Terracing türkçesi Terracing nedir
- Set çekmek.
- Arazi düzlemesi.
- Terasman.
- Teraslama.
- Kademelendirme.
- Sıralı evler yapmak.
Terracing ingilizcede ne demek, Terracing nerede nasıl kullanılır?
Interracial : Irklararası. Irklar arası. Değişik ırklardan insanlar arasında veya insanlar için olan. Irklar arasında olan.
Terrace : Teraslamak. Yüksek düzlük. Sıraevlerin bulunduğu sokak. Evlerin önüne oturmak için yapılan düz yükselti ve buradaki oturma yeri. Teras. Sekilemek (yamacı). Tribün basamağı. Sekiler yapmak (bir yamaçta). Set çekmek. Sıralı evler (ingiliz ingilizcesi).
Terrace agriculture : Teras tarımı. Ürünlerin dağ yüzeyinin farklı yükseklik seviyelerinde yetiştirildiği tarım metodu.
Terrace house : Taraçalı konutlar. Eğimli bir yerde, birinin damı üsttekinin taraçası olacak biçimde eğime dik doğrultuda, önyüzleri belli ölçülerde geri çekilerek yerleştirilen konutlar.
Terrace houses : Küçük bir alanda yoğun yerleşmeye olanak veren, birbirine benzeyen ya da aynı tasarlara uyularak yapılmış, yapıtasarcılık özellikleri hemen hemen aynı olan, aynı yan duvarı paylaşan, birbiri ardına dizilmiş konutlardan oluşan dizi. Sıraevler.
Terraced house : Sıralı ev. Sıralı evlerden biri (ingiliz ingilizcesi). Sıra sıra olan evlerden herhangi birisi.
Terraces : Seki. Taraça. Tribün (ingiliz ingilizcesi). Balkon (amerikan ingilizcesi). Sıralı evler (ingiliz ingilizcesi). Yüksek düzlük. Teras.
Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.
Terraced : Sekili. Taraçalı. Teraslı.
Terraced roof : Çatısız dam. Teras. Teras çatı.
İngilizce Terracing Türkçe anlamı, Terracing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Terracing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bank : Bankaya para yatırmak. Para sürmek. Sahil. Yokuş. Silindir arası (motor). Kümelenmek. Kıyı. İşlevlerine göre merkez bankası, kalkınma ve yatırım bankası ve ticari banka; sermaye yapısına göre ise kamu bankası, özel banka ve yabancı banka biçiminde sınıflandırılan ve yasa veya izinle kurulabilen finansal aracı kurum. Akarsu yüzü ile yatak yanlarının dokunum çizgisi.
Parcel of land : Arsa. Parsel. Parsel arsa.
Stagings : Etaplama. Gösterim. Sahneye koyma. Yapı iskelesi. Evreleme. Sahneleme. Evrelendirme. Zahmetli. İskele.
Stratification : Toplumsal sınıf düzeni. Katmanlaşma. Kat kat olma. Tabakalarıma. Bir ana kütleyi tabakalara bölme. Tabakalara ayrılma. Tabakalaşma. Tabakalanma.
Dammed : Barajlanmış. Baraj yapmak. [#engel Engellemek]. Barajla çevrilmiş.
Dikes : Siper. Bent. Etrafına set çekmek. Ark. Hendek açmak. Şedde. Suyolu. Kazmak. Kanal.
Bank up : Yığılmak. Yığınlaşmak. Kümeleşmek. Yığmak.
Tract : Saha. Toprak. Alan. Bölge. Broşür. Dini risale. Arazi. Cihaz. Sistem (anatomi terimi). Broşür (dini).
Draw a line : Yapmamak. Çizgi çekmek. Çizgi çizmek. Bir dur demek. Sınır çizmek. İzin vermemek.
Terracing synonyms : piece of ground, piece of land, build a barrier, draw the line, stratifications, damming up, dam, draftsmanship, staging, diking, barricading, parcel, stepping, drawing, dam up, barricade, drafting, dike, diked, land leveling, damming.

Bu kısımda Terracing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Terracing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Terracing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Terracing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.