Terrace türkçesi Terrace nedir

  • Tribün basamağı.
  • Seki.
  • Teraslamak.
  • Tribün (ingiliz ingilizcesi).
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Sıraevlerin bulunduğu sokak.
  • Teras.
  • Set.
  • Sıra evler.
  • Yüksek düzlük.
  • Sekiler yapmak (bir yamaçta).
  • Akarsu koyaklarının iki yamacı üzerinde, göl ve deniz kıyılarında görülen, kimi kez birbiri üzerine belli aralıklarla sıralanmış az eğimli asılı düzlükler.
  • Sıralı evler (ingiliz ingilizcesi).
  • Taraça.
  • Fırdöndü.
  • Set çekmek.
  • Sekilemek (yamacı).
  • Evlerin önüne oturmak için yapılan düz yükselti ve buradaki oturma yeri.
  • Balkon (amerikan ingilizcesi).

Terrace ile ilgili cümleler

English: Terrace farming is widely practiced in the mountainous regions of China.
Turkish: Teras çiftçiliği Çin'in dağlık bölgelerinde yaygın olarak uygulanmaktadır.

Terrace ingilizcede ne demek, Terrace nerede nasıl kullanılır?

Terrace agriculture : Teras tarımı. Ürünlerin dağ yüzeyinin farklı yükseklik seviyelerinde yetiştirildiği tarım metodu.

Terrace house : Eğimli bir yerde, birinin damı üsttekinin taraçası olacak biçimde eğime dik doğrultuda, önyüzleri belli ölçülerde geri çekilerek yerleştirilen konutlar. Taraçalı konutlar.

Terrace houses : Küçük bir alanda yoğun yerleşmeye olanak veren, birbirine benzeyen ya da aynı tasarlara uyularak yapılmış, yapıtasarcılık özellikleri hemen hemen aynı olan, aynı yan duvarı paylaşan, birbiri ardına dizilmiş konutlardan oluşan dizi. Sıraevler.

 

Absorption terrace : Emdirme sekisi.

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

Broad base terrace : Geniş tabanlı teras.

Drainage terrace : Drenaj terası.

Level terrace : Düz teras.

Channel terrace : Kanal terası.

Coastal terrace : Kıyı taraçası. Yığılmalar ya da dalga aşındırmasıyla oluşan kıyı düzlüklerinin, taban düzeyinin alçalması ya da karanın yükselmesiyle bugünkü deniz yüzünün üstünde kalan kesimi. Kıyı sekisi.

İngilizce Terrace Türkçe anlamı, Terrace eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Terrace ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Draw the line : Aşmamak. Karşı çıkmak. Çizgiyi çekmek. Reddetmek. Bir dur demek. Bir sınır koymak. Yapmayı reddetmek. Sınır çizmek. Limit çizmek.

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

Damming up : Bastırmak. Frenlemek. Baraj yapmak. Engellemek.

Bulkheads : Ön bölme sacı. Bölme perdesi. Duvar. Su geçirmez bölme. Bölme. Gemi bölmesi. Ara duvarı. Perde. Bölme duvarı.

Banks : Sahil. Banka. Yokuş. Tuş arası (müzik terimi). Küme. Uçağın bir yana yatması. Yığın. Alabama eyaletinde şehir. Banko.

 

Bank : Yokuş. Küme. Silindir arası (motor). Banko. Parasal işlerini yapmak. Kara sahanlıklarında görülen, alanları ve biçimleriyle ayrımlı, derinlikleri genellikle 5-20 m. arasında değişen, balık bakımından zengin sığlıklara verilen ad. Yığmak. İşlevlerine göre merkez bankası, kalkınma ve yatırım bankası ve ticari banka; sermaye yapısına göre ise kamu bankası, özel banka ve yabancı banka biçiminde sınıflandırılan ve yasa veya izinle kurulabilen finansal aracı kurum. Para yatırmak.

Render : Vermek. Ödemek. Geri vermek. Etmek. İfade etmek. Yorumlamak. Hale getirmek. Sunmak. Eritmek (yağ). Kılmak.

A set of : Bir grup. Bir takım.

Diking : Süslemek. Hendek açmak. Set yaparak korumak. Set çekme. Hendek açma. Toprak setle koruma.

Barricading : Barikat yapmak. Barikat kurmak. Siper. Barikat. Geçiş engeli. Mania. Tabur. Engel. Barikat kurarak savunmak.

Terrace synonyms : terrasse, solar trap, lanais, swivel, lathe dog, agricultural co operative, barrages, barrier, age pyramid, suntrap, agricultural production, adventife cone, supply, ribbon building, build a barrier, dikes, rostrum, terraced roof, aboriginal population, garden, platform, platforms, horse leg markings, abandoned meander, teetotums, berms, dam, barricade, area, dammed, patios, gazeboes, barriers.

Terrace ingilizce tanımı, definition of Terrace

Terrace kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To furnish with a terrace or terraces, as, to terrace a garden, or a building. A raised level space, shelf, or platform of earth, supported on one or more sides by a wall, a bank of tuft, or the like, whether designed for use or pleasure. To form into a terrace or terraces.