Voluble türkçesi Voluble nedir

Voluble ingilizcede ne demek, Voluble nerede nasıl kullanılır?

Volubly : Bir eksen üzerinde kolayca dönen bir şekilde. Bir eksende kolayca dönerek. Konuşkan bir şekilde. Akıcı bir şekilde. Akıcı olarak. Akıcı.

Volubility : Çalçene. Gevezelik. Çabuk konuşma. Dillilik. Akıcılık. Konuşkanlık.

Volume : Alım. Ses kuvveti. Ses şiddeti. Sayı. Bir nesnenin uzayda tuttuğu üç-boyutlu yer. en, boy, yükseklik denilen üç-boyutun çarpımı. Ses yükseltme. Cilt. Bir nesnenin kapsadığı üç boyutlu uzay parçası. Hacim. Tutar.

Volume attributes : Oylum özellikleri.

Volume bitmap : Oylum ikil izdüşümü. Birim bit eşlemi.

Volume control for synth : Brleş için ses denetimi.

Volume control for sb wave : Sb dalgası için ses denetimi.

Volume control for pc speaker : Pc hoparlörü için ses denetimi.

Volume control for line in : Gelen hat için ses denetimi.

Volume control for microphone : Mikrofon için ses denetimi.

İngilizce Voluble Türkçe anlamı, Voluble eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Voluble ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chatty : Konuşma biçiminde. Lafazan. Goygoycu. Lakırdıcı. Sohbet tarzında. Çenesi düşük. Ağzı laf yapan. Söz ebesi.

 

Big talker : Çok konuşan. Çok konuşmayı seven kimse.

Glib : Çevik. Dilbaz. Yarım yamalak. Akıcılık. Dil döken. Üstünkörü. Düşünmeden konuşan.

Gabbier : Boşboğaz.

Smoothest : Hoş. Sakin. Pürüzsüz. Mükemmel. Sinekkaydı. En yumuşak. Kolay. Şık. Tatlı.

Blatherskites : Saçmalık. Boşboğaz. Saçma sapan konuşan kimse.

Winders : Döner basamak. Saat anahtarı. Çıkrık. Kurgu. Çıkrıkçı. Saat kurgusu. Sarılan bitki. Sarıcı. Zemberek.

Mellifluous : Tatlı (konusma veya ses veya müzik vb). Tatlı. Yumuşak. Yumuşak (ses). Akıcı (konusma veya ses veya müzik vb). Bal gibi tatlı. Yumuşak (konusma veya ses veya müzik vb). Bal gibi.

Forthcoming : Geliş. Sağlanmış. İleriki. Arkadaşça. Açık sözlü. Gelecekte olacak. Gelecek. Dost. Yakında çıkacak. Candan.

Blabbed : Açığa vurmak. Çenesi düşük. Boşboğaz. Ağzından kaçırmak. Gevezelik etmek. Sır vermek. Boşboğazlılık. İspiyonlamak. Boşboğazlık etmek.

Voluble synonyms : ballshitter, blabbing, chatterboxes, fluid, chattiest, conversational, roisterers, blabbermouth, blabs, ivy, smooth, speakings, babbler, bigmouthed, hedera, torrential, runnier, convincing, liana, glibber, diffluent, liquid, communicatory, chatterbox, long winded, blabbermouthed, winder, garrulous, fluent, vine, facile, creeper, flowing.

Voluble zıt anlamlı kelimeler, Voluble kelime anlamı

Uncommunicative : Çekingen. Az konuşan. Ketum. Ağzı sıkı. Konuşkan olmayan. Az konuşur.

Taciturn : Dilsiz. Çok az konuşan. Süküti. Sakin. Sessiz. Az konuşan. Suskun.

Concise : Kısa. Muhtasaran. Veciz. Özlü. Kestirme. Kısaca. Mücmel. Az ve öz. Muhtasar.

Voluble ingilizce tanımı, definition of Voluble

Voluble kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, voluble particles of matter. Easily set in motion. Rotating. Apt to roll. Easily rolling or turning.