Defter nedir, Defter ne demek
Defter; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Genellikle hafif bir kapak içerisinde, yazı yazmak için bir araya tutturulmuş kâğıt yaprakları

- Vergi, gelir ve nüfus bilgilerinin kayıtlarının tutulduğu resmî belge.
"Defter" ile ilgili cümleler
- "Nikâh memurunun masasında, biraz sonra imzalayacakları defter vardı." - S. Derviş
Defter hakkında bilgiler
Defter, üzerinde yazı veya çizim yapılması amacıyla boş kâğıtların birleştirilmesiyle meydana getirilen bir nesnedir. 1920 yılında kâğıtları birleştirip, kartondan kapak ekleyen J.A. Birchall tarafından icat edilmiştir. Pek çok insan günlük hayatta defter kullanır fakat genel olarak defter kelimesi, bu nesneyi çeşitli derslerde not almak amacıyla kullanan öğrencileri çağrıştırır.
Çizerler ve ressamlar büyük boş alana sahip defterler kullanırlar. Gazeteciler ve muhabirler ise genel olarak ufak boylu defterleri tercih ederler.
Defter ile ilgili Cümleler
- Defter masanın üzerinde.
- Çalınan onun defteriydi.
- Defter senin değil, onundur.
- Bu spiralli defterler çok ucuz.
- Defterimi geri getir lütfen!
- Ben çocukken, sadece zengin ailelerin çocuklarının spiralli defterleri vardı.
- Deftere adını yazdı.
- Bu ne defteri?
- Ali çekmeceyi tekrar açtı ve bir not defteri çıkardı.
- Defter masanın üstünde.
- Kendime birkaç tane spiralli defter aldım.
- Her ders için ayrı defterim var.
- "Defterim nerede?" "Sandalyenin üstünde."
- Defterim pembe.
Defter kısaca anlamı, tanımı:
Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen.
Kapak : Kitap, defter vb.nin en üstüne geçirilen kılıf. Zıvanada iki dış yan parça. Biçilen ağaç kütüklerinin iki yanından çıkan, düzgün olmayan tahta. Her türlü kabın üstünü örtmeye veya bir deliği kapamaya yarayan nesne. Dolap, sandık vb.ni örtmeye yarayan parça.
Defter açmak : Para yardımı veya gönüllü toplamaya girişmek. hesap açmak, banka cüzdanı vermek. bir şeye yeniden başlamak.
Defter tutmak : İşlem veya hesapları düzenli olarak bir deftere geçirmek.
Defterden silmek : Birinin adını anmaz olmak, dost saymaz olmak.
Defteri dürülmek : Görevine son verilerek bir yerden uzaklaştırılmak. öldürülmek. ölmek.
Defteri kapamak : Söz konusu işi artık yapmaz olmak. bir şeyle ilgiyi kesmek.
Defterinde olmamak : Sahip bulunmamak, tabiatında bulunmamak.
Defterinde yazmamak : Kitabında yer almamak.
Defterini dürmek : İşine son vermek, işten çıkarmak. öldürmek. başarısını kıskanarak yükselmesine engel olmak.
Defter emini : Bir ilin tapu işlerine bakan en üst düzeydeki görevli.
Defterhane : Osmanlı Devleti sınırlarındaki bütün toprak kayıtlarını içine alan ana defterlerin bulunduğu ve bunlara özgü işlerin görüldüğü daire.
Defterihakani : Osmanlı Devleti'nde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü.
Defterikebir : Büyük defter.
Adi defter : Bir işletmenin veya ticarethanenin yaptığı işlemlerinin, muhasebe kayıtlarının geçirildiği ticari defter.
Ana defter : Büyük defter.
Büyük defter : Ticari kuruluşların aylık bilanço hesaplarını gösteren defter, ana defter, defterikebir.
Günlük defter : Bir işletmenin yaptığı işleri günü gününe geçirdiği defter, yevmiye defteri.
Zımbalı defter : Kolay koparılabilsin diye yapraklarının dibi zımbalanmış olan defter.
Adres defteri : Adreslerin kaydedildiği defter, adres rehberi.
Akıl defteri : Hatırlanıp yapılması gereken şeylerin yazıldığı küçük defter, not defteri, ajanda.
Bakkal defteri : Karışık, düzensiz yazılarla dolu defter.
