Short cut türkçesi Short cut nedir

  • Kestirme yol.
  • Kese.
  • Kısa yol.
  • Belirli bir yere varmak için daha kısa yol.
  • Kısa kesim.
  • Zaman kazanma metodu.
  • Kestirme.
  • Kısa kesme.

Short cut ile ilgili cümleler

English: Let's take a short cut.
Turkish: Kestirmeden gidelim.

English: They studied the map to find a short cut.
Turkish: Kestirme bir yol bulmak için haritayı incelediler.

English: He took a short cut.
Turkish: O, kestirmeden gitti.

Short cut ingilizcede ne demek, Short cut nerede nasıl kullanılır?

Short : Kısa okunuşlu ünlü. Kısa. Az. Noksanlık. Kısa devre yaptırmak. Kısa metrajlı film. Kısa hece. Eksiklik. Kasa açığı.

Cut : Kesik. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. İndirimli. Pay. Yontmak. Bilgisayar, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hadım etmek. Sulandırmak. Kamçılamak. Kesmek.

Take a short cut : Kestirmeden gitmek. Keseden gitmek.

Short and sweet : Kısa. Kısa ve öz. Yakın menzilli. Çok yakın geçen. Özlü. Az ve öz. Kısa ve yerinde. İşaret koyan. İşaret vuran. Veciz.

Short bill : Kısa vadeli senet. Kısa vadeli poliçe. Kısa fatura. Çok kısa vadeli poliçe. Kısa vadeli kambiyo senedi. Kısa geçerlilik süresi olan fatura.

Short billed gull : Küçük martı. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, martıgiller (laridae) familyasından, 45 cm kadar uzunlukta, sırtı açık kül rengi, gagası sarı, yeşil, ayakları yeşil kül rengi, kuzey amerika, avrupa, asya ve karadeniz kıyılarında yaşayan bir tür.

 

İngilizce Short cut Türkçe anlamı, Short cut eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Short cut ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dozes : Pineklemek (argo terim). Uyuklama. Kestirmek (argo terim). Pineklemek. Kestirmek. Şekerleme yapmak. Imızganmak. Şekerleme. Hafif uyku. Uyuklamak.

Caecum : Yalnız bir ucu açık oyuk yer. Kör kese. Çekum. Kalın bağırsağın başlangıcı. Körbağırsak. Kör bağırsak. Sindirim kanalının veya diğer içi boş herhangi bir organın ucu kapalı çıkıntısı; insanda ince ve kalın bağırsak arasındaki çıkıntı. çekum.

Pocketbook : Cüzdan. Cep defteri. El çantası. Sapsız bayan çantası. Cep kitabı. Not defteri.

Cyst : Torba. Yağ cebi. Kapsül. Bir hücrelilerin ya da çok hücreli küçük hayvanların uygun olmayan şartlar altında ya da çoğalma sırasında çevrelerine saldıkları ve kendilerini korumaya yarayan dayanıklı kapsül. Kese. içinde sıvı veya yarı katı materyal bulunduran kese biçiminde oluşum. kimi parazitlerin yaşam döngüleri içerisinde, koruyucu bir duvarla sarılı olarak kaldıkları bir evre. Kist. Safrakesesi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Guessing : Varsayımda bulunmak. Tahmin etmek. Zannetmek. Sezmek. İçine doğmak. Tahminde bulunmak.

Discounts : İndirim. İskonto. Azaltma.

Catnap : (uyku) kestirmek. Şekerleme. Tavşan uykusu. Şekerleme yapmak. Kısa hafif uyku.

 

Curtailments : Azaltma. Kısaltma. Kısıntı. İndirme. Kısma. Kesme.

Heuristics : İncelemeci metotlar araştırmaları ve uygulamaları. Bulucu yöntemler. Keşifsel yöntemler. Bulgulayıcı işlem. Nedenleme işlemleri. İncelemeci yöntemler. Bulgusal yöntemler. Sezgiler. Buluşsal yöntemler.

Concise : Veciz. Kısa. Özlü. Az ve öz. Muhtasar. Mücmel. Muhtasaran. Kısaca.

Short cut synonyms : pouching, bath glove, doze, dozed, curtailment, shortcuts, cecum, inkling, marsupium, forty winks, bodement, bursa, money bag, pocket, bladders, pouch, inklings, purse, bursas, fourty winks, discount, shortcut, cutoffs, beelines, kip, pouches, bye pass, side cut, catnaps, nap, cutoff, bladder, beeline.