Projections türkçesi Projections nedir

Projections ingilizcede ne demek, Projections nerede nasıl kullanılır?

Rights for projections in schools : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir filmin yalnız okullarda oynatılmak üzere kiralanmasını sağlayan hak. Okullarda oynatım hakkı.

Financial projections : Gelecekteki harcamalar ve gelirler hakkında yapılan tahminler. Finansal projeksiyonlar.

Projection aperture : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Göstericide bir yandan merceğe, bir yandan gösterici ışıtacına açılan; film, aralı devinim sırasında önünde durduğunda, üzerindeki resmin görüntülüğe yansıtılmasına yarayan, dikdörtgen bir çerçeveyle çevrelenen delik. 35 mm'lik göstericide akademi örtüsüyle çevrelenen delik. Gösterici penceresi.

Projection axis : Gösterici merceği ekseninin görüntülük üzerine dek giden varsayımsal uzantısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gösterim ekseni.

Projection booth : Projeksiyon kabini. Projeksiyon dairesi. Makine dairesi. Gösterim odacığı. Projeksiyon odacığı.

Projection formula : Şiral merkezler etrafındaki grupların konfigürasyonunu gösteren bir yöntem, fischer projeksiyon formülü. Fisher projeksiyon formülü. Projeksiyon formülü.

 

Projection operator : İzdüşüm operatörü. İzdüşüm işleri. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir uzaydaki yöneylerin, bir altuzay içindeki izdüşümlerini veren işler.

Projection lamp : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gösterici ışıtacı. Projeksiyon lambası. Göstericide, film üzerindeki resimleri görüntülüğe yansıtmakta kullanılan güçlü ışık kaynağı.

Projection head : Göstericinin, görüntüleri yansıtmaya yarayan bölümü. ses bölümünün karşıtı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resim bölümü.

Projection matrix : İzdüşüm dizeyi.

İngilizce Projections Türkçe anlamı, Projections eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Projections ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prospectus : Tanıtma broşürü. Prospektüs. Tanıtmalık. İzahname. Rehber. Tanıtma ilanı. Tanıtıcı broşür (ingiliz ingilizcesi). Broşür. Tarife. Tarifname.

Layout : Örtü. Bir gözlem aracında soruların ve yanıt seçeneklerinin yazım alanlarıyla birlikte yerlerinin uygun biçimdeki düzeni. Yerleştirme. Kumar masası örtüsü. Dizenek. Serim. Tertip. Plan.

Firing : Ateşleme. Atma (kurşun veya top veya belirli bir el silah). Yakacak. Pişirme (toprak eşyayı). Ateş alma. İşten kovma. Pişim. Kovma. İşten çıkarma.

Footprint : Taban alanı. Kapladığı alan. Kullanma alanı. Ayakizi. Ayak izi. Kaplama alanı. İz.

Pistol shot : Tabanca menzili. Tabanca ateşi. Tabanca kurşunu.

Representation : Bir şeyin biçimini zihinde canlandırma işi ya da tasarlanan biçim. önceki bir algının yeniden canlandırılması. Betimleme. Tasvir. Fikir belirtme. Simge. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Canlandırma. Sitem. Vekillik.

 

Screening : Blendaj. Örtme. Sahneleme. Ayırma. Bürgüleme. Fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması. bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması. bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması. Tarama. Perdeleme.

Echoey : Nakarat. Tekrar etme. Taklitçi. Aksetme. Bir parçanın hafif ve yankıyı andıran bir şekilde tekrarı. Taklit etme. Şiirde bazı hece ve seslerin tekrarı. Yankı. Yansıma.

Buckle : Kopçalamak. Eğilmek. Eğmek. Kopça. Yenilgiyi kabul etmek. Boyun eğmek. Bükmek. Toka. İliştirmek.

Design : Modelini çizmek. Tasar-çizim. Tasarımını yapmak. Desen. Ölçülendirmek. Modelini yapmak. Çizmek. Taslak. Stilize etmek. Bir yapının ya da bir yerleşmenin düzentasarının tümünün ya da belli bölümlerinin, uygulayımsal çizim kurallarına uygun olarak, tasar, kesit, görünüş ve görünge biçiminde çizilmesi işlemi. bu işlem sonunda ortaya çıkan çizem.

Projections synonyms : overshielding, ruggedization, ruggedisation, undertaking, anticipation, mirroring, preservation, film projection, sparseness, the mirror, chuck, cape, imaginations, fling, self protection, gunshot, innings, notations, bump, envisioning, charting, reflecting, eminentia, prospectuses, dentation, presentation, saving, schemed, immunisation, onomatopoeia, launchings, formatting, prediction.

Projections zıt anlamlı kelimeler, Projections kelime anlamı

Inactivity : Üşengeçlik. Tembellik. Avarelik. Durgunluk. Etkisizlik. Tesirsizlik. Hareketsizlik.

Insecurity : Sağlam olmama. Zarara uğrama riski. Kendine güveni olmama. Güvensizlik. Tehlikede olma. Güvenilmezlik. Emniyetsizlik. Adem-i emniyet.