Concise türkçesi Concise nedir
Concise ile ilgili cümleler
English: I need a concise explanation.
Turkish: Kısa ve öz bir açıklamaya ihtiyacım var.
English: Try to be concise.
Turkish: Özlü olmaya çalış.
English: I'll be brief and concise.
Turkish: Kısa ve özlü olacağım.
Concise ingilizcede ne demek, Concise nerede nasıl kullanılır?
Concise dictionary : El sözlüğü.
Concisely : Kısa ve öz bir şekilde. Az ve öz. Kısaca. Özlü bir biçimde.
Conciseness : Samimiyet. Özlülük. Kısalık.
Concision : Kısa ve kapsamlı olma niteliği. Özetleme. Özlülük.
Concierge : Odabaşı. Odacı. Otellerde kişilere bilgi veren ve misafirlerin ihtiyaçlarını dinleyen kimse. Kapıcı.
Conciliating : Uzlaştırmak. Dostluğunu kazanmak. Yatıştırmak. Barıştırmak. Gönlünü almak.
Conciliar : Konsey ile ilgili.
Conciliated : Barıştırmak. Gönlünü almak. Gönlünü yapmak. Uzlaştırmak. Dostluğunu kazanmak. Yatıştırmak. Kazanmak.
Concile : Konsil.
Concierges : Odacı. Kapıcı. Odabaşı. Otellerde kişilere bilgi veren ve misafirlerin ihtiyaçlarını dinleyen kimse.
İngilizce Concise Türkçe anlamı, Concise eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Concise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fleshy : Balıketi. Toplu. Balık eti. Kilolu. Etli. Tombul. Et gibi. Besili. Şişman.
Forty winks : Güzellik uykusu. Kısa uyku. Kısa süren uyku. Kestirme şekerleme. Hafif ve kısa uyku. Şekerleme. Gün içinde yapılan kısa şekerleme.
Prolixness : Laf kalabalığı.
Sententious : Anlamlı sözlerle dolu. Vecizelerle konuşan. Manalı. Tumturaklı. Kısa ve özlü. Özdeyişlerle konuşan. Özdeyişli sözlerle dolu. Tumturaklı (söz veya yazı veya konuşma). Öğüt verir gibi konuşan.
Short cut : Kese. Belirli bir yere varmak için daha kısa yol. Kısa yol. Zaman kazanma metodu. Kısa kesme. Kısa kesim. Kestirme yol.
Curtly : Açık açık. Ters bir şekilde. Terslikle. Kısa ve öz bir şekilde.
Concisely : Kısa ve öz bir şekilde. Özlü bir biçimde.
In short : Kısacası. Sözün kısası. Uzun lafın kısası. Özetlersek. Velhasıl kelam. Yani. Açıkçası. Velhasıl. Hulasa. Özetleyecek olursak.
Guessing : Varsayımda bulunmak. Sezmek. İçine doğmak. Tahmin etmek. Tahminde bulunmak. Zannetmek.
In brief : Sözün özü. Velhasıl. Hulasa. Özetle. Özetleyecek olursak. Özet olarak. Uzun sözün kısası. Kısacası. Kısaca özetlemek gerekirse.
Concise synonyms : long windedness, short and sweet, briefer, doze, wordiness, epigrammatical, tersest, laconic, elliptical, in short course, gnomic, forecast, kip, brief, inkling, evanescently, curt, bruskest, taciturn, elliptic, compressed, compendiously, telegraphic, in conclusion, brusker, summary, fourty winks, capsule, bruskly, juiciest, in a word, briefly, cored.
Concise zıt anlamlı kelimeler, Concise kelime anlamı
Voluble : Konuşkan. Uzun uzadıya konuşan. Akıcı. Sarmaşık. Akıcı konuşan. Dilli. Cerbezeli. Hararetle konuşan. Çenebaz. Geveze.
Prolix : Uzun. Bitmek bilmeyen. Sıkıcı. Yorucu. Sözü çok uzatan. Sonu gelmeyen. Ayrıntılı.
Concise ingilizce tanımı, definition of Concise
Concise kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Expressing much in a few words. Used of style in writing or speaking. Condensed. Brief and compacted.

Bu kısımda Concise kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Concise ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Concise anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Concise ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.