Layout türkçesi Layout nedir

  • Düzenleme.
  • Yerleşim.
  • Düzen.
  • Kumar masası örtüsü.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Yerleştirme.
  • Bir gözlem aracında soruların ve yanıt seçeneklerinin yazım alanlarıyla birlikte yerlerinin uygun biçimdeki düzeni.
  • Mizanpaj.
  • Tertip.
  • Tasarım.
  • Örtü.
  • Plan.
  • Serim.
  • Dizenek.

Layout ile ilgili cümleler

English: The group box "Image Layout" shows different options for displaying the image in the picture box. There are four layouts to choose from. With Center, your image will be centered in the picture box. With Auto size, your image will be auto sized. With Stretch, your image will be resized to the size of the picture box and with Autozoom, your image will be zoomed to the picture box.
Turkish: "Resim Düzeni" çerçevesi resim kutusundaki resmi göstermek için farklı seçenekler sunar. Buradan seçebileceğiniz dört düzen vardır. Ortala ile resminiz resim kutusuna ortalanacaktır. Otomatik boyutlandır ile resminiz otomatik boyutlandırılacaktır. Uzat ile, resminiz resim kutusunun boyutuna göre büyütülecektir ve Otomatik zum ile ise resminiz resim kutusuna yakınlaştırılacaktır.

English: The instrument panel has a very ergonomic layout.
Turkish: Enstrüman paneli, çok ergonomik bir düzene sahip.

English: Open an image and select an image layout. Click "Open" for opening an image. Click "Quit" for quitting the program. "Image Layout" feature allows you to view in any layout.
Turkish: Bir resim açın ve bir resim düzeni seçin. Bir resim açmak için "Aç"'a tıklatın. Programdan çıkmak için "Çıkış"'ı tıklatın. "Resim Düzeni" özelliği herhangi bir düzende göstermenize olanak tanır.

 

English: I think this layout is very good.
Turkish: Sanırım bu düzen çok iyi.

English: I've changed my website's layout.
Turkish: Ben web sitemin düzenini değiştirdim.

Layout ingilizcede ne demek, Layout nerede nasıl kullanılır?

Layout character : Yapı denetim karakteri.

Layout for print : Yazdırma yerleşimi.

Layout items : Yerleşim öğeleri.

Layout man : Sayfa düzenleyicisi.

Layout menu : Tasarım menüsü.

Page layout in microsoft word : Microsoft word sayfa düzeni.

Layout properties : Düzen özellikleri.

Chip layout : Yonga yerleşim planı.

Layout plan : Umumi vaziyet planı. Vaziyet josparı. Yerleştirme planı. Yerleşim planı. Konumtasar. Büyük ölçekli düzentasarın, bir toprak parçasında, bugünkü ve gelecek için önerilmiş yapıları ve bayındırlık etkinliklerini, taşınmazların sınırlarını, sokak ve anayol çizgilerini, ağaçları ve ağaç kümelerini gösteren, küçük ölçekteki özeti. Yerleşme planı. Vaziyet planı. Konma planı. Ayrıntıtasar.

Page layout properties : Sayfa düzeni özellikleri.

İngilizce Layout Türkçe anlamı, Layout eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Layout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cloths : Din adamlığı. Bez. Kumaş. Bez örtü. Cilt bezi. Dokuma. Sofra örtüsü. Yelken. Çaput.

 

Exposal : Konum. Terketme. Fesih. Poz. Açığa çıkarma. İfça. Koruyucusuz olma. Keşfetme. Açma. Maruz olma.

Composition : Yapıt. Görünge kurallarına dayanılarak, varlıkları ve nesneleri uzayda en uygun biçimde yerleştirme yoluyla görüntüye derinlik kazandırma çabası. işlikteki ışık kaynaklarının, görünçlüğün gereklerine, oyuncuların ve alıcının devinimlerine göre yer, yön, yeğinlik bakımından hazırlanması. Eserdeki düzeltme. Bileştirme. Yapıt yaratma. Beste. Batkı sözleşmesi. Düşüncelerin seçilmesi, sıraya konması, geliştirilmesi ve yazılı ya da sözlü olarak düzgün bir biçimde anlatılması işi. birtakım öğeleri bir bütün elde etmek amacıyla birleştirme, kaynaştırma işlemi ya da sanatı. öğrencilere anadillerini doğru, etkili ve güzel bir biçimde konuşup yazmayı öğretmek amacıyla orta dereceli ve yüksek okullarda okutulan ders. Tahrir. Bir özdeğin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tümü.

Embedding : Gömülme. Giriştirme. Gizleme. Katıştırma. Windows'ta bir objenin bir belge içine entegre edilmesi (bilgisayar). Saklama. Gebelik mahsulünün döl yatağı duvarına tutunarak yuvalanması. doku gömme. Gömme. İçe yerleştirme.

Accommodation : Uzlaşma. Sağlama. Yerleşme. Bulma (para vb.). Uyuşma. Borç. Bağdaştırma. Yatakhane. Uyum. Kalacak yer.

Order : Çeşit. Sipariş. Sipariş etmek. Havale. Ismarlama. Buyruk. Durum. Yargı. İntizam. Tür.

Disposal : Elden çıkarma. Kurtulma. Satış. İdare. Yok etme. Ortadan kaldırma. Emir. Kontrol.

Conventions : Yapılagelişler. Toplama. Toplanma. Toplantı. Kongre. Teamüller. Adet.

Cloaks : Bahane. Perde. Örtbas etmek. Paravan. Pelerin. Örtmek. Palto. Gocuk. Manto.

Projection : Işıklı bir kaynaktan sahneye, sahne üstüne, bir ekrana ya da perdeye yansıtılan resim ya da yazı. Bilinen verilere dayanarak bir ölçüm değerinin gelecekte ya da geçmişteki değerini kestirme yordamı. Atış. Kristal cisimlerinin, kristal fiziksel özelliklerini (yüzeyler, kenarlar, kuşak bağıntıları, optik özelliklerle biçim ilişkileri), bir düzlem üzerine yansıtma. Projeksiyon. Sahne üzerinde konuşulan sözleri uzağa eriştirme becerisi. sesi fırlatma, karın boşluğu ve ses telleri yoluyla tonu yerine yerleştirme işlemidir. sesi yerleştirmede soluk denetimi, tını ve boğumlama rol oynar. Gösterim. Sesi fırlatma. Çıkıntı.

Layout synonyms : array, formation, page layout, distribution, cadre, conspectuses, exposals, envisagement, embeddings, cosmos, convention, cosmoses, caparison, co ordination, imagination, canopies, plan, concoction, plannings, compositions, fixation, access control, drawing, ensconcing, accelerator key, planning, coating, ordering, caparisoning, cosies, abbreviate, canopy, accommodating.