim eşlemi : Göstericide kullanılmak üzere hazırlanmış eşlem.

Gösterim hakkı : Filmin gösterimini sağlayan hak.

Gösterim izni : Bir filmin gösterilebileceğini belirten belge.

Gösterim kılavuzu : Gösterimciye gösterimde yardımcı olacak bilgileri taşıyan kılavuz.

Gösterim makarası : Göstericiye takılmak üzere film sarılmış makara.

Gösterim odacığı : Sinema salonunda görüntülüğün karşısındaki duvarın gerisinde yer alan, salona gösterim penceresiyle açılan, içinde göstericiler ve yardımcı donatım bulunan ufak oda. sinema: Sinema salonunda gerginin karşısındaki duvarın gerisinde yer alan, içinde göstericilerin çalıştığı küçük oda.

Gösterim odası : İşliklerde iş eşlemlerinin gösterilmesine ayrılmış oda. Gösterim için özel olarak hazırlanmış herhangi ufak salon.

Gösterim penceresi : Gösterim odacığının, görüntülüğün karşısına düşen ve göstericinin yansıttığı görüntülerin bu görüntülüğe düşmesini sağlayan ufak deliği.

Gösterim süresi : Bir filmin başından sonuna kadar geçen aralıksız gösterim zamanı. Filmin zaman birimiyle uzunluğu.

Gösterim ile ilgili Cümleler

  • Bu bizim tek gösterimiz.
  • Açılış töreninde kısa film gösterimi yapılacak.
  • Sence bizi film gösterimine davet edecekler mi?
  • Gösterim arası olmak üzere.
  • Romeo ve Jüliet tiyatroda gösterimde.
  • Dün gece benim gösterimi dinledin mi?
  • 'Madame Butterfly' Nagasaki'de gösterimde.
  • Pazartesi akşamı en sevdiğin TV gösterimi hangisi?

Diğer dillerde Gösterim anlamı nedir?

İngilizce'de Gösterim ne demek? : n. projection, run, presentation, staging

Fransızca'da Gösterim : projection [la]; spectacle [le]

Almanca'da Gösterim : n. Filmvorstellung, Projektion, Vorführung

Rusça'da Gösterim : n. предъявление (N)