Brief but to the point türkçesi Brief but to the point nedir
- Kısa ve özlü.
Brief but to the point ingilizcede ne demek, Brief but to the point nerede nasıl kullanılır?
Brief : Özetlemek. Talimat. Özet. Bilgilendirmek. Gerekli bilgiyi vermek. Don. Kısa ve öz. Talimat bilgi. Avukat. Ç.külot.
But : Ama. İtiraz. Meğerse. Oysa. Da. Fakat. Yalnızca. Hiç olmazsa. Ki. Ancak.
To : Arasında. E doğru. -e göre. -e kadar. Göre. E. Kadar. İle. Oranla. Kala.
The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.
Point : Nokta. Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim. Uç vermek. Sivriltmek. Bitirmek. Puan. Ferma yapmak (av köpeği). Uç. Göstermek. Punto.
Speak to the point : Konuya bağlı kalmak.
Stick to the point : Konuya odaklan. Konuya sadık kalmak. Konudan sapmamak. Konuya odaklanmak. Konudan ayrılmamak.
Come straight to the point : Direk olarak alttaki çizgiye inme. Dikkatini işe verme. Meselenin kalbine gitme.
Came straight to the point : Meselenin kalbine gitme. Dikkatini işe verme. Direk olarak alttaki çizgiye inme.
Get to the point : Sadede gelin. Can alıcı noktaya gelmek. Dolandırmadan konuya girmek. Uzun hikayeyi kısaltmak. Doğrudan konuya girmek. Ana noktaya gelmek. Lafı dolandırmamak. Sadede gel. İşin sonuna varmak. Sadede gelmek.
İngilizce Brief but to the point Türkçe anlamı, Brief but to the point eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Brief but to the point ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sententious : Anlamlı sözlerle dolu. Vecizelerle konuşan. Tumturaklı. Özdeyişli sözlerle dolu. Manalı. Özlü. Tumturaklı (söz veya yazı veya konuşma). Özdeyişlerle konuşan. Öğüt verir gibi konuşan.
Gnomical : Özdeyişli. Vecize kabilinden. Özdeyişlerle ilgili veya özdeyişler içeren.
Pithiest : Güçlü. Tesirli. Kuvvetli. İçerikli. Kısa ve öz. Etkileyici. Özlü. Az ve öz.
Pithy : Etkileyici. Anlamlı. Güçlü. Özlü. Tesirli. İçerikli. Kısa ve öz. Kuvvetli. Az ve öz.
Tightest : Sarhoş. En sıkı. Zor. Başabaş. Eli sıkı. Gergin. Sızdırmaz. Sıkı. Kasılmış.
Tight : Başabaş. Sızmaz. Sarhoş. Dar. Sık (saflar). Kasılmış. Sıkı. Gergin. Sarhan. Sıkışmış.
Pithier : Güçlü. Kuvvetli. Özlü. Az ve öz. Etkileyici. Tesirli. İçerikli. Kısa ve öz.
Tighter : Sıkı. Dar. Eli sıkı. Sarhoş. Cimri. Kritik. Kasılmış. Zor. Gergin.

Bu kısımda Brief but to the point kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Brief but to the point ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Brief but to the point anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Brief but to the point ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.