Özlü nedir, Özlü ne demek

Özlü; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Özlü" ile ilgili cümleler

  • "Ben o kadar bedbaht, doğru özlü bir kadınım ki beni sonra anlayacaksınız." - A. Gündüz
  • "Gönlüm dolu İstanbul'un en özlü sesiyle." - Y. K. Beyatlı
  • "Özlü anlatım."
  • "Köprüye kadar kendi dünyaları içinde ne tatlı, ne özlü konuşurlardı." - Y. Z. Ortaç

Edebi terim anlamı:

Az kelime ile çok şey anlatan (ÖZLÜLÜK, İcaz, Concision).

Özlü isminin anlamı, Özlü ne demek:

Erkek ismi olarak; Özü, benliği olan. İçten, gerçek. Kız ismi olarak; Özü, benliği olan. İçten, gerçek.

Bilimsel terim anlamı:

Az sözcükle çok şey anlatan (söz).

Osmanlıca Özlü ne demek? Özlü Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

muciz, mucez

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Giresun ili, Tirebolu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Trabzon kenti, Arsin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. İçel ili, Mut ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Çankırı ili, Orta ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Antalya ilinde, Aksu bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Ordu şehri, Gölköy ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Şanlıurfa kenti, Yardımcı bucağına bağlı bir yer. Erzincan ilinde, Kuruçay bucağına bağlı bir yer.

 

Özlü tanımı, anlamı:

Özlü çamur : Yapışkan çamur.

Özlü un : Hamuru yapışkan olan un.

Bal özlü : Bal özü bulunduran.

Özlük : Kişi, zat. Bir şeyin durumu, mahiyet.

Özlük hakkı : Genel memur statüsü içinde kişinin, kanunların öngördüğü biçim ve koşullarla kazandığı her türlü hakkı.

Özlük işleri : Bir kuruluşta görevlilerin atanmaları, yükselmeleri ve emeklilikleri vb. kişisel işlemlerin bütünü. Bu işleri yürüten bölüm, zat işleri.

Bölüm : Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Çağ, devir. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım.

Düşünce : İlke, yönetici sav. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması. Tasa, kaygı, sıkıntı.

Gereksiz : Boş yere. Gereği olmayan, yararsız, lüzumsuz.

Kullanma : Kullanmak işi, istimal.

Kıvamlı : Gereken kıvamı bulmuş olan.

Benli : Ben (I) bulunan.

Nitelik : Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet.

 

Söz : Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti.

Yapışkan : Gitmek bilmeyen. Yapışma özelliği olan. Yapıştırıcı.

Verimli : Çok yazan, velut. Kendisinden beklenen sonucu veren, semereli. Verimi iyi ve bol olan, bitek, randımanlı, mahsuldar, mümbit, müsmir, verimkâr.

Kısa : Az süren, uzun olmayan. Ayrıntısı çok olmayan. Kısaca, kısaltarak. Kısa olan şey. Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Anlamlı : Gizli bir anlamı olan, düşündürücü, manidar. İçeriği olan. Anlamı olan, manalı.

Bir : Sayıların ilki. Sadece. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Beraber. Bir kez. Ancak, yalnız. Eş, aynı, bir boyda. Aynı, benzer. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayı kadar olan.

Özlü toprak : Killi toprak. Gübreli, sulak, bakımlı toprak.

Özlüce : Ankara ilinde, Çubuk ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Bursa ilinde, Büyükorhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Bursa şehrinde, İnegöl ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Denizli ilinde, Kale ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Elâzığ ilinde, Çan bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum şehri, İspir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel ili, Yenice nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Karaman şehrinde, Kazancı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu şehri, İnebolu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kayseri ilinde, Gezi bucağına bağlı bir yer. Mardin kenti, Mazıdağı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Muğla ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Nevşehir ili, Derinkuyu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa ili, Suruç ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Tokat ili, Reşadiye ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Van ilinde, Kırkgeçit nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Yozgat ili, Osmanpaşa bucağına bağlı bir yer.

Özlüer : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Gerçek yiğit.

Özlük denklemi : Uzayda bir eğrinin yarıçapını ve burulmasını yay uzunluğuna bağımlı olarak veren denklemlerden biri.

Özlükent : Ordu şehri, Kabadüz ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Özlülük : Özlü olma durumu. Az sözcükle çok ve derin bir kavramı anlatma sanatı, bk. özlü.

Özlüpelit : Siirt ilinde, Bağgöze nahiyesine bağlı bir yer.

Özlütürk : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Gerçek Türk.

Özlü ile ilgili Cümleler

  • Hepimiz seni özlüyoruz.
  • Yazı özlüyorum!
  • Burayı özlüyorum.
  • Tom, Mary hakkındaki her şeyi özlüyor.
  • Ali kızını özlüyor.
  • Gülümsemeni özlüyorum.
  • Özlü olmaya çalış.
  • O günleri özlüyorum.

Diğer dillerde Özlü anlamı nedir?

İngilizce'de Özlü ne demek? : adj. pithy, concise, terse, substantial, sappy, juicy, pulpy, meaty, brief, capsule, compact, laconic, lapidary, loamy, lush, racy, sententious, starchy, succinct, succulent, summary

Fransızca'da Özlü : concis/e, moelleux/euse, laconique, lapidaire, précis/e, sommaire, succinct/e

Almanca'da Özlü : adj. gedrängt, glatt, prägnant, pulpös, saftig, sämig

Rusça'da Özlü : adj. изобилующий, насыщенный, качественный