Gösterici nedir, Gösterici ne demek

  • Gösteri yapan kimse, gösteri adamı, nümayişçi.
  • Fotoğraf, film vb.ni bir yüzeye yansıtmaya yarayan araç, projektör

Bilişim alanındaki terim anlamı:

[Bakınız: gösterici birim]

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Sinema filmi, slayt, fotoğraf camı ve benzeri ile saptanan görüntüleri duvara ya da beyazperdeye büyüterek yansıtan aygıtlara verilen genel ad.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Oyun alanındaki gergi üzerine görüntüleri yansıtan aygıt.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Sinema filmlerini görüntülüğe yansıtarak izlenmesini sağlayan aygıt. (Göstericiler, film boylarına göre, 8 mm'den 70 mm'liklere kadar değişir; ancak hepsinin ortak özelliği, alıcının çözümlediği devinimin bireşimini gerçekleştirerek bu devinimi doğal biçimiyle vermektir. Bir göstericinin başlıca bölümleri şunlardır: Göstericide kullanılacak filmin takıldığı verici makara bölümü ile bu filmin gösterim sırasında sarıldığı alıcı makara; filmin aralı devinimini sağlayan düzenek; filmin bu aralı devinim sırasında önünde durakladığı pencere ve bu duraklama sırasında düzenli aralıklarla ışık kaynağı ile film arasına girerek ışığı açıp kapayan örtücü; filmin, ses bölümünde düzgün devinimini sağlayan düzenek; ses bölümü (okuma bölümü); gösterici ışıtacı (ışık kaynağı); gösterici merceği).

 

Bilimsel terim anlamı:

bilişim: Bir bilgisayarda, yürütülen işlemin sonuçlarını bildiren ya da basıp veren çıkış birimi.

sinema: Sinema filmlerinin beyazperde üzerine yansıtılmasını sağlayan aygıt.

İngilizce'de Gösterici ne demek? Gösterici ingilizcesi nedir?:

projector, picture projector, film projector, motion picture projector, cinematograph, display unit

Gösterici anlamı, kısaca tanımı:

Gösteri : Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun.

Göstericilik : Gösterici olma durumu. Göstericinin yaptığı iş.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Adamı : Bir işi en iyi yapan.

Nümayişçi : Bir gösteride yer alan kimse, gösterici.

Fotoğraf : Görüntü. Bu yöntemle aktarılarak çoğaltılan resim, foto. Çeşitli araç ve malzeme kullanarak görüntüyü özel bir yüzey üzerinde sabitleme.

Film : Sinemalarda gösterilen eser. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit.

 

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.

Yansıtma : İletme, duyurma. Yansıtmak işi.

Gösterici ayağı : Göstericinin, üzerine yerleştirildiği ve sallanmaksızın gösterim yapmasını sağlayan ayak çeşidi.

Gösterici birim : Genellikle bir katod ışınlı ekrandan oluşan, istenen verilerin kullanıcıya ya da işletmene iletilmesi için veri çıkışı (ya da ışık kalemiyle veri giriş-çıkışı) amacıyla kullanılan donanım birimi. Kısaca gösterici de denir.

Gösterici deyim : Ad.

Gösterici hızı : Göstericide filmin pencere önünden saniyede belirli resim sayısıyla geçmesini anlatır terim. (Film alıcıda hangi hızla saptanmışsa, devinimin doğallığı için, göstericide de aynı hızla oynatılmak gerekir).

Gösterici ışıtacı : Göstericide, film üzerindeki resimleri görüntülüğe yansıtmakta kullanılan güçlü ışık kaynağı.

Gösterici ışıtaçlı televizyon : Yüksek gerilimli bir eksiuç ışıtacı yardımıyla televizyon görüntülerini görüntülüğe yansıtan almaç çeşidi.

Gösterici kömürü : Göstericide ışık kaynağı olarak kullanılan ışık yayının kömürü.

Gösterici merceği : Göstericinin, güçlü bir ışık kaynağıyla aydınlatılan film üzerindeki resimleri görüntülük üzerine düşürmekte kullanılan merceği.

Gösterici örtüsü : Çerçeve oranını değiştirmek üzere gösterici penceresine takılan çeşitli çerçeve oranında örtüler.

Gösterici penceresi : Göstericide bir yandan merceğe, bir yandan gösterici ışıtacına açılan; film, aralı devinim sırasında önünde durduğunda, üzerindeki resmin görüntülüğe yansıtılmasına yarayan, dikdörtgen bir çerçeveyle çevrelenen delik. 35 mm'lik göstericide Akademi örtüsüyle çevrelenen delik.

Gösterici ile ilgili Cümleler

  • Göstericiler sinagogu ateşe verdiler.
  • Polis göstericileri dağıtmak için plastik mermi kullandı.
  • Açıklık her teknik yazarın bir yol gösterici ilkesi olmalıdır.
  • Lider parktaki göstericileri görevden attı.
  • Göstericiler, Brezilya'nın uzak ve ormanlık bir alanında en son görülmüştü.
  • Polis göstericilere bir sürü biber gazı bombası attı.
  • Polis göstericilerle dalaştı.
  • Sayıları binleri bulan göstericiler toplu taşıma araçlarını ateşe verdi.
  • Göstericiler gerçekten şiddet uyguladı mı?

Diğer dillerde Gösterici anlamı nedir?

İngilizce'de Gösterici ne demek? : n. demonstrator, rioter, entertainer, protester

Fransızca'da Gösterici : démonstratif/ive, indicateur/trice, indicatif/ive

Almanca'da Gösterici : n. Demonstrant, Projektionsapparat, Projektor

Rusça'da Gösterici : n. индикатор (M), манифестант (M)