Commandments türkçesi Commandments nedir
Commandments ile ilgili cümleler
English: Don't you remember the Ten Commandments?
Turkish: On Emir'i hatırlamıyor musun?
English: Moses came down from the mountain bearing divine commandments.
Turkish: Musa ilahi emirleri taşıyan dağdan indi.
Commandments ingilizcede ne demek, Commandments nerede nasıl kullanılır?
Keeping the commandments : Emirlere uymak. İncil'e ait emirlere itaat etmek.
Kept the commandments : Emirlere itaat etti. Dini mitsvaya itaat etti. Dini kurallara uydu.
Ten commandments : Onbuyruk. On emir. On buyruk. Tanrının, musa peygambere gönderdiği söylenen ve yahudilerce uyulması gereken on buyruğa verilen ad.
The ten commandments : Hz musa'ya allah tarafından verilen on emir. On emir.
Negative commandment : Yapılmaması için verilen emir. Olumsuz emir.
Commandment : On emirden biri. On emir'den biri. İcra emri. Emir. Allah'ın emri. Suç işlemeye teşvik etme. Suç işlemeye tahrik etme. Buyruk.
İngilizce Commandments Türkçe anlamı, Commandments eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Commandments ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Teaching : Öğreti. Belli bir amaca göre gereken şeyleri öğretme işi. bir eğitim kurumunda bir küme öğrenciye belli dal ya da konularda bilgi verme. öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme eylemi. Ders. Öğretme. Tedris. Öğretim. Talim. Öğretmenlik. Telkin. İlke.
Biddings : Teklif. Teklif verme. Buyurulan şey. Buyurma. Emretme. Fiyat verme.
Imperative : Emir belirten. Tahakküm. Zorunlu. Mecburi. Kaçınılmazlık. Tasarlanan, yapılması istenen işi emir veya dilek biçiminde ifade eden, zaman ve şahıs kavramının aynı ekle verildiği tasarlama kipi. bugün, tt.nde bu kip daha çok ve şahıslarda kullanılır. şahıslarda emir ve istek kipleri iç içe girmiştir; eki -(y)ayım -(y)alımdır. teklik şahısta emir doğrudan fiil kök veya gövdesinin söylenmesiyle oluşturulur. çokluk şahıs için -ın/-un, -ınız/-unuz, teklik şahıs için -sın/-sun, çokluk şahıs için -sınlar/-sunlar ekleri kullanılır: gel-eyim, otur-alım; gel, gelin (geliniz); gelsin, gelsinler gibi. kendi kendime gidip şu işi yapayım dedim. kalk gidelim artık. gel bakayım, ne oldu parmağına? (m.ş. esendal, ev ona yakıştı, s. 122). asla örtülü şeylere meyletme (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 99). ey güneş! siyah peçeli hatunun ay, sarı saçlı çocukların yıldızlarla başımızın üstünde dolaş ve bize doğru yolu göster! (a.h. müftüoğlu. çoğlayanlar, s. 16). pencereleri açın! kapıları açın! hava girsin! (a.h. müftüoğlu, göst. e. s. 129). delikanlı, nafile yere gözlerin arkada kalmasın! (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 98). şimdiye kadar yapılanları unutsunlar (göst. e.) aldanma ki sen bir susamış ruh, o bir aç; || sen bir susamış ruh, o bütün ten ve biraz saç; || ummana çıkar burda bugün beklediğin yol, || at kalbini girdaba, açıl engine, ruh ol (y.k. beyatlı, deniz, kendi gök kubbemiz, s. 128). || «ver allahım ver! ver ki şenelsin dünya. çayır çimen, kurt kuş da allah diye çağırıyor. ver! sellice ver!» (y. kemal, ortadirek, s. 386). vb. Buyrultu. Buyurucu.
Imper : Emir kipindeki fiil (gramer). Zorunluluk. Komuta. Bir emir veya talep durumunda kullanılan biçim (gramer). İmperative (gereklilik). Emir kipi. Gereklilik.
Becks : Komuta. Baş işareti. Beckon (baş işareti yapmak) kelimesinin kısaltılmış biçimi. Baş ile yapılan işaret.
Command : Emir vermek. Komut. Komuta etmek. Hüküm sürmek. Buyurmak. Yönetmek. Cimnastikte, alıştırmaları yaptırmak için verilen kısa emirler. Kumanda. Bilgisayar, jimnastik alanlarında kullanılır.
Golden rule : Diğerlerine sana davranılmasını istediğin şekilde davran. Herkese iyilik etme kuralı. Altın kural. Eski ve yeni ahit'te yer alan hadislere dayanan buyruk. Biyolojik faiz oranı varsayımı altında, uzun dönemde kişi başına tüketimin ençoğa çıkarılabilmesi için, dengeli büyümenin gerektirdiği tasarruf ve yatırım düzeyi. hükümetlerin yalnızca yatırım harcamalarını finanse etmek için borçlanması gerektiği görüşü.
Doctrine : Doktrin. Akide. Öğreti. İlke. Değer yargılı ilke ve kurallarla örülü düşünce dizgesi. Düstur. Mezhep. Nazariyat. Prensip.
Philosophy : Doğanın ve toplumun varoluşunun, insanın düşünme ve bilme sürecinin yasalarını, başta aktöre, sanat, siyasa olmak üzere kılgılı etkinliklerin oluşumlarını araştıran bilim. Hikmet. Felsefe. Evrenin oluşumu, ilk ve son nedenleri, aşkın düzenlilikleri araştıran bilgi dalı. Yaşam felsefesi. Sakinlik. Düşünbilim. Kalenderlik. Kendi halindelik. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.
Commandments synonyms : mitsvah, philosophical system, amir, amirs, decision, ameers, commandment, fiats, bidding, mitzvah, captive, appointment, ameer, school of thought, behest, commanding, bid, edicts, enjoinder, edict, enjoinders, behests, enactments, ism, fiat, dictation, precept.

Bu kısımda Commandments kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Commandments ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Commandments anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Commandments ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.