Banka defteri : Banka cüzdanı.
Cep defteri : Cebe sığabilecek büyüklükteki defter.
Hatıra defteri : Anılık.
İşletme defteri : Yalnız gelir ve giderlerin yazıldığı defter.
Karalama defteri : Karalamaların yapıldığı defter, müsvedde defteri.
Kasa defteri : İşletmelerde günlük alışveriş hareketlerinin kaydedildiği defter.
Kayıt defteri : Kayıt yapılmış olan defter.
Kopya defteri : Mektup kopyalarının çıkarıldığı ince yapraklı defter.
Mevduat defteri : Banka cüzdanı.
Müsvedde defteri : Karalama defteri.
Şiir defteri : Yazılmış veya derlenmiş şiirlerin içinde bulunduğu defter.
Yevmiye defteri : Günlük defter.
Defterci : Defter yapan veya satan kimse.
Deftercilik : Deftercinin yaptığı iş.
Defterdar : Osmanlılarda maliye işlerinin en yüksek yetkilisi veya illerde maliye işleriyle uğraşan görevli. Bir ilin para işlerini yöneten en üst düzeydeki görevli.
Defterdarlık : Defterdarın çalıştığı yapı. Defterdar olma durumu. Defterdarın makamı. Defterdarın görevi.
Eski defterleri kapatmak : Eski olayları yeniden ele almamak.
Eski defterleri yoklamak : Bir yarar umarak veya başka bir amaçla eski olayları yeniden ele almak.
Hafif : Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Gücü az olan, belli belirsiz. Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Önemli olmayan. Güç veya yorucu olmayan, kolay. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Etkisi az olan, sert karşıtı. Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.
Yazmak : Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek yaklaşma bildiren birleşik fiiller oluşturur. Söz ve düşünceyi özel işaret veya harflerle anlatmak. Yaymak, sermek. Açmak. Yazar olarak görev yapmak. Gelinin yüzünü süslemek. Yazı ile anlatmak, yazıya dökmek. Bir göreve almak. Sayaç vb. sayılarla niceliği belirtmek. Bir bilim veya edebiyat eseri oluşturmak. İnsanın geleceğini belirlemek. Yazı ile bildirmek, haber vermek. Kaydetmek.
Yaprak : Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Börek, baklava vb. şeylerde yufka.
Vergi : Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.
Nüfus : Kişi. Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı, popülasyon. Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü.
Bilgi : İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Bilim. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.
Kayıt : Pencere çerçevesi. Şart. Resmî belge. Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme. Sesi veya görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi. Araç, eşya. Yiyecek. Bir yere mal ederek deftere geçirme. Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin veya kopyasının bir yerde yazılı bulunması. Önem verme.
Çizim : Çizme işi. Bir şeklin belli bir kurala göre cetvel ve pergel yardımıyla çizilmesi işi. Çizilerek oluşturulmuş biçim.
Defter değeri : İşletme varlıklarının muhasebe defterlerine göre hesaplanan değeri.
Defter etmek : Deftere yazmak, defter tutmak
Defter katalog : Kitapların bir deftere ayrıntısız, abecesel düzende yazılmasıyle oluşan katalog, bk. katalog.
Defterdar kapısı : Osmanlı devleti Maliye bakanlığı.
Defterder : Defterdar
Defteremini : Defterhanede yazım defterlerinin korunması, bakımı ve kullanılışı işlerine bakan kalemin başkanı.
Defteri kapamak : söz konusu işi artık yapmaz olmak; bir şeyle ilgiyi kesmek. İlgili cümle: "Saçmalama, ben o defteri kapatalı bir yılı geçti." A. Kulin.
Defterli avcılar : Saray adına avlanmaları karşılığı kimi vergilerden bağışık tutulan avcılar.
Diğer dillerde Defter anlamı nedir?
İngilizce'de Defter ne demek? : [deft] adj. adept, skillful; dexterous, agile, nimble
n. notebook, register, book, registry
Fransızca'da Defter : cahier [le]; (ticari) livre [le]
Almanca'da Defter : n. Heft
Rusça'da Defter : n. тетрадь (F), книга (F), книжка (F), журнал (M), реестр (M), альбом (M), дневник (M)

Bu kısımda Defter nedir? Defter ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Defter tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Defter hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.