Ethicals türkçesi Ethicals nedir

Ethicals ingilizcede ne demek, Ethicals nerede nasıl kullanılır?

Ethical character : Ahlaki karakter.

Ethical code : Ahlaki ilke. Geçerli davranışlar için profesyonel standartlar.

Ethical egoism : Nesnel veya metafiziksel ahlaki değerlerin var olmadığını, bilimsel yasaların ahlaki olgu ve fenomenleri açıklamak için fazlasıyla yeterli olduklarını, ahlaklılığın doğal arzu, istek, ilgi, çıkar veya benzeri davranışsal faktörlere geri götürebileceğini savunan görüş. Etik egoizm.

Ethical : Ahlaki. Reçete ile verilen. Ahlaka uygun. Etiksel. Törel. Ahlaklı. Ahlaksal. Aktöresel. Etik.

Ethicalities : Törellik. Seciyeye ait olma. Ahlaka ait olma. Ahlaki standart. Ahlaki ilkelere uygunluk.

Work ethic : Görev ahlakı. İş etiği. Çok çalışmanın bir erdem olduğu ve bunun karakter inşa etmeye hizmet edeceği inancı. Meslek ahlakı. İş ahlakı. Çalışma ahlakı.

Ethicality : Ahlaki ilkelere uygunluk. Ahlaka ait olma. Törellik. Ahlaki standart. Seciyeye ait olma.

Nonethically : Ahlaksız bir şekilde. Etik olmayan bir şekilde. Ahlaki olmayan bir şekilde.

Unethically : Ahlaksız bir şekilde. Ahlaki olmayan bir şekilde. Terbiyesiz bir şekilde. Ahlaka aykırı bir şekilde.

Ethicalness : Törellik. Ahlaki olma. Etik olma. Etik değerlere bağlı kalma özelliği. Ahlaka uygunluk.

 

İngilizce Ethicals Türkçe anlamı, Ethicals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ethicals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Morality : Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Törel değerlerin bireyde içkinleşmiş iç yaptırımı. Töreci oyun. Ortaçağda, hıristiyan öğretisinin ahlak anlayışını aşılamakta kullanılan bir oyun biçimi. sonradan burjuva ahlak değerlerinin temeli üzerine kurulan ve soyut nitelikleri (iyilik, kötülük, açgözlülük, oburluk, kin, onur, vb.) kişiler olarak sahneye çıkaran oyun. Hulk. Özgücü. Moralite. Ahlak. Aktöre.

Ethic : Reçete ile verilen. Ahlak jüyesi. Ahlak. Ahlak sistemi.

Incorrupt : Namuslu. Tertemiz. Onurlu. İffetli. Ahlaken bozulmamış. Saf. Mükemmel. Bozulması imkansız. Katışıksız. Masum.

Right : Haklı. Sağda. Düzgün. Doğru. Doğrudan doğruya. Yolunda. Sağ. Sağdan. Tam olarak. Doğrulmak.

Incorrupted : Şerefli. Ahlaken bozulmamış. Namuslu. İffetli. Katışıksız. Onurlu. Masum. Saf. Tertemiz.

Conventional : Toplumun ya da toplumsal kümenin gelenek ve göreneklerine uyan. toplumdaki ya da kümedeki yaygın tutum ve davranış ölçülerine eleştirisiz bir uyarlığı anlatan (tutum ve davranış), bk. uymacılık. gerçekte öyle olmamasına karşın öyle sayılan. Bilinen. Uzlaşımsal. Atomik olmayan. Basmakalıp. Konvensiyonel. Geleneksel. Konvansiyonel. İtibari. Alışılagelmiş.

Ethics : Ahlak kuralları. Ahlak ilke ve sorunlarını inceleyen, insan davranışlarını "doğruluk-yanlışlık" ve "iyilik-kötülük" gibi değer yargıları bakımından çözümleyen bilim dalı. Ahlakbilim. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ahlak. Aktöre. Töre bilim. Törebilim. Yarar, iyi, kötü vb. ile ilgili sorunları inceleyen, töresel bir davranış yasası geliştiren, neyin uğrunda savaşmaya çabalamaya değer olup, hangi davranışın iyi olduğu, neyin yaşama anlam kazandırdığı gibi soruları kendine konu edinen inceleme dalı. törenin özünü, ortaya çıkışını ve gelişimini, töresel ölçüleri ve bunların tarihsel özelliğini belirleyen yasaları inceleyen kuramsal çalışma, bk. aktöre toplumbilimi.

 

Moral : Cesurluk, inançlılık ve kişisel bütünlük gibi niteliklerin kazandırdığı ruhsal güç. 2-göz korkutucu tehlikeler karşısında kümece geliştirilen birliktelik duygusu. Kıssadan hisse. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Manevi. Değer. Prensip sahibi. Tinsel. Düstur.

Ethical : Reçete ile verilen.

Ethicals zıt anlamlı kelimeler, Ethicals kelime anlamı

Wrong : Kötü. Haksız. Yanlış yol. Suç. Kanuna aykırı fiil. Günah. Kötülük. Yanlış. Gadretmek. Kötülük etmek.

Unethical : Etik dışı. Ahlaksız. Terbiyesiz. Ahlaki olmayan. Etik olmayan. Ahlak dışı.