Docked türkçesi Docked nedir

  • Uzayda başka gemiye kenetlemek.
  • Kuyruğunu kısaltmak.
  • Doka çekmek.
  • Kesmek.
  • Takılı.
  • Uzayda kenetlenmek.
  • Rıhtıma yanaşmak.
  • Azaltmak.
  • Kısaltmak.

Docked ingilizcede ne demek, Docked nerede nasıl kullanılır?

Undocked : Takılmamış. Yerleştirilmemiş. (özellikle bir tekne veya uzay mekiği ile alakalı) limandan ayrılmak.

Docker : Rıhtım işçisi. Havuz işçisi. Liman işçisi. Liman çalışanı. Rıhtım çalışanı. Dok işçisi. Tersane işçisi. Gemi yükleme işçisi.

Dockers : Liman işçisi. Tersane işçisi. Liman işçileri.

Docket : Özet olarak deftere geçirmek. Karar defteri. Fiş. Yaftalamak. Bekleyen davalar listesine kaydetmek. Etiketlemek. Gündem. Özetlemek. Etiket. Gümrük makbuzu.

Docketed : Etiketlemek. Özetlemek. Gündem. Etiket. Adres etiketi. Bekleyen davalar listesine kaydetmek. Özet olarak deftere geçirmek. Listeye kaydetmek. İş listesi. Fiş.

Dock strike : Rıhtım işçilerinin grevi.

Dock charges : Rıhtım resmi.

Dock master : Liman yetkilisi. Havuz kaptanı. Bir limanın yetkili görevlisi.

Dock receipt : Varan. Liman makbuzu. Rıhtım alındı belgesi. Rıhtım makbuzu. Yük teslim belgesi.

Dock shed : Rıhtım hangarı.

İngilizce Docked Türkçe anlamı, Docked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Docked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Docks : İskele. Rıhtım.

Blow the whistle on : Herkese duyurmak. Sona erdirmek. İhbar etmek. İtiraz etmek. Ele vermek. İlan etmek. Durdurmak. Islıklamak.

Alleviate : Azalma. Hafifleme. Hafifletme. Bastırmak. Dindirmek. Kısmen gidermek. Yatışma. Hafifletmek. Azalmak. Hafiflemek.

Cancels : Kaldırmak. Damgalamak (pul). Boşa çıkarmak. İptal etmek. Geçersiz kılmak. Sadeleştirmek. Etkisiz hale getirmek. Nötrleştirmek. Feshetmek.

Capsulize : Özetlemek. Yoğunlaştırmak. Kapsül içine kapatmak. Kapsül içine koymak. Kapsüllemek. Bir kapsüle koymak (ayrıca capsulise). Kapsül içine almak.

Locker room : Sporcuların elbiselerini bıraktığı dolaplı oda. Soyunma odası. Dolaplı sporcu odası. Soyunma giyinme odası.

Dock : Çeşitli şeylerin korunup saklandığı kapalı yer. Dok. Rıhtım. Doka girmek. Ücretini kesmek.

Affixed : Eklenmiş. Ekli.

Abridge : Mahrum etmek. Tenkis etmek. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Özetlemek. Kısmak.

Berth : Yatacak yer bulmak. Görev. Yatak yer vermek. Yatak. Rıhtıma bağlamak. Açıklık. Palamarla bağlamak. Demir yeri. Gemici ranzası.

Docked synonyms : pocket flap, patch pocket, slash pocket, glory hole, storage locker, compresses, cloggier, belt up, amputates, block, hip pocket, lazaretto, alleviated, cloggy, abridges, abated, clip, vest pocket, abating, assuages, abates, abbreviate, cabinet, amputate, allays, berthed, amputating, allay, berths, pouch, appendant, latched, boil down.

Docked zıt anlamlı kelimeler, Docked kelime anlamı

Docile : Söz dinleyen. Uslu. Uysal. Yumuşak başlı. Koyun gibi. Halim selim. Söz dinler.

Plain : Ova. Sadelik. Süssüz. Açıklık. Düzlük. (sürekli) şikayet etmek. Sade. Yalın bir dille. Düz. Yalın.